Çorum'un Nabzı
--° -- --/--°
Gündem KÖŞE YAZISI 26.05.2026 19:34 2 okunma

Bakan Göktaş: Kadına yönelik şiddetle mücadele siyaset üstü bir meseledir

Bakan Göktaş, 5. Ulusal Eylem Planı doğrultusunda "Koruyucu ve Önleyici Hizmetler Daire Başkanlığ"nı kuracaklarını, bu sayede erken müdahale ve önlem...

Bakan Göktaş: Kadına yönelik şiddetle mücadele siyaset üstü bir meseledir

Bakan Göktaş, 5. Ulusal Eylem Planı doğrultusunda "Koruyucu ve Önleyici Hizmetler Daire Başkanlığ"nı kuracaklarını, bu sayede erken müdahale ve önleme mekanizmalarını daha da güçlendireceklerini ifade etti.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Ankara Hakimevi'nde düzenlenen "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu 19. Toplantısı"nda konuştu.

Toplantıda, şiddetle mücadelede mevcut çalışmaları değerlendireceklerini, koruyucu ve önleyici hizmetlerin sahada daha etkin uygulanması için atacakları yeni adımları istişare edeceklerini belirten Göktaş, ele alınacak konuların şiddetle mücadelede daha güçlü ve hızlı bir koruma sisteminin inşasına katkı sunacağını söyledi.

Alınacak her isabetli kararın, bir hayatı koruyan, bir aileyi ayakta tutan ve bir çocuğun geleceğini değiştiren sonuçlar doğuracağına işaret eden Göktaş, bugün Türkiye'nin, kurduğu hizmet ağı, güçlü kurumları ve sahadaki kararlı çalışmalarıyla öncü bir ülke olduğunun altını çizdi.

Bunun temelinde, şiddeti ortaya çıkmadan önlemeye yönelik, ihtiyaç anında hızlı destek sunan ve her süreci yakından takip eden sağlam bir altyapı bulunduğunu dile getiren Göktaş, kadına yönelik şiddetle mücadeleyi adalet, sosyal hizmet, sağlık, eğitim, güvenlik, yerel yönetimler ve sivil toplum boyutlarıyla birlikte yürüttüklerini kaydetti.

Göktaş, şiddet vakalarında tek bir kurumun çabasının yeterli olmadığını vurgulayarak, şunları ifade etti:

"Kolluk biriminin hızlı müdahalesi ve adli makamların etkin adımları mücadelenin ilk ve en kritik aşamasını oluşturuyor. Sağlık personeli ile sosyal hizmet çalışanlarının çalışmaları, mağdurun güvenliğini ve ihtiyaç duyduğu desteğe erişimini güçlendiriyor. Yerel yönetimlerin çalışmaları ve sivil toplumun katkıları da aynı hedefte birleştiğinde, kalıcı ve etkili sonuçlar alabiliyoruz. Riski önceden gören, başvuruyu hızla alan, kadını güvenli alana ulaştıran bir sistemle çalışıyoruz. Çocuğu destekleyen, hukuki süreci takip eden ve kadının yeniden hayat kurmasına eşlik eden bir yapıyla hareket ediyoruz. Bugün Türkiye'nin bu alandaki en önemli gücü budur."

- "Koruyucu ve önleyici hizmet ağımızı 81 ilimizde yaygınlaştırdık"

Bakan Göktaş, bu güçlü yapının temelinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kadını, aileyi ve sosyal politikaların merkezine taşıyan liderliğinin bulunduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

"Şüphesiz ki Sayın Cumhurbaşkanımızın kararlı iradesi, kadına yönelik şiddetle mücadelemize istikamet kazandırdı. Son 24 yılda 'sıfır tolerans' ilkesi doğrultusunda güçlü bir mevzuat ve kurumsal altyapı oluşturduk. 6284 sayılı Kanun başta olmak üzere mevcut hukuki çerçeveyle mağdurların korunmasını güçlendirdik ve yaptırımların etkinliğini artırdık. Israrlı takip fiilini müstakil bir suç olarak düzenledik. Ulusal Eylem Planlarımızla kadına yönelik şiddetle mücadeleyi kesintisiz şekilde yürüttük. Koruyucu ve önleyici hizmet ağımızı 81 ilimizde yaygınlaştırdık. 81 ilimizde 86 ŞÖNİM'lerimizle bu yapının koordinasyonunu merkeze aldık. Kadın konukevlerimiz, şiddet mağduru kadınlar ve beraberindeki çocukları için güvenli bir yaşam alanıdır. ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattımız, ihtiyaç anında ilk temas noktalarımızdan biridir. KADES, acil durumlarda kadının kolluk birimlerine hızla ulaşmasını sağlayan güçlü bir hamledir."

Elektronik kelepçe uygulamasının, yüksek riskli vakalarda mağdurun güvenliğini artıran önemli bir tedbir olduğunu belirten Göktaş, gizlilik kararları, kimlik değişikliği, barınma desteği, psikososyal destek, hukuki yönlendirme ve ekonomik güçlenme çalışmalarının ise bu sistemin birbirini tamamlayan parçaları olduğuna işaret etti.

Bu güçlü altyapının, kadına yönelik şiddetle mücadelede mağduru koruma altına alan hizmet anlayışının somut karşılığı olduğunu dile getiren Göktaş, "Bugün sahip olduğumuz bu birikimi daha ileri bir aşamaya taşıyoruz. Şiddetsiz yaşam ve saygı kültürü temelinde 5. Ulusal Eylem Planı doğrultusunda kurumsal kapasitemizi daha da güçlendiriyoruz. Bu amaç doğrultusunda 'Koruyucu ve Önleyici Hizmetler Daire Başkanlığı'mızı kuruyoruz. Böylece erken müdahale ve önleme mekanizmalarını daha da güçlendireceğiz." diye konuştu. "Toplumsal duyarlılığı artırmayı hedefliyoruz" ŞÖNİM'lerin koordinasyonunu daha etkin hale getireceklerinin altını çizen Göktaş, "Hedefimiz, vatandaşlarımıza daha hızlı ulaşan, ihtisaslaşmış bir sosyal hizmet sistemi inşa etmek. Bu anlayışla şiddetle mücadelede vatandaşımızın güven içinde yaşayacağı bir hizmet ağını yaygınlaştıracağız." dedi.

Göktaş, kadına yönelik şiddetle mücadelenin etkinliği için veri, sahadan gelen bilgi ve somut uygulamalara dayalı bir politika anlayışı gerektiğini ifade ederek, bu süreçte politikalarına yön veren temel kaynaklardan birinin de 10 yıllık bir aranın ardından gerçekleştirdikleri "Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması" olduğunu söyledi.

Araştırma sonuçlarına göre 15-59 yaş aralığındaki kadınların hayatlarının herhangi bir döneminde fiziksel şiddete maruz kalma oranının yüzde 12,8 olduğunu aktaran Göktaş, "Araştırmadaki psikolojik, ekonomik ve dijital şiddet, ısrarlı takip gibi yeni risk alanları, mücadele politikalarımızın kapsamını sürekli güncellememiz gerektiğini gösteriyor. Tam da bu noktadan hareketle 5. Ulusal Eylem Planımızı yeni risklere karşı daha güçlü bir mücadele zemini olarak hazırladık." diye konuştu.

Göktaş, temel önceliklerinin şiddet ortaya çıkmadan önce riskleri tespit eden ve saygı kültürünü hayatın her alanında güçlendiren bir yaklaşımı hakim kılmak olduğunu vurgulayarak, bu çerçevede şiddetin zeminini oluşturan tutum ve davranış kalıplarını erkenden dönüştürmeyi hedefleyen bir politika çerçevesiyle hareket ettiklerini kaydetti.

Kapsayıcı farkındalık ve eğitim çalışmalarını da sürdürdüklerini belirten Göktaş, "Şiddet işaretlerinin erken fark edilmesini önemsiyoruz ve 'İşareti Fark Et' yaklaşımıyla toplumsal duyarlılığı artırmayı hedefliyoruz. Bunun için modüler eğitim programları geliştiriyoruz. Medya, dijital platformlar, kültür ve sanat alanlarının dönüştürücü etkisinden yararlanmak için projeler geliştiriyoruz. Bugünkü toplantımızda V. Ulusal Eylem Planımızın sahada güçlü biçimde uygulanması için kurumların sorumluluklarını ve işbirliği alanlarını da ele alacağız." ifadelerini kullandı. "Çalışmalar, tamamlayıcı ve önleyici bir politika aracıdır" Bakan Göktaş, kadına yönelik şiddetle mücadelede şiddet uygulayan bireylerin davranış örüntülerinin dönüştürülmesinin bu mücadelenin parçası olduğunu, bu nedenle şiddet uygulayanlara yönelik psikososyal müdahale programlarını güçlendirdiklerini bildirdi.

Yürüttükleri çalışmaların, şiddet uygulayan bireylerin önemli kısmının çocukluğunda şiddete tanıklık ettiğini gösterdiğini aktaran Göktaş, şunları kaydetti:

"Öfke kontrolü, empati, sağlıksız iletişim biçimleri ve öğrenilmiş davranış kalıpları gibi durumların öne çıkan temel risk başlıkları olduğunu tespit ettik. Dijitalleşmeyle beraber kontrol, baskı ve takip davranışları daha görünür hale geldi. Bu durum müdahale süreçlerimizi yeni risklere duyarlı biçimde ele almamızı zorunlu kıldı. Bu tespitler doğrultusunda failin risk durumuna göre özelleştirilen müdahaleleri içeren modelimizi en kısa sürede 81 ilimizde uygulamaya koyacağız. Şiddet uygulayanlara yönelik çalışmalar, cezai süreçlerin alternatifi asla değildir. Bu çalışmalar, şiddetin tekrarını önlemeyi hedefleyen tamamlayıcı ve önleyici bir politika aracıdır."

Kadına yönelik şiddet sosyal risk haritasını, yüksek riskli haneleri tespit edecek şekilde Türkiye genelinde uygulamaya aldıklarını anımsatan Göktaş, "81 ilimizde 14 bin 841 personelimize eğitim verdik. Eğitimlerini tamamlayan ekiplerimiz yüz yüze görüşmeler yapmaya başladı. Görüşmeler sonucunda ortaya çıkan ihtiyaçlara göre önleyici hizmetlerimizi daha güçlü ve daha etkili hale getiriyoruz. Böylece risk altında olduğunu tespit ettiğimiz vatandaşlarımızı ihtiyaç duydukları hizmetlere hemen yönlendiriyoruz." ifadelerini kullandı. "Kadına yönelik şiddetle mücadele siyaset üstü" Kadına yönelik şiddetin bugün hala küresel ölçekte varlığını sürdüren ciddi bir sorun olduğunun altını çizen Göktaş, "Biz bu meseleyi toplumun huzurunu, sosyal dayanışmayı, çalışma hayatını, aile içi ilişkileri ve sağlıklı nesillerin yetişmesini doğrudan etkileyen bir sorun olarak görüyoruz. Her zaman belirttiğimiz gibi kadına yönelik şiddetle mücadele siyaset üstü bir meseledir. Bir insan hakları mücadelesidir. Bu anlamda kadın ile aileyi karşı karşıya getirmeye çalışan söylemleri asla kabul etmediğimizi ve doğru olmadığını bir kez daha açıkça ifade etmek isterim." dedi.

Göktaş, Aile ve Nüfus 10 Yılı'nın kadınların, çocukların ve ailelerin refahını güçlendirmeyi amaçlayan vizyonlarının adı olduğunu dile getirerek, aynı durumun aile hukuku için de söz konusu olduğunu söyledi.

Bu alanda yasal düzenlemeler yapılırken Anayasa'nın, ailenin korunmasına dair temel kurallarının göz ardı edilmemesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Göktaş, şunları kaydetti:

"Dolayısıyla aile hukukunda yapılacak her yasal değişikliğin bu anayasal güvencelerle tam bir uyum içinde şekillenmesi zorunludur. Yoksulluk nafakası başta olmak üzere bu alandaki konular çocuk refahını, ailenin korunmasını, kadın haklarını, toplumu ve nüfus politikalarını doğrudan etkileyen çok boyutlu meselelerdir. Bu nedenle aile hukukunda atılacak her adımın, söz konusu alanların tamamını gözeten bir yaklaşımla ele alınması büyük önem taşımaktadır." "Amacımız tek bir vakayı bile önlemek" Bakan Göktaş, Meclis tarafından yapılacak yeni düzenlemenin hakkaniyeti esas alan ve toplumsal ihtiyaçları gözeten bir anlayışla hazırlanacağına inandıklarını söyledi.

Düzenleme sürecinde bir yandan uygulamada ortaya çıkan problemlerin giderilmesi ve diğer yandan yeni mağduriyetlerin oluşmasının önlenmesinin temel öncelik olması gerektiğini dile getiren Göktaş, "Bu düzenlemenin, kadınları koruyan, çocukların üstün yararını esas alan, aileyi ve toplumun adalet duygusunu güçlendiren bir çerçevede ele alınmasını bekliyoruz." ifadelerini kullandı.

Kadına yönelik şiddetle mücadelenin, kurumların aynı amaç doğrultusunda, aynı kararlılıkla yürümesiyle mümkün olduğuna işaret eden Göktaş, "Alacağımız kararların kadınları ve çocukları koruyan, sahadaki koordinasyonu daha ileri seviyeye taşıyan sonuçlara vesile olacağına inanıyoruz. Başta ilgili bakanlıklarımız olmak üzere bu mücadeleye katkı sunan tüm kurumlarımıza ve çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Amacımız tek bir vakayı bile önlemek." dedi.

Kemal Demir

Kemal Demir

Gündem & Siyaset Yazarı

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu haber için henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

Yorumlar moderasyonun ardından otomatik olarak yayınlanır.
Gündem 10.06.2026 22:29 93 okunma

Beşiktaş GAİN Nefes Kesen Seriyi Bitirdi: Rakibini Eleyip Finale Yükseldi!

Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi'nde heyecan doruktaydı! Beşiktaş GAİN, Bahçeşehir Koleji'ni son maçta yenerek adını finale yazdırdı.

Beşiktaş GAİN Nefes Kesen Seriyi Bitirdi: Rakibini Eleyip Finale Yükseldi!

Pota Altında Tarihi Mücadele Sona Erdi: Beşiktaş GAİN Finalde!

Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi play-off yarı final serisi, nefesleri kesen bir mücadeleye sahne oldu. Beşiktaş GAİN, evinde karşılaştığı Bahçeşehir Koleji'ni 80-71'lik skorla mağlup ederek seriyi 3-2'ye taşıdı ve adını finale yazdırmayı başardı. Bu kritik galibiyet, siyah-beyazlı taraftarlar için büyük bir sevinç kaynağı olurken, takımın bu sezonki şampiyonluk yürüyüşünde önemli bir kilometre taşı oldu.

Zorlu Rakip Aşılırken Sahneye Çıkan Yıldızlar

Serinin beşinci ve son maçı, iki takımın da sahaya çıktığı mücadele ruhuyla damgasını vurdu. Beşiktaş GAİN, sahasında taraftarının da büyük desteğini arkasına alarak parkeye çıktı. Maç boyunca üstünlüğünü korumaya çalışan Beşiktaş, özellikle son çeyrekteki performansıyla rakibine geçit vermedi. Bahçeşehir Koleji'nin dirençli oyunu karşısında zaman zaman zorlansa da, tecrübeli oyuncularının liderliğinde maçı bırakmadı. Kritik anlarda sahneye çıkan isimler, takımın galibiyetinde başrolü üstlendi.

Statistikler Ne Diyor?

Maçın istatistiklerine bakıldığında, Beşiktaş GAİN'in hücumdaki etkinliği ve savunmadaki disiplini öne çıktı. Rakibin sayı üretimine kısıtlama getiren siyah-beyazlılar, aynı zamanda kendi potalarında da başarılı bir performans sergiledi. Özellikle serbest atışlardaki isabet oranları ve üç sayılık atışlardaki yüzdeleri, galibiyette etkili olan faktörler arasında yer aldı. Bahçeşehir Koleji'nin çabası ise galibiyete yetmedi.

Şimdi Gözler Finalde: Rakip Kim Olacak?

Bu önemli galibiyetin ardından Beşiktaş GAİN, Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi final serisinde yer alacak. Şimdi tüm gözler, diğer yarı final serisinin sonucuna çevrilecek. Rakip takımın kim olacağı belli olduğunda, Beşiktaş GAİN'in şampiyonluk kupasını kaldırma yolundaki son adımları daha da netleşecek. Final serisinin de en az yarı final kadar heyecanlı ve çekişmeli geçmesi bekleniyor. Basketbolseverler, ligin zirvesini belirleyecek bu büyük mücadeleyi sabırsızlıkla bekliyor.

Beşiktaş GAİN'in bu başarısı, hem kulüp hem de taraftarlar için büyük bir gurur kaynağı olurken, takımın geleceğe yönelik umutlarını da artırdı. Final serisi öncesinde yapılacak analizler ve taktiksel hazırlıklar, şampiyonluk yolunda kilit rol oynayacak.

Gündem 10.06.2026 16:01 3 okunma

Milli Takım Heyecanı LGS'yi Erteletti! Bakan Tekin'den Kritik Açıklamalar ve Sürpriz Detaylar

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavının Milli Takım maçı nedeniyle ertelenmesi ve sınav hazırlıkları kapsamında cuma günü verilecek idari izin hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Sınava girecek 1 milyonu aşkın öğrenciye verilecek beslenme paketlerinin detayları da paylaşıldı.

Milli Takım Heyecanı LGS'yi Erteletti! Bakan Tekin'den Kritik Açıklamalar ve Sürpriz Detaylar

Milli Takım Coşkusu LGS Takvimini Değiştirdi

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, yurt genelinde merakla beklenen Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavına ilişkin önemli duyurular yaptı. Daha önce 14 Haziran Pazar günü yapılması planlanan sınav, A Milli Futbol Takımı'nın 2026 FIFA Dünya Kupası elemeleri kapsamındaki kritik maçıyla aynı güne denk gelmesi üzerine bir gün öne çekilerek 13 Haziran Cumartesi günü gerçekleştirilecek. Bakan Tekin, bu değişikliğin temel nedenini, öğrencilerin ve ailelerinin milli heyecanı doyasıya yaşayabilmesi olarak açıkladı. "Bizler de çocuklarımız da veliler de Milli Takımımızla beraber o heyecanı yaşamak istiyorlardı," diyen Tekin, sınav takviminin Milli Takım programı netleşmeden ilan edildiğini belirterek, bu tevafukun öğrencilere motivasyon sağlaması amacıyla bir fırsata dönüştürüldüğünü vurguladı.

Cuma Günü İdari İzin: Sınav Hazırlıkları İçin Kritik Hamle

LGS'nin cumartesi gününe alınmasıyla birlikte, sınav yapılacak okullardaki hazırlık süreçlerinin aksamaması ve eğitim-öğretimin devam ettiği bir günde öğrencilerin ve öğretmenlerin mağduriyet yaşamaması adına 12 Haziran Cuma günü tüm okullarda idari izin kararı alındı. Bakan Tekin, bu kararın amacını şöyle özetledi: "Biz sınavın gerçekleştirildiği okullarda pazar günü sınav olduğunda cumartesi belli hazırlıklar yapıyorduk. Şimdi de bir önceki gün o hazırlıkların yapılabilmesi için, eğitim-öğretimin devam ettiği cuma günü bir gün idari izin verdik." Bu izin sayesinde hem sınav yapılacak okullarda gerekli düzenlemeler yapılacak hem de öğrenciler dinlenmiş olacak, öğretmenler aileleriyle vakit geçirebilecek.

Sınav Kaygısını Azaltan 'Sihirli' Beslenme Paketi Devrim Niteliğinde

Bu yıl LGS'de bir ilk yaşanacak: Başvuru sırasında talepte bulunan öğrencilere, sınav süresince enerji ve motivasyonlarını yüksek tutmak amacıyla özel bir beslenme paketi sunulacak. Kuru meyveli yulaf bar, ceviz, kuru üzüm ve su içeren bu paketlerin içeriği, olası alerjiler veya veli tercihleri göz önünde bulundurularak önceden duyuruldu. Bakan Tekin, öğrencilerin bu paketi isteyip istemediği konusunda ayrı sınıflara yönlendirildiğini belirterek, “Aldığımız talebe göre, istiyorum diyen öğrencileri bir sınıfa, istemiyorum diyenleri başka sınıfa aldık ki birbirinden görüp de canı çeken olabilir,” dedi. Bu yenilikçi uygulamadan öğrencilerin yüzde 91'i faydalanacak.

LGS 2024: Rakamsal Veriler ve Güvenlik Önlemleri

Merkezi sınavda toplamda 1 milyon 22 bin 658 aday ter dökecek. Sınav, yurt içinde 81 il ve 920 ilçede, 4 bin 244 binada gerçekleştirilecek. Yurt dışında ise 8 ülke ve 11 sınav merkezinde sınava girecek 554 öğrenci bulunuyor. Milli Eğitim Bakanlığı, sınavın sorunsuz ve adil bir şekilde tamamlanması için İçişleri Bakanlığı, jandarma ve emniyet birimleriyle koordinasyon içinde çalıştığını ve gerekli tüm tedbirlerin alındığını belirtti. Sınav, iki oturum halinde yapılacak; ilk oturum saat 09.30'da, ikinci oturum ise 11.30'da başlayacak.

Gündem 10.06.2026 13:32 3 okunma

İstanbul'u Saracak Elektrik Karartması: 19 İlçe 9 Saat Boyunca Karanlığa Bürünüyor! İşte Detaylar...

Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. (BEDAŞ), 11 Haziran'da İstanbul'un Avrupa Yakası'ndaki 19 ilçede uzun süreli elektrik kesintisi olacağını duyurdu. Milyonlarca vatandaşı etkileyecek kesintiler 9 saate kadar sürebilecek.

İstanbul'u Saracak Elektrik Karartması: 19 İlçe 9 Saat Boyunca Karanlığa Bürünüyor! İşte Detaylar...

İstanbul'da yaşayan milyonlarca İstanbulluyu yakından ilgilendiren bir gelişme yaşanıyor. Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. (BEDAŞ), şehrin en kalabalık bölgelerinden olan Avrupa Yakası'nda kapsamlı bir planlı bakım ve yatırım çalışması gerçekleştirecek. Bu çalışma kapsamında, 11 Haziran Salı günü sabahın erken saatlerinden itibaren tam 19 ilçede elektrik kesintisi yaşanacak. Vatandaşların gün ışığında başlayan ve akşam saatlerine kadar sürecek bu kesintilere karşı hazırlıklı olması büyük önem taşıyor.

Kapsamlı Bakım: İstanbul'un Kalbi 9 Saat Süren Karanlığa Teslim Olacak

BEDAŞ'tan yapılan resmi duyuruya göre, gerçekleştirilecek olan altyapı güçlendirme ve bakım çalışmaları, elektrik arzının sürekliliği ve güvenliği açısından kritik bir rol oynuyor. Bu planlı kesintiler, modern ve daha dayanıklı bir enerji ağı oluşturmayı hedefliyor. Ancak, bu iyileştirmelerin bedeli, geçici de olsa günlük yaşamda önemli aksamalara neden olacak. Avrupa Yakası'nın geniş bir bölümünü kapsayacak olan kesintiler, bazı bölgelerde 8 saat sürerken, en uzun kesintinin yaşanacağı bir ilçe ise tam 9 saat boyunca elektriksiz kalacak. Bu durum, özellikle enerjiye bağımlı işletmeler, evlerde çalışanlar ve günlük rutinlerini elektrikle planlayan vatandaşlar için ciddi bir hazırlık gerektiriyor.

Hangi İlçeler Etkilenecek? İşte O Kapsamlı Liste

İstanbul'un Avrupa Yakası'nın adeta nefes borusu olan bu bakım çalışması, şehrin 19 farklı noktasında eş zamanlı olarak gerçekleştirilecek. Kesintiden etkilenecek ilçeler arasında; Arnavutköy, Avcılar, Bahçelievler, Başakşehir, Bayrampaşa, Beşiktaş, Beylikdüzü, Büyükçekmece, Çatalca, Çekmeköy, Esenler, Esenyurt, Fatih, Gaziosmanpaşa, Küçükçekmece, Sarıyer, Sultangazi, Şişli ve Zeytinburnu bulunuyor. Vatandaşların, kesinti saatlerini öğrenerek mağduriyet yaşamaması adına, BEDAŞ'ın resmi duyurularını ve web sitesini yakından takip etmeleri tavsiye ediliyor. Özellikle bu ilçelerde yaşayanlar için acil enerji çözümleri veya planlamalar yapmak, olası aksaklıkları en aza indirmek adına büyük önem taşıyor.

Enerji Kesintileri Vatandaşı Nasıl Etkileyecek? Uzmanlardan Uyarılar

Elektrik kesintilerinin süresi ve yaygınlığı göz önüne alındığında, vatandaşların dikkatli olması gerekiyor. Planlı bir kesinti olsa da, 9 saate varan bir süre, evlerdeki elektronik cihazların korunması, gıdaların saklanması ve temel ihtiyaçların karşılanması gibi konularda ekstra önlemler alınmasını zorunlu kılıyor. Uzmanlar, bu tür uzun süreli kesintilerde, hassas elektronik aletlerin prizden çekilmesini, jeneratör veya kesintisiz güç kaynaklarının (UPS) kullanımının değerlendirilmesini öneriyor. Ayrıca, bu durumun işyerleri, okullar ve sağlık kuruluşları üzerindeki etkileri de göz ardı edilmemeli. Şirketlerin ve kamu kurumlarının, kesinti süresince operasyonlarını sürdürmek için alternatif planlar geliştirmesi bekleniyor. Bu planlı kesinti, uzun vadede daha güvenilir bir enerji altyapısı sunsa da, kısa vadede ciddi bir hazırlık dönemi gerektiriyor.

BEDAŞ'tan Vatandaşlara Çağrı: Hazırlıklı Olun!

Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş., bu süreçte gösterilecek anlayış için şimdiden teşekkür ederken, vatandaşları da gerekli önlemleri almaları konusunda uyarıyor. Kesinti programları ve detaylı bilgi için BEDAŞ'ın resmi iletişim kanallarının aktif olarak kullanılması, olası sorunların önüne geçecektir. Güçlü bir altyapı için atılan bu adımların, gelecekte daha kesintisiz bir enerji deneyimi sunması hedefleniyor.

Gündem 10.06.2026 04:13 2 okunma

Netanyahu'dan Cumhurbaşkanına 'Mesnetsiz İthamlar': Yılmaz'dan Sert Çıkış!

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik ithamlarına sert tepki gösterdi. Yılmaz, Netanyahu'nun kendi suçlarını örtmeye çalıştığını belirtti.

Netanyahu'dan Cumhurbaşkanına 'Mesnetsiz İthamlar': Yılmaz'dan Sert Çıkış!

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik son açıklamalarına karşı sert bir dille yanıt verdi. Sosyal medya hesabı üzerinden bir paylaşımda bulunan Yılmaz, Netanyahu'nun ifadelerini 'mesnetsiz ithamlar ve iftiralar' olarak nitelendirerek, bu söylemlerin İsrail Başbakanı'nın kendi uluslararası mahkemelerdeki durumunu ve bölgedeki politikalarını gizleyemeyeceğini vurguladı.

Netanyahu'nun İthamlarına Yılmaz'dan Çok Sert Tepki

Uluslararası mahkemelerde soykırım suçuyla yargılanan bir ismin, bölgemizi pervasızca ateşe attığını ve küresel istikrarı hedef aldığını belirten Yılmaz, Netanyahu'nun Cumhurbaşkanımıza yönelik asılsız iddialarının kendi suçlarını örtme çabasından başka bir şey olmadığını ifade etti. Yılmaz, bu tür söylemlerin hem Türkiye hem de insanlık vicdanı nezdinde hiçbir geçerliliğinin olmadığını, 'yok hükmünde' olduğunu sert bir şekilde dile getirdi.

Türkiye'den Uluslararası Hukuk ve Barış Vurgusu

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, açıklamasının devamında Türkiye'nin bölgesel ve küresel politikasının temel prensiplerini hatırlattı. Türkiye Cumhuriyeti'nin, bulunduğu coğrafyada ve dünya genelinde hukuku, diplomasiyi, barışı ve mazlumları savunmaya devam edeceğinin altını çizdi. Bu duruşun, Türkiye'nin uluslararası alandaki sorumlu aktör rolünü ve barışa olan bağlılığını bir kez daha gözler önüne serdiğini belirtti.

Bölgesel Gerilim ve Netanyahu'nun Rolü

Netanyahu'nun son dönemdeki açıklamaları, İsrail'in bölgedeki politikalarına yönelik uluslararası baskının arttığı bir döneme denk geliyor. Uluslararası Adalet Divanı'nda soykırım iddialarıyla karşı karşıya olan Netanyahu hükümeti, bölgedeki gerilimi tırmandıran politikalarıyla eleştirilerin odağında yer alıyor. Bu bağlamda, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik yöneltilen eleştirilerin, Netanyahu'nun kendi üzerindeki uluslararası baskıyı hafifletme ve dikkatleri başka yöne çekme stratejisinin bir parçası olduğu yorumları yapılıyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'ın bu konudaki keskin çıkışı, Türkiye'nin bölgesel adaletsizliklere karşı duruşunu ve uluslararası arenadaki etkinliğini pekiştiriyor.

Türkiye'nin Barış ve Adalet Vizyonu

Türkiye, uzun yıllardır bölgede barış ve istikrarın sağlanması için aktif rol alıyor. Diplomatik girişimleri, insani yardımları ve uluslararası platformlardaki yapıcı söylemleriyle tanınan Türkiye, mazlumların ve haklının yanında yer almayı ilke edinmiştir. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'ın Netanyahu'ya verdiği yanıt, bu köklü politikanın bir göstergesidir. Türkiye, bölgesel sorunlara kalıcı çözümler bulunması, uluslararası hukukun üstünlüğünün sağlanması ve çatışmaların barışçıl yollarla sona erdirilmesi için çaba göstermeye devam edecektir. Bu süreçte, Netanyahu'nun söylemlerinin aksine, Türkiye'nin barış ve adalet vizyonunun daha da güçlenerek devam edeceği öngörülüyor.