Çorum'un Nabzı
--° -- --/--°
Yerel KÖŞE YAZISI 04.11.2026 10:40 210 okunma

Bakanın 'Enflasyon Düşecek' Vaadi Yerle Bir Oldu: Ekim Rakamlari Gerçeği Yüzlere Vurdu!

Birleşik Kamu-İş'ten ekonomiye sert eleştiri: Hükümetin enflasyonla mücadele politikaları sınıfta kaldı. Ekim ayı verileri, 'masal' denilen düşüş beklentisini çürüttü.

Bakanın 'Enflasyon Düşecek' Vaadi Yerle Bir Oldu: Ekim Rakamlari Gerçeği Yüzlere Vurdu!

Birleşik Kamu-İş Sendikası'nın Çorum İl Temsilcisi Tuba Demirel, son açıklanan Ekim ayı enflasyon rakamları üzerinden hükümetin ekonomi politikalarına sert tepki gösterdi. Demirel, enflasyonun düşeceğine dair yapılan 'masalların' artık rakamlarla ortadan kalktığını belirterek, dar gelirli vatandaşların içinde bulunduğu vahim tabloyu gözler önüne serdi.

Enflasyon Cephesinde Beklenen Çöküş Gerçekleşmedi

Hükümetin ekonomi yönetimi tarafından sıklıkla dile getirilen ve enflasyonun kontrol altına alınacağına dair iyimser açıklamaların, Ekim ayı enflasyon rakamlarıyla birlikte havada kaldığı ortaya çıktı. Birleşik Kamu-İş Çorum İl Temsilcisi Tuba Demirel, yaptığı değerlendirmede, bu rakamların uzun süredir vatandaşların cebinden çıkan parayla doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı. Demirel, enflasyonla mücadele adı altında atılan adımların yeterli olmadığını ve bu durumun, dar gelirli kesimler başta olmak üzere tüm toplumu derinden etkilediğini ifade etti. Özellikle ücretli çalışanlar, emekliler ve alım gücü düşen vatandaşların her geçen gün daha da zorlu bir yaşam mücadelesi verdiğine dikkat çekildi.

'Masal' Bitti, Gerçekler Kapıda!

Tuba Demirel, açıklamasında şu çarpıcı ifadeleri kullandı: “Ekim ayı enflasyon rakamları, hükümetin enflasyon düşecek şeklindeki propagandasının ne kadar temelsiz olduğunu bir kez daha kanıtladı. Bu, bir masal anlatısı gibiydi ve artık bu masalın sonuna gelindiğini görüyoruz. Vatandaşlar, her gün market raflarındaki zamlarla, artan faturalarla ve yaşam maliyetindeki fırlamayla bu gerçeği iliklerine kadar yaşıyor. Yetkililerin ‘enflasyonu indireceğiz’ söylemleri, hayat pahalılığı karşısında bir anlam ifade etmiyor.”

Vatandaşın Cebindeki Erime Devam Ediyor

Demirel, özellikle gıda fiyatlarındaki artışın endişe verici boyutlara ulaştığını belirtti. Temel ihtiyaç maddelerine yapılan zamların, vatandaşların bütçesini altüst ettiğini söyledi. “Kış ayları yaklaşırken, ısınma ve enerji maliyetlerindeki artışlar da eklenince, dar gelirli ailelerin durumu daha da kötüleşecek” diyen Demirel, hükümetin bu konularda acil ve somut adımlar atması gerektiğini vurguladı. Kendi iktidarları döneminde de benzer ekonomik zorlukların yaşandığını ancak bu denli kontrolsüz bir fiyat artışı ve alım gücü kaybının daha önce görülmediğini ekledi. Bu durumun, sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir krizi de tetikleme potansiyeli taşıdığını söyledi.

Alternatif Ekonomi Politikaları Neden Göz Ardı Ediliyor?

Demirel, mevcut ekonomi politikalarının istikrarsız olduğunu ve kalıcı çözümler üretmekten uzak olduğunu savundu. Hükümetin uyguladığı politikaların, kısa vadeli göstergeleri iyileştirmeye çalışırken, uzun vadede daha büyük sorunlara yol açtığına işaret etti. “Bizim önerdiğimiz, üretim odaklı, adil gelir dağılımını gözeten ve istikrarlı bir mali disiplini esas alan politikalar, maalesef dikkate alınmıyor. Sadece faiz oranlarına odaklanmak veya döviz kurunu kontrol altında tutmaya çalışmak, enflasyonun temel nedenlerini ortadan kaldırmıyor.” diye konuştu. Demirel, sendika olarak emekçinin alın terinin ve toplumun refahının her zaman öncelikleri olacağını ve bu yöndeki mücadelelerinin devam edeceğini sözlerine ekledi. Bu durumun, önümüzdeki dönemde siyasi ve sosyal alanda da yeni tartışmaları alevlendireceği bekleniyor.

Kemal Demir

Kemal Demir

Gündem & Siyaset Yazarı

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu haber için henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

Yorumlar moderasyonun ardından otomatik olarak yayınlanır.
Yerel 05.11.2026 12:10 70 okunma

Emekli Öğretmenin İsyanı Yürek Dağlıyor: 'Devlet Güvenceli Yatırımım Nasıl Buharlaştı? Tasarrufum Kimlere Emanet?'

Çorum'da bir emekli öğretmen, devlet denetiminde olduğuna inandığı fon yatırımının çökmesiyle büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. "Emekli ikramiyemi ve birikimimi kimler çaldı?" diyerek isyan eden vatandaşın yaşadıkları, fonlardaki riskleri bir kez daha gündeme getirdi.

Emekli Öğretmenin İsyanı Yürek Dağlıyor: 'Devlet Güvenceli Yatırımım Nasıl Buharlaştı? Tasarrufum Kimlere Emanet?'

Çorum'da yaşayan emekli öğretmen Yüksel Şahin, yıllarca devletin denetiminde olduğuna inandığı bir yatırım fonuna yatırdığı emekli ikramiyesi ve birikimlerinin buharlaşmasıyla büyük bir şok ve öfke yaşadı. Güvenerek paralarını yatırdığı fonun akıbetini sorgulayan Şahin, adeta yürek yakan bir çağrı yaparak, 'Benim emekli ikramiyemi ve tüm birikimimi kimler çaldı?' sorusuyla, hem kendi yaşadığı mağduriyeti dile getirdi hem de benzer durumda olan binlerce kişinin sesi oldu.

Güven Sarsıcı Gerçek: Devlet Garantisi Aldatmacası mıydı?

Emekli öğretmen Yüksel Şahin, yaşadığı mağduriyetin boyutunu gözler önüne sererken, yatırımının devlet güvencesi altında olduğuna dair inancını da dile getirdi. Şahin, 'Yıllarca çalışıp didinerek biriktirdiğim, geleceğimi güvence altına almak için yatırdığım tüm param, devletin denetiminde olduğuna inandığım bir fonda eriyip gitti. Bu paralar nereye gitti, kimlerin cebine aktı? Bu sistem nasıl işliyor da bizler gibi emekçiler en güvendiği kurumlar tarafından adeta sırtından bıçaklanıyor?' diyerek isyanını sürdürdü. Bu sözler, yatırımcıların güvenlik algısı ile piyasadaki gerçekler arasındaki uçurumu gözler önüne seriyor.

Kaybedilen Emek ve Yarım Kalan Hayaller

Fon krizlerinin yatırımcılar üzerindeki yıkıcı etkileri bir kez daha gözler önüne serildi. Yüksel Şahin'in yaşadığı durum, sadece parasal bir kayıp değil; aynı zamanda yılların emeği, geleceğe dair kurulan hayaller ve en önemlisi toplumsal güvenin sarsılması anlamına geliyor. Emekli bir öğretmen olarak, Şahin'in bu kritik dönemde elindeki birikimleri doğru değerlendirme çabasının boşa çıkması, pek çok insanın ortak kaderi olmaya aday. Bu tür krizler, özellikle risksiz yatırım arayışındaki orta ve dar gelirli vatandaşları hedef alarak, onların geleceklerini ipotek altına alabiliyor.

Soru İşaretleri ve Hukuki Süreçler

Yüksel Şahin'in 'kimler çaldı?' sorusu, hukuki bir sürecin kapısını aralayabilecek nitelikte. Devlet denetimi altında olması beklenen bir fonda yaşanan bu tür kayıpların ardındaki sorumluların kimler olduğunun titizlikle araştırılması büyük önem taşıyor. Yatırımcıların mağduriyetinin giderilmesi ve benzer durumların tekrar yaşanmaması için şeffaf bir soruşturma ve gerekli yasal düzenlemelerin yapılması, toplumun finansal sistemlere olan güvenini yeniden tesis etmenin tek yolu olarak görülüyor. Bu süreçte, yatırımcıların haklarını arayabilecekleri platformların etkin kullanımı ve hukuksal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi de kritik önemde.

Geleceğe Yönelik Dersler ve Uyarılar

Bu üzücü olay, yatırım yapacak herkes için önemli dersler içeriyor. Fon yatırımlarının, getirileri kadar risklerini de barındırdığı unutulmamalıdır. Yüksel Şahin gibi mağdurların sesini duyurmak ve benzer olayların önüne geçmek adına, yatırımcıların bilinçlendirilmesi ve finansal okuryazarlığın artırılması büyük önem taşıyor. Herhangi bir yatırım kararı öncesinde, fonların yapısı, denetim mekanizmaları ve olası riskler hakkında detaylı araştırma yapılması, uzman görüşlerinin alınması ve risk iştahına uygun kararlar verilmesi hayati önem taşıyor. Devletin de bu tür fonların denetimini daha sıkı tutarak, yatırımcıların mağduriyetini önleyici tedbirler alması gerektiği gerçeği bir kez daha ortaya konmuş oldu.

Yerel 05.11.2026 10:40 91 okunma

Çorum Müzesi'nde Dev Atama! Metin Çakar Yer Değiştirdi, O İsim Koltuğa Oturdu!

2018'den beri Çorum İl Müze Müdürlüğü görevini yürüten Metin Çakar, Boğazkale Müze Müdürlüğü'ne atanırken, yerine Boğazkale'den deneyimli Arkeolog Resul İbiş getirildi. Kültür ve sanat dünyasında yankı uyandıran bu atama, bölgedeki müzecilik faaliyetlerinde yeni bir dönemin kapısını aralıyor.

Çorum Müzesi'nde Dev Atama! Metin Çakar Yer Değiştirdi, O İsim Koltuğa Oturdu!

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın aldığı önemli kararla, Türkiye'nin önemli tarihi ve kültürel miraslarına ev sahipliği yapan müzelerde görev değişimleri yaşanıyor. Bu kapsamda, yaklaşık altı yıldır Çorum İl Müze Müdürlüğü koltuğunda oturan deneyimli isim Metin Çakar, kariyerinde yeni bir sayfa açarak Boğazkale Müze Müdürlüğü görevine atandı. Bu önemli görev değişikliği, Çorum'un zengin arkeolojik ve etnografik değerlerinin korunması ve tanıtılması açısından büyük önem taşıyor.

Tarihi Mirasın İki Önemli Merkezi Yer Değiştirdi

Metin Çakar'ın Boğazkale'ye geçmesiyle boşalan Çorum İl Müze Müdürlüğü koltuğuna ise, daha önce Boğazkale Müze Müdürü olarak görev yapan Arkeolog Resul İbiş getirildi. Bu stratejik atama, iki önemli müze arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi ve bölgedeki arkeolojik çalışmaların daha etkin yürütülmesi hedefini taşıyor. Resul İbiş'in Boğazkale'de sergilediği başarılar ve arkeoloji alanındaki derin bilgisi, Çorum Müzesi'nin de daha da ileriye taşınması için önemli bir potansiyel olarak görülüyor.

Metin Çakar'dan Çorum'a Değerli Katkılar

2018 yılından beri Çorum İl Müze Müdürü olarak görev yapan Metin Çakar, görev süresi boyunca müzenin sergileme anlayışını modernize etmek, koleksiyonları zenginleştirmek ve ziyaretçi deneyimini iyileştirmek adına önemli çalışmalara imza atmıştı. Çorum'un Hititlerden Osmanlı'ya uzanan zengin tarihini gün yüzüne çıkaran birçok projede aktif rol alan Çakar'ın, Boğazkale'deki yeni göreviyle bölgenin arkeolojik mirasına odaklanması bekleniyor. Boğazkale, Hitit İmparatorluğu'nun başkenti Hattuşa'ya ev sahipliği yapmasıyla dünya çapında biliniyor ve bu alandaki uzmanlığın daha da pekişmesi büyük önem taşıyor.

Boğazkale'nin Kültürel Mirasına Yeni Bir Soluk

Arkeolog Resul İbiş'in Çorum Müze Müdürlüğü'ne atanması ise, bölgenin kültürel mirasının tanıtımı ve korunması konusunda yeni bir vizyon getireceğine işaret ediyor. İbiş'in özellikle Hitit dönemine ait buluntular ve bu dönemin anlaşılmasına yönelik çalışmalarıyla tanınması, Çorum Müzesi'nin bu alandaki koleksiyonlarının daha da ön plana çıkarılmasına katkı sağlayacaktır. Uluslararası arkeoloji camiasının da yakından takip ettiği Çorum ve çevresindeki kazılar, bu atamalarla birlikte daha da ivme kazanabilir.

Kültürel Dokuyu Güçlendirme Hedefi

Yapılan bu müdürlük değişikliklerinin, Türkiye'nin kültürel zenginliklerinin korunması ve gelecek nesillere aktarılması stratejisinin bir parçası olduğu belirtiliyor. Müzelerin sadece birer sergileme alanı olmanın ötesine geçerek, eğitim, araştırma ve turizm açısından da aktif merkezler haline gelmesi hedefleniyor. Metin Çakar ve Resul İbiş gibi alanında uzmanlaşmış isimlerin kilit görevlere getirilmesi, bu hedeflere ulaşmada önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Önümüzdeki dönemde her iki müdürden de bölgesel kültürel mirasa yönelik yeni projeler ve çalışmalar bekleniyor.

Bu atamalarla birlikte, hem Çorum hem de Boğazkale'nin sahip olduğu tarihi ve arkeolojik potansiyelin daha etkin kullanılması, bilimsel çalışmalara daha fazla alan açılması ve ulusal/uluslararası düzeyde tanıtımlarının artırılması amaçlanıyor. Değişim rüzgarının müzecilik alanına getireceği yenilikler merakla beklenirken, bu iki deneyimli ismin yeni görevlerinde de başarılar dilemek gerekiyor.

Yerel 05.11.2026 10:10 118 okunma

51 Yaşında Kalbi Durdu: Olay Yeri Gözyaşlarına Boğuldu! Köyün Sevilen Muhtarı Vefat Etti

Aniden rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan ve tedavi altına alınan 51 yaşındaki köy muhtarı, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Sevenlerini yasa boğan acı haber tüm beldeyi yasa boğdu.

51 Yaşında Kalbi Durdu: Olay Yeri Gözyaşlarına Boğuldu! Köyün Sevilen Muhtarı Vefat Etti

Türkiye'nin dört bir yanından yürek burkan haberler gelmeye devam ederken, son olarak Çorum'dan gelen bir haber, belde halkını derin bir yasa boğdu. 51 yaşındaki ve bölge halkı tarafından oldukça sevilen köy muhtarı, ani gelişen bir sağlık sorunu nedeniyle kaldırıldığı hastanede verdiği yaşam mücadelesini kaybetti. Bu beklenmedik kayıp, sevenlerini ve yakınlarını yasa boğarken, aynı zamanda tüm beldeyi de yasa boğan bir gelişme olarak kayıtlara geçti.

Beklenmedik Gelişme ve Acı Haber

Edinilen bilgilere göre, köy muhtarı, birkaç gün önce aniden rahatsızlanarak çevresindekilerin yardımıyla en yakın sağlık kuruluşuna kaldırıldı. Acil servis ekiplerinin titiz müdahalesi ve ardından yoğun bakım ünitesinde sürdürülen tedavisine rağmen, muhtarın sağlık durumu ne yazık ki olumlu bir seyir izlemedi. Gece saatlerinde durumu ağırlaşan ve tüm tıbbi çabalara rağmen kalbi daha fazla dayanamayan muhtar, hayata gözlerini yumdu. Bu ani vefat haberi, yakın çevresinde ve köylüler arasında büyük bir şok etkisi yarattı.

Toplumsal Etki ve Muhtarın Mirası

Hayatını kaybeden 51 yaşındaki muhtar, görev süresi boyunca sergilediği çalışkanlığı, dürüstlüğü ve halkla kurduğu sıcak ilişkilerle tanınıyordu. Köyüne ve halkına hizmet yolunda gösterdiği çabalar, her zaman takdirle karşılandı. Kaybı sadece ailesi için değil, aynı zamanda köyünün geleceği için de önemli bir boşluk anlamına geliyor. Cenaze töreni ve defin işlemleriyle ilgili detayların önümüzdeki saatlerde netleşmesi beklenirken, tüm belde halkının da bu acı günde muhtarın ailesiyle birlikte yas tutacağı öngörülüyor. Bölge halkı, muhtarın anısını yaşatmak ve onun bıraktığı hizmet bayrağını devralacak yeni bir lider bulmak için kenetlenecektir.

Sağlık Önlemleri ve Toplumsal Kayıp

Bu tür ani kayıplar, toplum sağlığı konusunda da önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Ani kalp durmaları ve benzeri sağlık sorunlarının artış gösterdiği bu dönemde, vatandaşların sağlıklarını ihmal etmemeleri ve düzenli kontrollerini yaptırmaları büyük önem taşıyor. Muhtarın kaybı, sadece bir köy için değil, aynı zamanda toplumsal dayanışma ve hizmet anlayışı açısından da derin bir kayıp olarak değerlendiriliyor. Kendisine Allah'tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı ve sabır dileriz.

Yerel 05.11.2026 08:40 298 okunma

Kayıp Ustalar Can Buluyor: İskilip'in Kadim Zanaatları Ölümsüzleşiyor! Belgesel Şoku!

İskilip'in unutulmaya yüz tutmuş geleneksel el sanatları, 'Ustadan Çırağa' adlı belgesel ile ölümsüzleşiyor. Usta ellerin marifeti ve bu mesleklerin geleceği mercek altına alınıyor.

Kayıp Ustalar Can Buluyor: İskilip'in Kadim Zanaatları Ölümsüzleşiyor! Belgesel Şoku!

Türkiye'nin dört bir yanında teknoloji ve seri üretimin gölgesinde kaybolmaya yüz tutan geleneksel zanaatlar, İskilip'in kadim topraklarında yeniden hayat buluyor. Yıllardır sabırla, emekle ve büyük bir ustalıkla sürdürülen bu eşsiz meslekler, 'Ustadan Çırağa' adlı dikkat çekici bir belgesel projesiyle kayıt altına alınıyor. Bu proje, sadece ustaların parmaklarındaki sihirli dokunuşları değil, aynı zamanda nesilden nesile aktarılan kültürel mirasın önemini de gözler önüne seriyor.

Geleneksel Mirasın İzinde Bir Yolculuk

Belgesel, İskilip'in sokaklarında, atölyelerinde hayatını bu mesleklere adamış birbirinden değerli ustaları ve onların çıraklarıyla olan derin bağlarını konu alıyor. Mercek altına alınan her bir zanaat, kendine has hikayesi, incelikleri ve zorluklarıyla izleyiciye aktarılıyor. Yılların deneyimiyle yoğrulmuş ustaların, genç nesillere bu bilgiyi aktarma çabası, belgeselin en can alıcı noktalarından birini oluşturuyor. Özellikle sabır, titizlik ve el emeği gerektiren bu zanaatların, modern dünyanın hızına nasıl direndiği ve gelecek nesillere nasıl aktarılmaya çalışıldığı çarpıcı bir şekilde ortaya konuluyor.

İskilip'in Gizli Hazineleri Gün Yüzüne Çıkıyor

Proje kapsamında, şehrin kültürel kimliğinin önemli bir parçası olan ve belki de birçoğumuzun adını bile duymadığı geleneksel meslekler tanıtılıyor. Dericilikten demirciliğe, ahşap oymacılığından dokumacılığa kadar birçok farklı dalda faaliyet gösteren ustaların emekleri ve sanata bakış açıları, samimi röportajlarla belgeleniyor. Bu ustalar, sadece birer zanaatkar değil, aynı zamanda yaşayan birer tarih gibiler. Onların ellerinde şekillenen her bir ürün, yılların birikimini, kültürel dokuyu ve yörenin ruhunu taşıyor. 'Ustadan Çırağa', bu kaybolmaya yüz tutmuş değerleri gün ışığına çıkararak, onlara hak ettikleri ilgiyi göstermeyi amaçlıyor.

Dijital Dünya Bu Kadim Sanatları Nasıl Kurtarıyor?

'Ustadan Çırağa' projesi, geleneksel zanaatları sadece fiziksel olarak kaydetmekle kalmıyor, aynı zamanda dijital platformların gücünü de kullanarak bu mirası daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor. Belgeselin yayına girmesiyle birlikte, İskilip'in bu değerli ustalarının isimleri ve yaptıkları işler, sosyal medya ve internet aracılığıyla daha fazla insana ulaşacak. Bu durum, hem zanaatkarların motivasyonunu artıracak hem de bu alanlara ilgi duyan gençlerin sayısında bir artışa yol açabileceği düşünülüyor. Projenin yöneticileri, bu belgeselin sadece bir kayıt aracı olmadığını, aynı zamanda kültürel bir farkındalık yaratma ve geleneksel sanatları yeniden popülerleştirme potansiyeli taşıdığını belirtiyor. Teknolojinin kültürel mirasla buluştuğu bu noktada, ustaların deneyimleri dijital bir ölümsüzlüğe kavuşuyor.

Bu anlamlı girişim, İskilip'in kültürel hafızasını koruma altına alırken, aynı zamanda geleceğe dair de umut veriyor. Kaybolan değerlerin yeniden keşfedildiği, ustaların emeğinin takdir edildiği bu yolculuk, izleyen herkesi derinden etkileyeceğe benziyor. Bu belgesel sayesinde, belki de unutulmaya yüz tutmuş bir zanaat, yeni nesiller için ilham kaynağı olacak.