Çorum'un Nabzı
--° -- --/--°
Yerel KÖŞE YAZISI 31.07.2026 16:10 186 okunma

90'lık Ana Yüreği Yanıyor: Miras Kavgası Oğluna Döndü, Evine İcra Geldi! 'Bu Yaştan Sonra Nereye Gideyim?'

Bir evladın vicdanı sorgulanırken, 90 yaşındaki bir anne miras anlaşmazlığı yüzünden icra tehdidiyle karşı karşıya. Evini kaybetme tehlikesiyle yüzleşen yaşlı kadın, 'Bu yaştan sonra nereye gideyim?' diyerek feryat etti.

90'lık Ana Yüreği Yanıyor: Miras Kavgası Oğluna Döndü, Evine İcra Geldi! 'Bu Yaştan Sonra Nereye Gideyim?'

Hayatın baharını geride bırakıp bilge bir yaşlılığa adım atmış 90 yaşındaki bir anne, en beklenmedik yerden, kendi evladından gelen bir darbeyle karşı karşıya. Yıllarını, emeğini, tüm bir ömrü adadığı yuvası, miras anlaşmazlığı yüzünden icra tehdidi altına girdi. Bu acı tablo, vicdanları derinden sarsarken, yaşlı kadının feryadı yürekleri dağlıyor.

Evlat Sevgisinin Yeri Miras Anlaşmazlığına Bıraktığı İbretlik Olay

Kendi elleriyle kurduğu, nice anıların biriktiği, ömrünün son demlerini huzurla geçirmeyi umduğu evi, ne yazık ki bir miras kavgası yüzünden elinden alınma tehlikesiyle yüzleşti. Oğluyla yaşadığı anlaşmazlıklar mahkemeye taşınan 90 yaşındaki anneye, köyüne gelen icra görevlileri tarafından evini 10 gün içinde boşaltması gerektiği tebliğ edildi. Bu beklenmedik ve acımasız gelişme karşısında dili tutulan yaşlı kadın, çaresizliğini ve derin üzüntüsünü dile getirirken, 'Bu yaştan sonra nereye gideyim?' sorusu, toplumsal bir yara haline geldi.

İcra Tehdidi ve Yaşlı Kadının Çaresizliği: Toplumsal Bir Vicdan Muhasebesi

Anne ile oğlu arasındaki miras meselesinin böylesine trajik bir boyuta ulaşması, sadece hukuki bir sürecin değil, aynı zamanda derin bir insani ve ahlaki sorgulamanın da kapılarını aralıyor. Toplum olarak, en savunmasız anlarımızda yanımızda olmasını beklediğimiz aile bağlarının bu denli yıpranması, hepimizi derinden düşündürmeli. Mahkemelerin bu tür aile içi anlaşmazlıklarda, özellikle de yaşlı ve kimsesiz bireyler söz konusu olduğunda, daha hassas ve çözüm odaklı bir yaklaşım sergilemesi gerektiği bir kez daha ortaya çıkıyor. Yaşlı kadının durumu, yasal süreçlerin yanı sıra, aile içi iletişimin ve sevginin önemi üzerine de dikkat çekiyor.

Yasal Süreç ve Muhtemel Gelişmeler: Umut Işığı Var mı?

İcra tebligatı, yaşlı kadının önünde kısa bir süre bıraktı. Ancak, bu tür durumlarda hukukun da hassasiyet gösterdiği biliniyor. Kadının avukatı aracılığıyla yapabileceği itirazlar, yasal süreci yeniden şekillendirebilir. Belki de arabuluculuk veya aile mahkemelerinin devreye girmesi ile daha insani bir çözüm bulunabilir. Komşularının ve köy halkının bu duruma sessiz kalmayacağı ve yaşlı kadına destek olacağı bekleniyor. Bu zorlu süreçte, toplumun ve ilgili kurumların, yaşlı bireylerin temel haklarını ve insani koşullarını koruma konusundaki sorumluluğu bir kez daha gündeme geliyor. Umulur ki, bu acı tablo, adaletin ve şefkatin bir arada tecelli edeceği bir çözüme ulaşır.

Bu üzücü olay, nesiller arası ilişkilerin karmaşıklığını, mirasın getirdiği sorumlulukları ve yaşlılara karşı toplumsal yükümlülüklerimizi bir kez daha gözler önüne seriyor. Kadının 'Bu yaştan sonra nereye gideyim?' sorusu, sadece onun değil, belki de benzer durumda olan birçok yaşlı insanın vicdanından yükselen bir çığlık. Yetkililerin ve ailenin yakınlarının bu duruma acil ve duyarlı bir çözüm bulması bekleniyor.

Kemal Demir

Kemal Demir

Gündem & Siyaset Yazarı

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu haber için henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

Yorumlar moderasyonun ardından otomatik olarak yayınlanır.
Yerel 30.10.2026 02:40 130 okunma

Laçin'de Araç Kül Oldu: Kıvılcım Mı, Kundaklama Mı? Gizem Perdesi Aralanıyor!

Çorum'un Laçin ilçesinde park halindeki bir otomobil alevlere teslim olarak kullanılamaz hale geldi. Olayın çıkış nedeni ve olası kundaklama ihtimali üzerine araştırmalar sürüyor.

Laçin'de Araç Kül Oldu: Kıvılcım Mı, Kundaklama Mı? Gizem Perdesi Aralanıyor!

Çorum'un Laçin ilçesinde dün akşam saatlerinde meydana gelen ve yürekleri ağza getiren olayda, park halindeki bir otomobilin kısa sürede alevler içinde kalması, bölge halkını hem şaşırttı hem de endişelendirdi. Yangının çıkış nedeni henüz netlik kazanmazken, ilk belirlemelere göre aracın tamamen kullanılamaz hale geldiği bildirildi. Olay yerine itfaiye ekipleri ve jandarma sevk edildi. Ekiplerin hızla müdahalesiyle yangın kontrol altına alınsa da, alevlerin şiddeti nedeniyle otomobil küle döndü.

Yerel 30.10.2026 02:10 212 okunma

Cumhuriyet Bayramı’nda Çorum’u Aydınlatan Görkemli Sürpriz: Ahlatcı Ailesi’nden Tarihi Vefa!

Ahlatcı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ahlatcı ve ailesi, ulusal günlere verdiği önemi Cumhuriyet Bayramı’nda da gösterdi. Çorumgaz binasına yansıtılan dev Türk Bayrağı, büyük beğeni topladı.

Cumhuriyet Bayramı’nda Çorum’u Aydınlatan Görkemli Sürpriz: Ahlatcı Ailesi’nden Tarihi Vefa!

Cumhuriyetimizin 103. yılını kutladığımız bu özel günde, Ahlatcı Ailesi'nin vatan sevgisi ve milli değerlere bağlılığı bir kez daha gözler önüne serildi. Ahlatcı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ahlatcı, her fırsatta dile getirdiği vatan ve millet sevgisini, bu kez de görkemli bir görsel şölenle taçlandırdı. Gelenekselleşen milli bayram kutlamalarına verdiği azami önemle bilinen Ahlatcı Ailesi, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 103. yıldönümünde de bu duyarlılığını sürdürdü.

Milli Coşkuya Dev Bir Dokunuş: Çorumgaz Binası Ay Yıldıza Büründü

Çorum’un kalbinde yer alan Gazi Caddesi’ndeki Çorumgaz binası, Cumhuriyet Bayramı coşkusunu yansıtmak amacıyla muhteşem bir görsel şölene ev sahipliği yaptı. Binanın dış cephesine yansıtılan devasa Türk Bayrağı, geceyi aydınlatarak hemşehrilerine unutulmaz anlar yaşattı. Bu anlamlı jest, sadece bir bayrak gösterisi olmanın ötesinde, vatan toprağına duyulan derin saygının ve minnetin bir nişanesi olarak kabul gördü. Ahlatcı Ailesi’nin bu tür organizasyonlara verdiği önem, toplumun her kesiminden takdirle karşılanıyor ve milli birlik ruhunu pekiştiriyor.

Ahlatcı Ailesi’nin Köklü Geleneği: Vatan Sevgisi Nesilden Nesile Aktarılıyor

Ahlatcı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ahlatcı’nın başlattığı ve ailesiyle birlikte sürdürdüğü bu duyarlılık, toplumda örnek bir davranış olarak öne çıkıyor. Özellikle Cumhuriyet bayramları ve diğer tüm ulusal günlerde gösterilen hassasiyet, milli kimliğin korunması ve gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşıyor. Ailenin bu geleneği, sadece kutlama yapmakla kalmayıp, aynı zamanda bu özel günlerin anlam ve önemini de vurgulayan anlamlı eylemlere dönüştürmesi takdire şayan. Bu tür etkinlikler, toplumsal birlikteliği güçlendirmenin yanı sıra, ülkenin değerlerine sahip çıkma bilincini de artırıyor.

Geleceğe Miras: Cumhuriyet’in Işığında Yeni Adımlar

Cumhuriyetimizin 103. yılını bu denli anlamlı bir şekilde kutlayan Ahlatcı Ailesi, geleceğe yönelik umut dolu mesajlar da veriyor. Vatanına ve milletine olan bağlılıklarını her fırsatta gösteren aile, bu tür organizasyonlarla toplumsal dayanışmayı ve milli şuuru canlı tutmayı hedefliyor. Ahlatcı Holding’in bu yaklaşımı, diğer kurum ve kuruluşlara da örnek teşkil ederek, ulusal değerlerimizin daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlıyor. Ahmet Ahlatcı’nın vizyoner liderliği ve ailesinin desteğiyle, bu anlamlı geleneklerin gelecek yıllarda da artarak devam edeceğine şüphe yok.

Ahlatcı Ailesi’nin bu jesti, Çorum halkı tarafından büyük bir memnuniyetle karşılanırken, sosyal medyada da yoğun ilgi gördü. Vatandaşlar, bu anlamlı kutlama için Ahlatcı Ailesi’ne teşekkürlerini iletmekten geri durmadı. Bayrağımızın Çorum semalarında dalgalanması, birlik ve beraberlik duygularını daha da pekiştirdi.

Yerel 30.10.2026 00:40 224 okunma

ATATÜRK'ÜN 'EN BÜYÜK ESERİ' KİMLERİNKİ OLACAK? TEMAD'DAN CUMHURİYET MİRASI İÇİN ÇARPICI MESAJ!

Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği (TEMAD) Çorum İl Başkanlığı, Cumhuriyet'in 100. yılında birlik ve beraberlik vurgusu yaparak, 'kimsesizlerin kimsesi' olma vasfını bir kez daha hatırlattı.

ATATÜRK'ÜN 'EN BÜYÜK ESERİ' KİMLERİNKİ OLACAK? TEMAD'DAN CUMHURİYET MİRASI İÇİN ÇARPICI MESAJ!

Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 100. yılına yaklaşırken, ulusal değerlere sahip çıkma bilinci her zamankinden daha fazla önem kazanıyor. Bu özel dönemde, Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği (TEMAD) Çorum İl Başkanlığı, anlamlı bir mesajla kamuoyunun dikkatini bir kez daha milli değerlere çekti. Dernek, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 'en büyük eseri' olarak tanımladığı Cumhuriyet'in, toplumsal vicdanın ve dayanışmanın simgesi olduğunu vurguladı. Bu anlamlı mesaj, hem geçmişe saygıyı hem de geleceğe yönelik sorumluluğu güçlü bir şekilde ifade ediyor.

Cumhuriyet: Korumamız Altında Bir Miras

TEMAD Çorum İl Başkanı Umur Bahar tarafından yapılan açıklamada, Cumhuriyet Bayramı'nın coşkusu ve anlamı derinden hissettirildi. Bahar, mesajında, “Cumhuriyetimizi ilelebet yaşatma ve yüceltme azmimizi sürdürüyoruz” diyerek, derneğin bu kutsal mirası gelecek nesillere aktarma konusundaki kararlılığını dile getirdi. Bu ifade, sadece sembolik bir kutlamanın ötesinde, Cumhuriyetin temel ilkelerine ve değerlerine sahip çıkma konusunda aktif bir duruş sergilediklerini ortaya koyuyor. Atatürk'ün kurduğu ve emanet ettiği bu büyük sistemin, onun vizyonuna uygun bir şekilde korunması ve geliştirilmesi gerektiği mesajı, metnin ana eksenini oluşturuyor.

Atatürk'ün Emaneti: Toplumsal Vicdanın Aynası

Açıklamanın en dikkat çekici noktalarından biri, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Cumhuriyet için kullandığı “En Büyük Eserim” ifadesine yapılan atıftı. TEMAD, bu güçlü vurguyla, Cumhuriyetin sadece bir yönetim biçimi olmadığını, aynı zamanda milletin birlik ve beraberliğini sağlayan, toplumsal dayanışmayı ve adaleti tesis eden bir müessese olduğunu hatırlattı. Bahar, “Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesi olma teminatıdır” diyerek, devletin sosyal devlet olma sorumluluğunu ve dezavantajlı grupları koruma, kollama görevini vurguladı. Bu ilke, Cumhuriyetin felsefesinin kalbinde yer alırken, TEMAD'ın da bu temel değere ne kadar önem verdiğini gösteriyor. Bu yaklaşım, Türkiye'nin toplumsal dokusunu oluşturan farklı kesimler arasındaki bağları güçlendirme potansiyeli taşıyor.

Geleceğe Yönelik Mesajlar ve Birlik Vurgusu

TEMAD'ın Cumhuriyet Bayramı mesajı, sadece geçmişe bir saygı duruşu olmanın ötesinde, geleceğe yönelik umut ve kararlılık mesajları da içeriyor. Dernek Başkanı Bahar, Cumhuriyetin kazanımlarının korunması ve daha da ileriye taşınması için tüm vatandaşların birlik ve beraberlik içinde hareket etmesi gerektiğini ima etti. Milli bayramların, birlik ve beraberliği pekiştirmek, ortak değerler etrafında kenetlenmek için önemli fırsatlar sunduğuna dikkat çekildi. Bu tür toplu mesajlar, toplumsal hafızanın canlı tutulması ve milli kimliğin güçlendirilmesi açısından büyük önem taşıyor. TEMAD'ın bu duyarlı davranışı, sivil toplum kuruluşlarının toplumsal değerlere sahip çıkmadaki rolünü de bir kez daha gözler önüne serdi.

Cumhuriyetin 100. Yılı ve Yarının Türkiyesi

Önümüzdeki yıllarda Cumhuriyetimizin 100. yaşını kutlayacak olmamız, bu mesajın önemini daha da artırıyor. TEMAD'ın sözleri, bu önemli dönüm noktasına girerken, Cumhuriyetin temel değerlerine ne kadar sahip çıkıldığı sorusunu akıllara getiriyor. Atatürk'ün ilke ve inkılaplarının ışığında, daha aydınlık, daha güçlü bir Türkiye inşa etme hedefi, bu tür mesajlarla yeniden can buluyor. Umur Bahar ve TEMAD Çorum İl Başkanlığı'nın bu duyarlı açıklaması, Türkiye'nin geleceğine dair umutları yeşertirken, milli değerlere bağlılığın ve toplumsal dayanışmanın önemini de vurguluyor.

Yerel 30.10.2026 00:10 209 okunma

Pancar Üreticisi İsyan Etti: 'Kazanmıyorum' Diyen Çiftçi Yalan Söylüyor, Kar Marjım Dudak Uçuklatıyor!

Çorumlu bir pancar üreticisi, 'zarardayız' diyen meslektaşlarına ateş püskürdü. Sosyal medyada paylaştığı görüntülerle dönüm başı elde ettiği karı açıklayan Ertuğrul, 'Kazanmıyorum diyenler yalan söylüyor' diyerek tartışma başlattı.

Pancar Üreticisi İsyan Etti: 'Kazanmıyorum' Diyen Çiftçi Yalan Söylüyor, Kar Marjım Dudak Uçuklatıyor!

Çorum'un bereketli topraklarında çiftçilik yapan 58 yaşındaki Mustafa Ertuğrul, sektördeki genel bir algıya meydan okuyan iddialarıyla dikkatleri üzerine çekti. Şeker pancarı üreticilerinin zor durumda olduğu ve zarar ettiği yönündeki söylemlere sert tepki gösteren Ertuğrul, bu durumu sosyal medya üzerinden paylaştığı görüntülerle kamuoyuna duyurdu. Ertuğrul'un, pancar ekiminden elde edilen gerçek kar marjına dair ortaya koyduğu rakamlar, sektörde beklenmedik bir tartışma başlattı.

'Ben Kazanmıyorum' Diyenlere Sert Yanıt: Gerçek Rakamlar Ortada!

Mustafa Ertuğrul, sosyal medya hesabından yayınladığı açıklamasında, 'Zarardayız, geçinemiyoruz' diyen çiftçilerin iddialarını kesin bir dille reddetti. Kendi üretim tecrübesinden yola çıkarak pancar ekiminin oldukça karlı bir iş olduğunu savunan Ertuğrul, 'Bazı çiftçi arkadaşlarımız 'ben kazanmıyorum' diyorlar. Bu tamamen yalan. Dönüm başı bize kalan net kar, 10 bin lira ile 25 bin lira arasında değişiyor. Kimse kusura bakmasın ama bu rakamlar ortadayken zarar etmek mümkün değil.' ifadelerini kullandı. Bu çıkışıyla Ertuğrul, yıllardır süregelen bir algıyı yıkarak, çiftçilerin ekonomik durumu hakkında farklı bir bakış açısı sundu.

Pancar Üretiminin Karlılığı Mercek Altında: Çiftçiler Ne Diyor?

Ertuğrul'un bu çıkışının ardından, pancar üretimiyle ilgilenen diğer çiftçilerin de benzer düşüncelere sahip olup olmadığı merak konusu oldu. Uzmanlar, bu tür açıklamaların sektördeki maliyet analizlerini ve verimlilik çalışmalarını daha şeffaf bir zemine taşıyabileceğini belirtiyor. Birim alandan elde edilen gelirin, girdi maliyetlerinin (gübre, tohum, ilaç, işçilik, mazot vb.) ne kadar üzerinde olduğu sorusu, Ertuğrul'un vurguladığı gibi, çiftçinin elinde kalan net karı doğrudan etkiliyor. Sektör temsilcileri, Mustafa Ertuğrul gibi üreticilerin deneyimlerini paylaşmasının, hem diğer çiftçilere yol göstereceğini hem de kamuoyunun doğru bilgilendirilmesine katkı sağlayacağını ifade ediyor. Bu durum, tarım politikalarının belirlenmesinde de dikkate alınması gereken önemli bir veri olarak öne çıkıyor.

Maliyetler ve Fiyatlandırma: Karlılığın Sırrı Ne?

Pancar üretiminin karlılığı, pek çok faktöre bağlı olarak değişkenlik gösterebiliyor. Toprak yapısı, iklim koşulları, kullanılan tohumun kalitesi, modern tarım tekniklerinin uygulanıp uygulanmadığı ve devlet destekleri gibi unsurlar, birim alandan elde edilen verimi ve dolayısıyla karı doğrudan etkiliyor. Mustafa Ertuğrul'un belirttiği yüksek kar marjı, muhtemelen verimli arazilerde, etkin maliyet yönetimiyle ve belki de devletin sağladığı ek teşviklerle elde ediliyor olabilir. Bu noktada, 'Ben kazanmıyorum' diyen çiftçilerin yaşadığı zorlukların kaynağının, sadece pancar ekiminin kendisi mi, yoksa daha derinlemesine yapısal sorunlar mı olduğu sorusu da gündeme geliyor. Tarım ekonomistleri, bu tür farklılıkların analiz edilerek, çiftçilere daha doğru yol haritaları çizilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Geleceğe Yönelik Beklentiler ve Sektörün Durumu

Mustafa Ertuğrul'un cesur çıkışı, şeker pancarı sektörünün geleceği hakkında da önemli ipuçları taşıyor. Eğer iddia edildiği gibi pancar üretimi gerçekten de yüksek kar potansiyeli barındırıyorsa, bu durum daha fazla üreticinin sektöre yönelmesine teşvik edebilir. Ancak bu potansiyelin realize edilebilmesi için, maliyetlerin düşürülmesi, verimliliğin artırılması ve piyasa koşullarının çiftçi lehine düzenlenmesi kritik önem taşıyor. Ertuğrul'un sözleri, sektördeki diğer paydaşlar için de bir milat olabilir. Bu tartışmaların, daha şeffaf bir üretim süreci ve daha adil bir fiyatlandırma mekanizmasının oluşmasına zemin hazırlaması bekleniyor. Çorum'da yankı bulan bu sözler, şüphesiz ki tüm Türkiye'deki tarım camiasında da yankı bulacaktır.