Çorum'un Nabzı
--° -- --/--°
Yerel KÖŞE YAZISI 31.10.2026 18:10 276 okunma

Baraj Kurbanı Yol: Çorum'da 5 Köyün Hayatı Tehlikede! Tek Bir Hata Facia Getirebilir!

Boyabat Barajı projesi nedeniyle güzergahı değişen Çorum'un Kargı ilçesine bağlı Karacaoğlan köyü yolu, 5 köyün ulaşımını sağlayan hayati bir hat olmaktan çıkıp, adeta ölümle burun buruna bir güzergaha dönüştü. Bölge halkı yetkililere sesleniyor: 'Bu yol bizi mezara götürecek!'

Baraj Kurbanı Yol: Çorum'da 5 Köyün Hayatı Tehlikede! Tek Bir Hata Facia Getirebilir!

Çorum'un yemyeşil doğasıyla bilinen Kargı ilçesi, ne yazık ki son zamanlarda önemli bir sorunun gölgesinde yaşamaya devam ediyor. Boyabat Barajı'nın su tutmaya başlamasıyla birlikte, bölge halkının en temel ulaşım ağı olan yollarda yapılan değişiklikler, adeta bir felaketin kapısını araladı. Özellikle Karacaoğlan köyü çevresindeki güzergahın yeniden düzenlenmesi, bölgede yaşayan yaklaşık beş köyün sakinleri için büyük bir endişe kaynağı haline geldi.

Baraj Projesi ve Akıl S almaz Yol Düzenlemesi

Boyabat Barajı, bölgeye enerji ve su kaynakları açısından önemli katkılar sağlayacak bir proje olarak hayata geçirildi. Ancak bu devasa yatırımın beklenmedik sonuçları da oldu. Proje kapsamında, baraj gölü alanı içinde kalan mevcut yolların yerine yeni güzergahlar belirlendi. İşte bu noktada Kargı'nın Karacaoğlan köyü ve çevresindeki beş köyün kullandığı ana yol, yapılan bir dizi düzenleme ile köylüler için büyük bir kabusa dönüştü. Eskiden güvenle seyahat edilebilen bu yol, şimdi tehlikeli virajları, yetersiz altyapısı ve derin uçurumlarıyla adeta bir ölümcül hat haline geldi. Bölge halkı, baraj projesi kapsamında yapılan yol düzenlemesinin, güvenlik standartlarından tamamen uzak bir şekilde gerçekleştirildiğini belirtiyor.

Günlük Hayat Bir Çileye Dönüştü: Ulaşım ve Güvenlik Endişeleri

Karacaoğlan, Hamzabey, Tepecik, Akkaya ve Dereköy gibi toplamda beş köyün ulaşımını sağlayan bu yol, artık günlük hayatın bir parçası olmaktan çıkmış durumda. Köylüler, tarlalarına gitmek, ilçe merkezine ulaşmak, çocuklarını okullara göndermek veya acil sağlık hizmetlerine erişmek için bu yolu kullanmak zorunda kalıyorlar. Ancak yolun mevcut durumu, her an bir trafik kazası yaşanabileceği endişesini beraberinde getiriyor. Gece saatlerinde görüş mesafesinin düşmesi, kış aylarında kar ve buzlanma, yolun engebeli yapısıyla birleşince, seyahatler tam bir eziyete dönüşüyor. Özellikle acil durumlarda ambulansın veya itfaiyenin bu yoldan sağlıklı bir şekilde geçip geçemeyeceği ise büyük bir soru işareti.

“Yolumuz Bizi Mezara Götürecek!”

Bölge sakinlerinden alınan bilgilere göre, yolun tehlikeli noktalarına herhangi bir uyarı levhası veya bariyer konulmuş değil. Derin uçurumların kenarından kıvrılarak ilerleyen yol, sürücülere büyük bir dikkat ve beceri gerektiriyor. Bir köylü, “Bu yol artık bizim için bir nimet değil, bir lanet. Sanki bizi bilerek bu tehlikeli yollara yönlendirdiler. Her gün korkuyla evden çıkıyoruz. En ufak bir hatada kendimizi uçurumda bulabiliriz. Yetkilileri defalarca uyardık ama sesimiz duyulmuyor. Bu yol bizi mezara götürmeden bir çözüm bulunmalı,” diyerek çaresizliklerini dile getirdi. Halk, yolun bir an önce güvenli hale getirilmesini, gerekli işaretlemelerin ve bariyerlerin yapılmasını talep ediyor.

Yetkililere Çağrı: Önlem Alınmazsa Facia Kapıda!

Karacaoğlan köyü ve çevresindeki diğer dört köyün sakinleri, bu durumun bir an önce çözüme kavuşturulması için yetkililere çağrıda bulunuyor. Boyabat Barajı gibi önemli bir projenin, insanların temel yaşam damarlarını tehlikeye atacak şekilde sonuçlanmaması gerektiği vurgulanıyor. Bölge halkı, devletin ve ilgili kurumların bu tehlikeyi görmezden gelmemesi gerektiğini, aksi takdirde yaşanabilecek olası bir facianın telafisinin mümkün olmayacağını belirtiyor. Yapılacak küçük ama etkili müdahalelerle bu yolun güvenli bir hale getirilebileceği, böylece beş köyün insanının hayatının güvence altına alınabileceği ifade ediliyor. Umarız yetkililer, bu önemli çağrıya kulak verir ve acil önlemleri hayata geçirir.

Kemal Demir

Kemal Demir

Gündem & Siyaset Yazarı

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu haber için henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

Yorumlar moderasyonun ardından otomatik olarak yayınlanır.
Yerel 31.10.2026 18:40 221 okunma

Milyonluk Yatırımla Açıldı: Lüks Markalar Artık Tek Çatı Altında!

Ahmet Hallı'nın hayata geçirdiği dev proje Grand Luxury Outlet, görkemli bir törenle kapılarını açtı. Lüks giyimden aksesuara, binlerce ürün tek adreste buluştu.

Milyonluk Yatırımla Açıldı: Lüks Markalar Artık Tek Çatı Altında!

Lüks perakende dünyasında yepyeni bir soluk getiren Grand Luxury Outlet, görkemli bir açılış töreniyle sevenleriyle buluştu. İş insanı Ahmet Hallı'nın vizyoner projesi olan ve büyük bir titizlikle hayata geçirilen bu devasa outlet mağazası, şehirde alışverişin adresini tamamen değiştirmeye aday.

Modanın ve Lüksün Yeni Kalbi Atıyor!

Açılış kurdelesini Ahmet Hallı'nın yanı sıra protokol üyeleri ve seçkin davetlilerle birlikte kesen iş dünyasının önde gelen isimleri, böylesine kapsamlı bir yatırımın bölge ekonomisine sağlayacağı katkıya dikkat çekti. Grand Luxury Outlet, sadece bir alışveriş merkezi olmanın ötesinde, bölgeye istihdam sağlaması ve ticari dinamizmi artırmasıyla da büyük önem taşıyor. İçerisinde barındırdığı dünya markaları ve yerli tasarımcıların koleksiyonlarıyla, her zevke ve her bütçeye hitap eden geniş bir ürün gamı sunuyor. Özellikle indirimli fiyatlarla lüks ürünlere ulaşma fırsatı, ziyaretçiler tarafından büyük ilgiyle karşılandı.

Geniş Ürün Yelpazesi ve Benzersiz Deneyim

Mağazanın içerisinde, giyimden ayakkabıya, aksesuardan ev tekstiline kadar pek çok farklı kategoride önde gelen markaların son sezon ürünlerini ve geçmiş sezonun gözde parçalarını bulmak mümkün. Kaliteli yaşamı ve estetik anlayışı önceliklendiren Grand Luxury Outlet, sadece ürün çeşitliliğiyle değil, aynı zamanda sunduğu benzersiz alışveriş deneyimiyle de fark yaratıyor. Ferah ve modern tasarımı, güler yüzlü personeli ve sunduğu ek hizmetlerle ziyaretçilerine keyifli bir atmosfer vadediyor. Özellikle çocuk oyun alanları ve kafeterya bölümleri, ailelerin de rahatlıkla vakit geçirebileceği bir ortam oluşturuyor.

Ekonomiye Canlılık ve Tüketiciye Fırsat

Ahmet Hallı, açılışta yaptığı konuşmada, projenin hayata geçmesindeki emeği geçen herkese teşekkür ederken, Grand Luxury Outlet'in bölge halkına ve ekonomisine katkı sağlaması amacıyla yola çıktıklarını belirtti. Yüksek kaliteli ürünleri daha ulaşılabilir fiyatlarla sunarak, lüks tüketimin demokratikleşmesine öncülük etmeyi hedeflediklerini vurguladı. Önümüzdeki dönemde düzenlenecek özel kampanyalar ve etkinliklerle mağazanın cazibesini daha da artıracaklarını müjdeledi. Bu dev yatırımın, sadece ticari bir başarı öyküsü değil, aynı zamanda tüketiciye sunulan kaçırılmayacak fırsatlar anlamında da yeni bir dönemi başlattığı yorumları yapılıyor.

Gelecek Vizyonu ve Sektöre Etkileri

Sektör analistleri, Grand Luxury Outlet'in bu denli iddialı bir girişle birlikte, benzer konseptteki diğer işletmeler üzerinde de bir rekabet baskısı oluşturacağını öngörüyor. Müşteri beklentilerinin giderek yükseldiği günümüzde, böylesine kapsamlı ve kaliteli bir konseptin başarılı olmaması için hiçbir neden görünmüyor. Ahmet Hallı ve ekibinin, mağazanın operasyonel süreçlerini de en üst düzeyde tutarak, sürdürülebilir bir başarı grafiği çizeceğine inanılıyor. Önümüzdeki aylarda yapılacak yeni marka anlaşmaları ve genişletilecek ürün kategorileriyle, Grand Luxury Outlet'in uluslararası bir çekim merkezi haline gelmesi de sürpriz olmayacaktır.

Yerel 31.10.2026 16:40 232 okunma

Hititlerin Gücü İtalya'yı Fethetti! Mehmet Öztürk'ten Tarih Yaratan Birincilik

Şair Mehmet Öztürk'ün Hitit uygarlığını anlatan destansı eseri, İtalya'da düzenlenen prestijli edebiyat ödülünde birinciliği kimseye bırakmadı. Eserin başarısı uluslararası alanda yankı buldu.

Hititlerin Gücü İtalya'yı Fethetti! Mehmet Öztürk'ten Tarih Yaratan Birincilik

Eğitimci ve şair kimliğiyle tanınan Mehmet Öztürk, kaleme aldığı ve Hitit uygarlığının derinliklerine bir yolculuk sunan 'Fırtına Tanrısı'nın Çocukları – Hitit Destanı' adlı eseriyle uluslararası edebiyat camiasında büyük bir başarıya imza attı. İtalya'nın ev sahipliği yaptığı 10. Uluslararası Lucius Annaeus Seneca Çağdaş Edebiyat Ödülleri'nde zirveye yerleşen Öztürk, bu prestijli ödülü Türkiye'ye getirdi.

Binlerce Yıllık Tarih Sahneye Taşındı

İtalya merkezli Felsefi Sanatlar ve Bilimler Akademisi tarafından düzenlenen yarışmada, Mehmet Öztürk'ün Hititler'in gizemli dünyasını, destansı mücadelelerini ve medeniyetin izlerini ustalıkla işlediği eseri, jüri üyelerinden tam not aldı. Binlerce yıllık Anadolu topraklarında yeşermiş bu kadim medeniyetin öyküsü, Öztürk'ün etkileyici anlatımı sayesinde yeniden hayat buldu. Eserin, yalnızca bir tarih anlatısı olmanın ötesine geçerek, okuyucuyu adeta bir zaman yolculuğuna çıkardığı ve Hititlerin yaşamına dair samimi bir pencere araladığı belirtiliyor.

Uluslararası Tanınırlık ve Edebi Başarı

Lucius Annaeus Seneca Edebiyat Ödülleri, dünya çapında çağdaş edebiyatın en iyilerini ödüllendirmeyi amaçlayan, uluslararası alanda saygınlığı yüksek bir platform olarak biliniyor. Bu yılki yarışmada 'Fırtına Tanrısı'nın Çocukları – Hitit Destanı'nın birinciliğe layık görülmesi, Mehmet Öztürk'ün eserinin hem edebi gücünü hem de evrensel temaları başarıyla işleyebildiğini kanıtlıyor. Bu başarı, aynı zamanda Türk edebiyatının uluslararası alandaki görünürlüğünü de artırma potansiyeli taşıyor.

Öztürk'ün Edebiyat Yolculuğu ve Gelecek Planları

Eğitimci kimliğiyle de bilinen Mehmet Öztürk'ün bu büyük başarısı, onun uzun yıllardır sürdürdüğü edebi çalışmaların bir meyvesi olarak görülüyor. Şiir ve öyküleriyle daha önce de adından söz ettiren Öztürk'ün, bu kez bir destanla uluslararası bir başarıya ulaşması, kariyerinde önemli bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. Akademi tarafından yapılan açıklamada, eserin özgünlüğü, tarihi derinliği ve edebi kalitesinin öne çıktığı vurgulandı. Öztürk'ün gelecekteki projeleri ve bu başarının kendisi üzerindeki etkileri merak konusu olurken, edebiyat dünyası bu önemli başarıyı kutluyor. Bu ödül, hem Öztürk'ün kendi sanatına olan tutkusunu perçinlerken hem de Hititler gibi köklü bir medeniyetin hikayelerinin evrensel bir dille anlatılabileceğini bir kez daha gösterdi. Eserin önümüzdeki dönemde farklı dillere çevrilerek daha geniş kitlelere ulaşması bekleniyor.

Yerel 31.10.2026 16:10 164 okunma

İskilip'te Kan Donduran Kaza: Takla Atan Araç Sürücüsünü Hurdaya Çevirdi! İşte Detaylar...

Çorum'un İskilip ilçesinde yaşanan feci kazada, park halindeki araçlara çarpan otomobil taklalar atarak hurdaya döndü. Kazada bir kişi ağır yaralandı.

İskilip'te Kan Donduran Kaza: Takla Atan Araç Sürücüsünü Hurdaya Çevirdi! İşte Detaylar...

Çorum'un tarihi ve şirin ilçesi İskilip, dün akşam saatlerinde yaşanan korkunç bir trafik kazasıyla sarsıldı. İlçe merkezinde meydana gelen olayda, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği bir otomobil, park halinde bulunan diğer araçlara adeta dehşet saçtı. Çarpmanın etkisiyle kontrolsüzce havalanan araç, taklalar atarak olay yerinde büyük bir faciaya yol açtı.

Direksiyon Kaybı Facia Getirdi: Ağır Yaralı Var!

Edinilen bilgilere göre, İskilip'in hareketli caddelerinden birinde ilerleyen bir otomobil, bilinmeyen bir nedenle bir anda yoldan çıktı. Hızla seyreden araç, yol kenarına park edilmiş birden fazla otomobile çarparak adeta bir domino etkisi yarattı. Çarpışmaların şiddetiyle birlikte otomobil takla attı ve metrelerce sürüklendi. Olay yerine kısa sürede ulaşan sağlık ekipleri, kazada ağır yaralanan otomobil sürücüsüne ilk müdahaleyi yaptı. Yaralı sürücü, ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Durumunun kritik olduğu öğrenildi.

Kaza Yerinde Saniye Saniye Yaşananlar: Görgü Tanıkları Anlattı

Kazaya tanık olan vatandaşlar, olayın şokunu hala üzerlerinden atamadıklarını belirttiler. Görgü tanıklarının ifadelerine göre, otomobilin aşırı hız yaptığı ve viraja girerken kontrolünü tamamen kaybettiği iddia edildi. Park halindeki araçlara çarptığı anın ardından çıkan seslerin korkunç olduğunu dile getiren tanıklar, hemen ardından takla atan aracı gördüklerini söylediler. Olay yerine gelen polis ekipleri, çevrede geniş güvenlik önlemleri alarak incelemelerde bulundu. Kazanın meydana geliş şekliyle ilgili detaylı bir soruşturma başlatıldı. Fren izleri, araçların çarpma noktaları ve görgü tanığı ifadeleriyle kaza anı tüm yönleriyle aydınlatılmaya çalışılacak.

Hasar Büyük, Ders Çıkarılmalı: Trafik Güvenliği Tekrar Gündemde

Kazada hurdaya dönen otomobil ve park halindeki araçlarda maddi hasar da büyük boyutlara ulaştı. Olayın ardından bölgede trafik bir süre kontrollü olarak sağlandı. İskilip'te yaşanan bu acı olay, bir kez daha trafik kurallarına uyulmasının ve hız limitlerine riayet etmenin ne kadar hayati önem taşıdığını gözler önüne serdi. Yetkililer, sürücüleri dikkatli olmaya ve trafik işaretlerine uymaya davet ederek, bu tür üzücü kazaların tekrarlanmaması için herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğini vurguladılar. Kaza ile ilgili soruşturma devam ederken, yaralı sürücünün sağlık durumu yakından takip ediliyor.

Yerel 31.10.2026 14:40 191 okunma

22 Yıllık Çorum TSO Mirası Sallanıyor: Veda Eden Başkan'dan 'Geçmişi Yok Sayanlara' Sert Çıkış!

Çorum TSO'da 22 yıllık hizmetin ardından veda eden Meclis Başkanı Erol Karadaş, yeni dönem adayları için 'geçmişin emeğini hiçe sayamazsınız' diyerek önemli mesajlar verdi.

22 Yıllık Çorum TSO Mirası Sallanıyor: Veda Eden Başkan'dan 'Geçmişi Yok Sayanlara' Sert Çıkış!

Çorum Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) camiasında 22 yıl boyunca Meclis Başkanlığı koltuğunda oturan ve kent ekonomisine yön veren isimlerden biri olan Erol Karadaş, sürpriz bir kararla yeni dönemde aday olmayacağını duyurdu. Karadaş, veda konuşmasında sadece görev süresini değil, aynı zamanda oda seçim süreçlerinde kullanılan dile de sert tepki göstererek dikkatleri üzerine çekti. Geleneklere ve geçmişe saygı vurgusu yapan Karadaş, özellikle eski yöneticilerin harcadığı emeğin hiçe sayılmasına karşı durdu.

'Yılların Emeği Tek Bir Cümleye Sığdırılamaz'

Görevinden ayrılma kararı alırken, geride bıraktığı 22 yıllık birikimin ve mücadelenin önemine dikkat çeken Erol Karadaş, yeni dönem adaylarına yönelik eleştirilerini açıkça dile getirdi. Karadaş, “Yılların emeğini tek bir küçümseyici ifadeye sığdırmayı kabul etmiyorum” diyerek, geçmiş dönemlerde görev yapmış oda başkanları, meclis üyeleri ve yönetim kurulu üyelerinin ortaya koyduğu değerin hafife alınmaması gerektiğini vurguladı. Bu sözleriyle, oda seçim sürecinin sadece bugünü değil, aynı zamanda geçmişi de kucaklayan bir anlayışla yürütülmesi gerektiğine işaret etti. Karadaş, geçmişteki tüm yöneticilerin Çorum için yaptığı fedakarlıklara saygı duyulmasının altını çizdi.

TSO'da Yeni Dönem: Deneyim mi, Yenilik mi?

Erol Karadaş'ın bu ayrılığı, Çorum TSO'da bir dönemin kapanması anlamına gelirken, aynı zamanda önümüzdeki dönemde yaşanacak değişimlerin de habercisi olarak yorumlanıyor. 22 yıllık tecrübenin ardından Karadaş'ın bu denli net bir duruş sergilemesi, oda seçimlerinin dinamiklerini de şimdiden şekillendireceğe benziyor. Kimi çevrelerce deneyimli bir ismin ayrılışının bir kayıp olarak değerlendirildiği belirtilirken, kimileri ise bu durumun genç ve dinamik isimlere alan açacağını düşünüyor. Ancak Karadaş’ın “geçmişin emeğine saygı” çağrısı, oda siyasetinde yeni bir tartışma zemini hazırladı. Oda seçimlerinin genellikle mevcut yönetimin performansının değerlendirilmesi ve geleceğe yönelik projelerin yarıştırıldığı bir alan olduğunu belirten siyasi analistler, Karadaş’ın bu çıkışının, adayların birbirlerine yönelik söylemlerini daha dikkatli bir zemine çekeceğini öngörüyor. Bu durum, Çorum iş dünyasının nabzını tutan TSO seçimlerinde, “deneyim ve istikrar” ile “yenilik ve değişim” arasındaki dengeyi yeniden sorgulatacak gibi görünüyor.

Karadaş'ın Veda Mesajı ve Mirası

Çorum Ticaret ve Sanayi Odası’nın vizyoner isimlerinden biri olarak kabul edilen Erol Karadaş, görev süresi boyunca kentin sanayileşmesi, gelişimi ve iş dünyasının sorunlarının çözümü noktasında önemli projelere imza attı. Odanın kurumsal yapısının güçlendirilmesinden, üyelerin sorunlarının Meclis'e taşınmasına kadar birçok alanda aktif rol aldı. Karadaş’ın veda konuşmasındaki vurguları, yalnızca bir görev değişimini değil, aynı zamanda bir anlayış değişikliği talebini de içeriyor. “Bu bir veda değil, bir nöbet devridir” şeklinde ifadelebilecek bu durum, geçmişin birikiminin yeni başlangıçlara temel oluşturması gerektiği fikrini pekiştiriyor. Karadaş’ın bu çıkışıyla, Çorum TSO seçimlerinin sadece yönetimsel bir yarış değil, aynı zamanda oda kültürünün ve değerlerinin de yeniden tanımlandığı bir süreç olacağı öngörülüyor. Önümüzdeki süreçte adayların Karadaş’ın mesajına nasıl bir yanıt vereceği ve bu durumun oy verme davranışlarını nasıl etkileyeceği merakla bekleniyor.