Çorum'un Nabzı
--° -- --/--°
Ekonomi 19.05.2026 03:53 1 okunma

Antalya'da 40 çeşit tropikal meyve üretiliyor

Bereketli toprakları ve uygun iklim koşuluyla 12 ay boyunca tarımın yapıldığı kentte, ürün çeşitliliği her geçen gün artıyor. Türkiye'de sebze ve me...

Antalya'da 40 çeşit tropikal meyve üretiliyor

Bereketli toprakları ve uygun iklim koşuluyla 12 ay boyunca tarımın yapıldığı kentte, ürün çeşitliliği her geçen gün artıyor.

Türkiye'de sebze ve meyve yetiştiriciliğinde lider konumdaki kent, domates, biber, salatalık, patlıcan, nar, portakal gibi ürünlerin yanı sıra tropikal meyve üretiminde de önemli rol oynuyor. Özellikle Alanya, Gazipaşa, Manavgat, Serik ilçeleri başta olmak üzere kentin kıyı kesimlerinde mangodan ananasa, papayadan kamkata, ejder meyvesinden passifloraya kadar çok sayıda tropikal meyve yetiştiriliyor.

Antalya Tarım ve Orman İl Müdürü Şakir Fırat Erkal, Antalya'nın verimli topraklarında yetiştirilen ürünlerin hem ülke geneline hem de yurt dışına gönderildiğini söyledi.

Birçok üründe en fazla üretimin Antalya'da yapıldığını dile getiren Erkal, kentin tropikal meyvede de öncü konumunda olduğunu belirtti. Muzun yüzde 50'si Antalya'da Türkiye genelinde üretilen muzun yüzde 50'sinin Antalya'da yetiştirildiğinin ve gıda arz güvenliğini dikkate alarak kontrollü bir şekilde üretim yapıldığının altını çizen Erkal, üretim miktarının da talebe göre arttığını kaydetti.

Erkal, üretimin hem artmasının hem de çeşitlenmesinin ithalatı da önlediğine dikkati çekerek, "Dışarıya döviz gitmiyor, bilakis içeride ürettiğimiz ürünleri yurt dışına ihraç ederek döviz girdisi sağlıyoruz." diye konuştu. En fazla muz ve avokado üretiliyor Manavgat ilçesinde tropikal meyve üreten bir firmanın yönetim kurulu başkanı Şevki Öncel de 400 dekarı örtü altı olmak üzere 700 dekarda muz, avokado, mango, ananas, papaya, carambola, passiflora, guava gibi 40 çeşit tropik meyve yetiştirdiklerini söyledi.

En fazla muz ve avokado üretimi yaptıklarını dile getiren Öncel, Türkiye'de ve dünyada en fazla muzun tüketildiğini, arkasından da avokadonun geldiğini belirtti.

Avokadonun gıda sektörünün dışında sağlık, kozmetik alanlarında da geniş bir şekilde kullanıldığını aktaran Öncel, muzda 12 ay boyunca hasat yapabildiklerini, avokado, mango ve diğer ürünlerde cinslere göre değişik zamanlarda hasat yaptıklarını bildirdi.

Tropikal ürünlere ilginin her geçen yıl arttığına işaret eden Öncel, "Yurt içinde talep oldukça fazla, her geçen yıl yüzde 15-20 oranında tüketim artışı var." ifadesini kullandı.

Üretici olarak önceliklerinin ithalatı önleyerek, ülke ihtiyacını karşılamak olduğunu belirten Öncel, şunları kaydetti:

"Tropikal meyveler ithal, yurt dışından lojistik ve maddi imkanlarla ülkemize getirilen ürünler. Bu bölge de tropikal bir iklime sahip, meyvelerin ihtiyaçlarını öğrendikten sonra burada rahatlıkla üretebileceğimizi düşündük ve başladık. Ülkemizin iş insanları olarak birinci önceliğimiz ülkemizin ihtiyacını ülkemizde görmek, sonra da daha fazla üretip dünyaya bunu iyi yapanlarla rekabet edebilmek, bu yolda ilerliyoruz."

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu haber için henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

Yorumlar moderasyonun ardından otomatik olarak yayınlanır.
Ekonomi 11.06.2026 07:40 95 okunma

Türkiye'nin Devleri Şam'a Çıkarma Yaptı! Buildex 2026'da Büyük Buluşma

Suriye'nin başkenti Şam'da kapılarını aralayan Buildex 2026 Fuarı, Türkiye'den 100'den fazla dev firmanın katılımıyla dikkat çekiyor. Yapı ve altyapı sektörünün geleceği bu fuarda şekilleniyor.

Türkiye'nin Devleri Şam'a Çıkarma Yaptı! Buildex 2026'da Büyük Buluşma

Suriye'nin ekonomik kalbi Şam, dev bir organizasyona ev sahipliği yapıyor. Bu yıl 24'üncüsü düzenlenen Uluslararası Yapı, Altyapı ve Güvenlik Sistemleri Fuarı (Buildex 2026), sektörünün nabzını tutmak üzere kapılarını araladı. Fuar, sadece Suriye değil, bölge ekonomisi için de kritik bir öneme sahip. Özellikle Türkiye'nin öncü firmalarının yoğun ilgisi, dikkatlerden kaçmadı.

Türk Firmalarının Damgası: Bölge Pazarında Yeni Hedefler

Buildex 2026, bu yıl 700'den fazla şirketi ve 1400'ü aşkın markayı bir araya getirerek görkemli bir buluşmaya sahne oluyor. Bu dev katılımcılar arasında, Türkiye'den 100'den fazla seçkin firmanın bulunması dikkat çekici bir detay. Türk müteahhitlik ve yapı malzemeleri sektörünün globaldeki gücünü bir kez daha gözler önüne seren bu katılım, bölge ülkeleriyle ticari ilişkilerin güçlendirilmesi açısından önemli bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Türk firmaları, fuarda en son teknoloji ürünlerini, yenilikçi çözümlerini ve geniş ürün yelpazelerini sergileyerek potansiyel iş ortaklarıyla buluşuyor. Bu durum, Türkiye'nin ihracat potansiyelini artırırken, aynı zamanda Suriye'nin yeniden yapılanma sürecine de katkıda bulunma potansiyeli taşıyor.

Yeniden Yapılanma Sürecinde Stratejik Bir Rol

Suriye'nin yaşadığı zorlu süreçlerin ardından, ülkenin yeniden imar ve kalkınma hamleleri hız kazanmış durumda. Buildex 2026 gibi uluslararası fuarlar, bu sürecin en önemli dinamiklerinden birini oluşturuyor. Yapı, altyapı ve güvenlik sistemleri alanındaki en yeni trendlerin ve teknolojilerin sergilendiği fuar, hem yerel hem de uluslararası yatırımcılar için bir cazibe merkezi haline geldi. Türk firmalarının bu denli güçlü bir temsiliyetle fuarda yer alması, Türkiye'nin Suriye pazarına duyduğu ilgi ve bu ülkenin yeniden yapılanmasındaki rol alma isteğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Güvenlik sistemleri, inşaat teknolojileri ve altyapı yatırımları gibi kritik alanlarda sergilenen ürünler, bölgenin geleceğine ışık tutuyor.

Sektör Profesyonelleri Buluştu: Geleceğin Projeleri Şekilleniyor

Buildex 2026, sadece firmaların ürünlerini sergilediği bir platform olmanın ötesinde, sektör profesyonellerinin, yatırımcıların ve karar alıcıların bir araya geldiği stratejik bir buluşma noktası. Fuar süresince düzenlenecek seminerler, paneller ve iş görüşmeleri, sektördeki güncel sorunlara çözüm arayışlarını ve geleceğe yönelik vizyonların paylaşılmasını amaçlıyor. Türkiye'den katılan firmaların temsilcileri, fuar alanında yoğun bir ilgiyle karşılanırken, potansiyel iş birlikleri için önemli temaslarda bulunuyorlar. Bu temaslar, sadece ticari anlaşmalarla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda bilgi ve tecrübe paylaşımını da kapsıyor. Özellikle yenilikçi inşaat teknikleri ve sürdürülebilirlik odaklı çözümler, fuarın öne çıkan başlıklarından oldu. Bölgenin mevcut altyapı ihtiyaçları ve gelecekteki projeleri göz önüne alındığında, Buildex 2026'nın önemi bir kat daha artıyor.

Ortadoğu Pazarı İçin Kilit Bir Fuar

Şam'da düzenlenen Buildex Fuarı, Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesindeki inşaat ve altyapı sektörleri için kritik bir vitrin olma özelliğini taşıyor. Türkiye'nin bu fuardaki güçlü varlığı, hem Türk firmalarının bölgedeki pazar payını artırmasına olanak tanıyor hem de Türkiye'nin bölgesel bir ticaret ve yatırım merkezi olarak konumunu pekiştiriyor. Fuar boyunca gerçekleştirilecek ikili görüşmeler ve ticari anlaşmalar, önümüzdeki dönemde bölgedeki ekonomik hareketliliğe önemli katkılar sağlaması bekleniyor. Katılımcı firmalar, fuarın kendilerine sunduğu bu geniş platform sayesinde yeni pazarlara açılma ve mevcut pazarlardaki konumlarını güçlendirme fırsatı buluyor.

Ekonomi 11.06.2026 03:40 292 okunma

Resmi Gazete'den Kritik Duyurular: Yüksek Maaşlı Memur Alımı ve Yeni Vergi Düzenlemeleri Kapıda Mı?

11 Haziran 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan kararlar, vatandaşların merakla beklediği yeni düzenlemeleri gündeme getirdi. Özellikle maaş ve vergi alanlarındaki olası değişiklikler dikkat çekiyor.

Resmi Gazete'den Kritik Duyurular: Yüksek Maaşlı Memur Alımı ve Yeni Vergi Düzenlemeleri Kapıda Mı?

Türkiye Cumhuriyeti Resmi Gazete, her gün olduğu gibi bugün de (11 Haziran 2026) yeni kararlar, yönetmelikler ve tebliğlerle dolu bir yayınla okuyucularının karşısına çıktı. Yayımlanan her bir belge, ülkenin dört bir yanındaki milyonlarca vatandaşı, işletmeyi ve kamu görevlisini yakından ilgilendiren önemli değişikliklerin habercisi niteliğinde. Bu hafta Resmi Gazete'de yer alanlar ise özellikle kamu sektörü istihdamı ve vergi politikalarındaki olası güncellemelerle ilgili yoğun bir beklenti yarattı.

Ekonomi 10.06.2026 23:40 110 okunma

Yapay Zeka Artık Alışveriş Sepetine Koşuyor: OpenAI ve Visa'dan Devrim Yaratan İş Birliğiyle Dijital Dünyada Yeni Dönem!

OpenAI ve Visa, yapay zeka destekli alışveriş ve ödeme sistemlerini hayata geçirmek için güçlerini birleştirdi. Kullanıcı onayıyla gerçekleşecek bu devrim, dijital ticaretin geleceğini şekillendirecek.

Yapay Zeka Artık Alışveriş Sepetine Koşuyor: OpenAI ve Visa'dan Devrim Yaratan İş Birliğiyle Dijital Dünyada Yeni Dönem!

Teknoloji dünyasının iki dev ismi, OpenAI ve Visa, yapay zekanın finansal teknolojilerdeki potansiyelini açığa çıkaracak yenilikçi bir iş birliğine imza attı. Bu stratejik ortaklık, yapay zeka sistemlerinin artık sadece bilgi işlemekle kalmayıp, kullanıcıların dijital dünyadaki alışveriş ve ödeme süreçlerini de yönetebilmesinin önünü açıyor. Bu çığır açan gelişme, yapay zeka destekli ticaret ve ödeme çözümlerinin yaygınlaşması için kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Yapay Zekanın Alışveriş Deneyimine Dokunuşu

Yeni entegrasyon sayesinde, kullanıcıların açık izniyle, gelişmiş yapay zeka modelleri artık çevrimiçi platformlarda ürün aramaktan sepet oluşturmaya ve ödeme yapmaya kadar tüm süreci otomatikleştirebilecek. Bu, özellikle zamanı kısıtlı olanlar veya dijital alışveriş süreçlerinde daha akıcı bir deneyim arayanlar için büyük kolaylık sağlayacak. Yapay zekanın, kullanıcı tercihlerini analiz ederek kişiselleştirilmiş öneriler sunması ve hatta uygun fiyatlı seçenekleri otomatik olarak bulup satın alma işlemini tamamlaması mümkün hale gelecek. Bu durum, e-ticaret sektöründe yeni nesil bir müşteri deneyimi yaratma potansiyeli taşıyor.

Güvenlik ve Kullanıcı Kontrolü Ön Planda

OpenAI ve Visa, bu yeni teknolojinin geliştirilmesinde güvenlik ve kullanıcı kontrolünü en üst düzeyde tutmayı hedefliyor. Yapay zeka sistemlerinin ödeme işlemleri gerçekleştirebilmesi için kullanıcıların açık ve bilinçli onayının alınması şart koşuluyor. Bu, finansal bilgilerin gizliliğini ve güvenliğini sağlamak adına atılmış önemli bir adım. Ayrıca, kullanıcılar, yapay zekanın hangi işlemleri yapabileceği ve hangi limitler dahilinde hareket edebileceği konusunda detaylı ayarlamalar yapma imkanına sahip olacak. Bu sayede, teknolojinin sunduğu kolaylıklardan faydalanırken tam kontrolün kullanıcıda olması sağlanacak.

Finansal Teknolojilerde Yapay Zekanın Rolü Genişliyor

Bu iş birliği, yapay zekanın sadece sohbet robotları veya içerik üretimiyle sınırlı kalmayıp, finansal işlemler gibi hassas alanlarda da güvenle kullanılabileceğini gösteriyor. Visa'nın küresel ödeme ağı ve OpenAI'nin yapay zeka alanındaki uzmanlığı, finansal teknolojilerde önemli yeniliklerin önünü açacak. Gelecekte, yapay zeka destekli ödeme asistanları sayesinde, fatura ödemelerinden abonelik yönetimine kadar pek çok finansal işlem daha akıllı ve verimli hale gelebilir. Bu durum, hem tüketiciler hem de işletmeler için önemli fırsatlar yaratırken, dijital ekonominin büyümesine de katkı sağlayacak. Yapay zekanın finansal okuryazarlığı artırma ve daha kapsayıcı finansal hizmetler sunma potansiyeli de bu iş birliğiyle birlikte daha görünür hale geliyor.

Geleceğe Yönelik Vizyon

OpenAI ve Visa'nın bu ortaklığı, yalnızca mevcut alışveriş ve ödeme sistemlerini dönüştürmekle kalmayıp, gelecekteki dijital etkileşimler için de yeni kapılar aralıyor. Yapay zekanın karmaşık finansal kararlar alması, dolandırıcılık tespitini daha proaktif hale getirmesi ve hatta kişisel bütçe yönetimi konusunda gelişmiş tavsiyeler sunması gibi senaryolar, bu iş birliğinin uzun vadeli potansiyelini gözler önüne seriyor. İki şirketin bu adımının, sektördeki diğer oyuncuları da benzer yeniliklere teşvik etmesi bekleniyor. Dijital dünyanın ve yapay zekanın kesişim noktasında atılan bu cesur adım, finansal teknolojilerin geleceğine dair heyecan verici ipuçları barındırıyor.

Ekonomi 10.06.2026 22:41 4 okunma

Mayıs Ayında Cebinize En Çok Hangi Yatırım Kazandırdı? İşte En Güncel Reel Getiri Raporu Ortaya Çıktı!

TÜİK'in Mayıs ayı yatırım araçları reel getiri raporu yayımlandı. Rapor, mevduat faizinin aylık bazda en yüksek kazancı sağladığını gösterirken, yıllık bazda altın yatırımcısını sevindirdi.

Mayıs Ayında Cebinize En Çok Hangi Yatırım Kazandırdı? İşte En Güncel Reel Getiri Raporu Ortaya Çıktı!

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Mayıs ayı finansal yatırım araçlarının reel getiri oranları, yatırımcıların dikkatini yeniden çekiyor. Açıklanan son veriler, hangi yatırım aracının bu dönemde en çok kazandırdığını ve hangisinin kaybettirdiğini net bir şekilde ortaya koydu. Özellikle enflasyon karşısındaki performanslarıyla öne çıkan araçlar, yatırımcıların portföylerini şekillendirmesinde önemli bir rol oynayacak.

Mayıs Ayında Mevduat Faizinin Parlak Dönemi

TÜİK'in mayıs ayı verilerine göre, aylık bazda en yüksek reel getiri, hem yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) hem de tüketici fiyat endeksi (TÜFE) dikkate alındığında mevduat faizinde gözlemlendi. Yİ-ÜFE ile karşılaştırıldığında %0,35, TÜFE ile karşılaştırıldığında ise %1,38'lik reel getiri, tasarruflarını faizle değerlendirenler için olumlu bir tablo çizdi. Bu sonuç, faiz oranlarının enflasyonist baskılara karşı bir miktar koruma sağladığını gösteriyor.

Peki, diğer yatırım araçları ne durumda? Yİ-ÜFE'ye göre değerlendirildiğinde, Borsa İstanbul 100 (BIST 100) endeksi %0,31 ile yatırımcısına sınırlı da olsa reel getiri sağlarken, Euro %1,23, Dolar %1,24, Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) %1,60 ve külçe altın %3,78 oranında yatırımcısını kaybettirdi. TÜFE bazında bakıldığında ise BIST 100 endeksi %1,34'lük reel getiriyle yatırımcılarını sevindirirken, Euro %0,22, Dolar %0,23, DİBS %0,59 kaybettirdi. Külçe altın ise bu endekse göre de %2,79'luk bir kayıpla dikkat çekti.

Üç Aylık ve Altı Aylık Performanslar Farklılık Gösteriyor

Yatırım araçlarının üç aylık değerlendirmeleri incelendiğinde de mevduat faizinin öne çıktığı görülüyor. Yİ-ÜFE ile %0,61, TÜFE ile %1,01 reel getiri sağlayan mevduat faizi, bu dönemde yatırımcıların güvendiği liman olmaya devam etti. Aynı dönemde külçe altın, hem Yİ-ÜFE bazında %14,86 hem de TÜFE bazında %14,53 ile en çok kaybettiren yatırım aracı olarak öne çıktı. Bu durum, kısa vadede altının yüksek enflasyonist ortamda bile değer kaybettiğini gösteriyor.

Altı aylık periyotta ise tablo biraz daha değişiyor. BIST 100 endeksi, Yİ-ÜFE ile %15,37 ve TÜFE ile %12,67'lik reel getirisiyle en yüksek kazancı sağlayan yatırım aracı konumuna yükseldi. Buna karşın dolar, Yİ-ÜFE bazında %6,49, TÜFE bazında ise %8,68 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren araç oldu. Bu rakamlar, döviz yatırımlarının son dönemdeki belirsizliklerden olumsuz etkilendiğini işaret ediyor.

Yıllık Bazda Altın Parlıyor: Yatırımcılar İçin Yeni Trend mi?

Yıllık bazda yapılan değerlendirmeler ise bambaşka bir hikaye anlatıyor. Külçe altın, hem Yİ-ÜFE (%26,18) hem de TÜFE (%22,68) bazında en yüksek reel getiriyi sağlayarak yatırımcılarının yüzünü güldürdü. Bu sonuç, altının uzun vadede güvenli liman özelliğini koruduğunu ve enflasyona karşı güçlü bir sığınak olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Yıllık bazda BIST 100 endeksi de Yİ-ÜFE ile %19,11, TÜFE ile %15,81'lik reel getiriyle dikkat çekerken, DİBS ve mevduat faizi daha mütevazı kazançlar sundu. Dolar ise yıllık bazda da kaybettirmeye devam etti. Yİ-ÜFE ile %9,18, TÜFE ile %11,7 oranında değer kaybeden dolar, yatırımcıları için ciddi bir kayıp kalemi oluşturdu. Euro'nun yıllık kaybı ise Yİ-ÜFE ile %5,91, TÜFE ile %8,52 olarak gerçekleşti.

Bu veriler ışığında, yatırımcıların portföylerini oluştururken kısa, orta ve uzun vadeli stratejilerini gözden geçirmesi önem taşıyor. Özellikle enflasyonist ortamın sürdüğü dönemlerde, reel getiri analizleri yatırım kararlarında kritik bir rol oynuyor.