Çorum'un Nabzı
--° -- --/--°
Ekonomi KÖŞE YAZISI 24.08.2026 19:40 106 okunma

Borsa İstanbul Nefes Kesti! Kapanış Saniyeleri Piyasaları Salladı: Hangi Endeks Kayıplarla Veda Etti?

Borsa İstanbul'da işlem gören BIST 100 endeksi, günü hafif bir düşüşle 14.501,49 puandan tamamladı. Piyasalardaki son durum ve günün önemli hareketlilikleri...

Borsa İstanbul Nefes Kesti! Kapanış Saniyeleri Piyasaları Salladı: Hangi Endeks Kayıplarla Veda Etti?

Borsa İstanbul, haftanın işlem günlerinden birini daha hafif kayıplarla kapatarak yatırımcısını düşündürdü. Gün boyunca süren dalgalı seyir, kapanışa doğru yerini dar bir bantta hareket eden ve sonunda negatife dönen bir tabloya bıraktı. BIST 100 endeksi, gün sonunda %0,09'luk bir değer kaybıyla 14.501,49 puan seviyesinden işlem görmeye devam etti. Bu durum, genel piyasa algısında kısa vadeli bir temkinliliğe işaret ediyor olabilir.

Ayşe Yıldız

Ayşe Yıldız

Ekonomi & Finans Analisti

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu haber için henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

Yorumlar moderasyonun ardından otomatik olarak yayınlanır.
Ekonomi 24.08.2026 15:40 214 okunma

Çelik Piyasasında Şaşırtan Düşüş ve Yükseliş: Çin'den Kötü Haber, Türkiye'den Müjde!

Temmuz ayında küresel ham çelik üretiminde hafif bir düşüş yaşanırken, Çin'deki gerilemeye rağmen Türkiye dikkat çekici bir üretim artışıyla küresel pazarda fark yarattı.

Çelik Piyasasında Şaşırtan Düşüş ve Yükseliş: Çin'den Kötü Haber, Türkiye'den Müjde!

Küresel çelik sektöründe Temmuz ayı, bir yandan küresel üretimdeki hafif daralmayı gözler önüne sererken, diğer yandan da Türkiye'nin gösterdiği dirençli yükselişle dikkat çekti. Dünya Çelik Birliği'nin (Worldsteel) verilerine göre, Temmuz 2023'te ham çelik üretimi, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 0,3'lük bir düşüş kaydederek 146,9 milyon tona geriledi. Bu küresel tablonun arkasında ise en büyük üretici konumundaki Çin'in yavaşlayan temposu yer alıyor.

Çin'de Üretim Daraldı, Pazar Beklentileri Değişiyor

Dünyanın en büyük ham çelik üreticisi olan ve toplam küresel üretimin büyük bir kısmını tek başına gerçekleştiren Çin Halk Cumhuriyeti, Temmuz ayında yıllık bazda yüzde 3,6'lık bir düşüş yaşayarak 91,1 milyon ton üretim yaptı. Bu durum, Çin ekonomisindeki yavaşlama sinyallerinin ve inşaat sektörü başta olmak üzere demir-çelik talebindeki belirsizliklerin bir yansıması olarak yorumlanıyor. Uzmanlar, Çin'in üretimdeki bu azalmasının, küresel çelik fiyatları üzerinde baskı oluşturabileceği ve sektördeki genel dengeyi etkileyebileceği konusunda hemfikir. Çin'in küresel çelik pazarındaki hakimiyeti düşünüldüğünde, bu ülkedeki üretim dalgalanmaları, diğer üreticiler için de önemli ipuçları barındırıyor.

Türkiye'den Küresel Pazara Güçlü Sinyal: Rekor Artış!

Küresel daralmaya ve Çin'deki düşüşe rağmen, Türkiye, Temmuz ayında sergilediği performansla adeta küresel çelik piyasasına 'Ben de varım' dedi. Türkiye'nin ham çelik üretimi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7'lik dikkate değer bir artışla 3,4 milyon tona ulaştı. Bu artış oranı, küresel ortalamanın çok üzerinde bir rakam olarak öne çıkıyor ve Türkiye'nin demir-çelik sektöründeki gücünü ve kapasitesini bir kez daha kanıtlıyor. Sektör temsilcileri, bu başarının arkasında yerli ve milli üretim hamlelerinin yanı sıra, uygulanan doğru stratejiler ve dış pazarlardaki talep artışının etkili olduğunu belirtiyor. Özellikle ihracat odaklı büyüme stratejileri ve yüksek kaliteli ürünlerin pazarlanması, Türkiye'nin küresel çelik pastasından daha büyük bir dilim almasını sağlıyor.

Sektör Analistlerinden Beklentiler ve Geleceğe Yönelik Öngörüler

Temmuz ayı verileri, küresel çelik sektöründe bazı kırılganlıklar olduğunu gösterirken, Türkiye gibi ülkelerin potansiyelini de ortaya koyuyor. Çin'deki yavaşlamanın devam edip etmeyeceği, küresel ekonominin genel gidişatı ve emtia fiyatlarındaki değişimler, önümüzdeki aylarda sektörün seyrini belirleyecek ana faktörler olacak. Türkiye'nin bu olumlu ivmeyi sürdürüp sürdüremeyeceği ise yakından takip edilecek. Sektör analistleri, küresel talepteki belirsizliklere rağmen, altyapı projeleri ve enerji dönüşümüne yönelik yatırımların çelik talebini canlı tutabileceği görüşünde. Ayrıca, rekabetçi üretim maliyetleri ve stratejik konumuyla Türkiye'nin, küresel pazarda daha da önemli bir oyuncu haline gelme potansiyeli taşıdığı vurgulanıyor. Önümüzdeki dönemde yaşanacak gelişmelerin, çelik üreticileri için yeni fırsatlar ve zorluklar yaratması bekleniyor.

Ekonomi 24.08.2026 11:40 182 okunma

İstanbul'dan Dünya'ya Dev Dalga: İhracat Rakamları Nefes Kesti!

İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB) çatısı altındaki 20 bini aşkın firma, yılın ilk 7 ayında 7.5 milyar dolarlık rekor ihracata imza atarak Türkiye ekonomisine büyük katkı sağladı.

İstanbul'dan Dünya'ya Dev Dalga: İhracat Rakamları Nefes Kesti!

İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), Türkiye'nin ihracat gücüne 2023 yılının ilk yedi ayında damga vurdu. İİB çatısı altında faaliyet gösteren ve farklı şehirlerdeki 20 bini aşkın firmanın toplam ihracatı, dudak uçuklatan bir rakama ulaştı: 7 milyar 547 milyon dolar. Bu rakam, küresel ekonomik dalgalanmalara rağmen Türk sanayicisinin ve üreticisinin direncini ve başarısını bir kez daha gözler önüne serdi.

Ekonomi 24.08.2026 07:40 278 okunma

Türkiye Nefes Kesti! Akılalmaz Tasarruf: 6 Bakanlığın Yıllık Bütçesini Katladı!

Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın öncülük ettiği tasarruf hamlesiyle Türkiye, 2024-2025 döneminde 6 bakanlığın mevcut yıl bütçesini aşan rekor bir tutarda, 484 milyar liralık tasarruf sağladı.

Türkiye Nefes Kesti! Akılalmaz Tasarruf: 6 Bakanlığın Yıllık Bütçesini Katladı!

Türkiye ekonomisinde çalkantılı günler yaşanırken, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın öncülüğünde hayata geçirilen kapsamlı tasarruf tedbirleri meyvelerini vermeye başladı. Elde edilen son veriler, yalnızca 2024 ve 2025 yıllarını kapsayan kısa bir dönemde, toplamda 6 farklı bakanlığın bu yılki toplam bütçesini geride bırakan muazzam bir tasarruf rakamına ulaşıldığını ortaya koyuyor. Bu stratejik hamle sayesinde devletin kasasında 484 milyar lira gibi akıl almaz bir meblağ kaldı.

Ekonomiye Soluk Aldıracak Dev Tasarruf

Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın titizlikle yürüttüğü çalışmalar ve bakanlıklar arası koordinasyon sayesinde, öngörülen bütçelerin verimli kullanılması ve gereksiz harcamaların önüne geçilmesi hedeflendi. Uygulanan kamu mali yönetimi reformları ve sıkı denetim mekanizmaları, kısa sürede somut sonuçlar doğurdu. 2024 ve 2025 mali yılları için belirlenen hedefler doğrultusunda atılan adımlar, sadece birkaç yıl içinde devletin harcamalarında önemli bir disiplin sağlayarak, daha önce görülmemiş bir tasarruf oranına imza atılmasını sağladı. Bu tasarrufun miktarı, altı önemli bakanlığın mevcut yıllık bütçesinin dahi üzerine çıkarak, mali disiplinin ne denli başarılı uygulandığının en net göstergesi oldu.

Tasarrufun Detayları ve Geleceğe Etkileri

Ulaşılan 484 milyar liralık tasarrufun detaylarına bakıldığında, her bir bakanlığın kendi içindeki verimlilik artışı, proje bazlı harcamaların gözden geçirilmesi ve dijitalleşme ile sağlanan operasyonel kolaylıkların büyük rol oynadığı görülüyor. Özellikle enerji verimliliği, lojistik optimizasyonu ve idari giderlerin azaltılması gibi alanlarda yapılan iyileştirmeler, bu devasa rakamlara ulaşılmasında kilit rol oynadı. Uzmanlar, bu denli büyük bir tasarrufun, kamu borcunun azaltılması, faiz giderlerinin düşürülmesi ve elde edilen kaynağın kalkınma odaklı projelere yönlendirilmesi gibi konularda ekonomiye büyük katkı sağlayacağını belirtiyor. Bu durum, Türkiye ekonomisinin daha sağlam temeller üzerine oturması ve dış finansmana olan bağımlılığın azalması açısından da kritik bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan yapılan açıklamalarda, bu başarının sürdürülebilir kılınması için çalışmaların kararlılıkla devam edeceği vurgulandı.

Peki, Bu Tasarruf Nereye Harcanacak?

Elde edilen 484 milyar liralık devasa tasarruf rakamı, şüphesiz akıllara en önemli soruyu getiriyor: Bu kaynak nasıl kullanılacak? Hükümet yetkililerinden alınan ilk bilgilere göre, bu tutarın önemli bir kısmı, gelecek nesillere daha güçlü bir ekonomi bırakma hedefiyle, eğitim, sağlık, altyapı ve savunma sanayii gibi stratejik alanlara aktarılacak. Ayrıca, makroekonomik istikrarın korunması ve enflasyonla mücadele kapsamında, bu kaynağın akılcı bir şekilde yönetilmesi planlanıyor. Fırsat maliyetinin azaltılması ve kaynakların en verimli alanlara tahsis edilmesi, önümüzdeki dönemin temel politikaları arasında yer alacak. Bu başarılı tasarruf operasyonu, aynı zamanda Türkiye'nin mali disiplin konusundaki kararlılığını uluslararası alanda da bir kez daha gözler önüne seriyor.

Ekonomi 24.08.2026 03:40 207 okunma

Türkiye Enerjide Dev Adım Attı! Kurulu Güç Rekor Tazeledi: 126.500 Megavat Sınırını Aştık!

Türkiye'nin elektrik üretim kapasitesi yeni bir zirveye ulaştı. Temmuz sonu verilerine göre 126 bin 476 megavata çıkan kurulu güç, ülkenin enerji geleceği için önemli bir gösterge.

Türkiye Enerjide Dev Adım Attı! Kurulu Güç Rekor Tazeledi: 126.500 Megavat Sınırını Aştık!

Enerji Bakanlığı'ndan gelen son veriler, Türkiye'nin elektrik üretim altyapısında kayda değer bir ilerlemeyi gözler önüne serdi. Temmuz ayının sonu itibarıyla açıklanan rakamlar, ülkenin toplam kurulu elektrik gücünün 126 bin 476 megavata ulaştığını gösteriyor. Bu rakam, hem bugüne kadarki en yüksek seviyeyi temsil ediyor hem de Türkiye'nin enerji bağımsızlığı ve güvenliği yolunda attığı adımların somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Enerjide Yeni Zirve: Sektörün Gücü Artıyor

Son yıllarda enerji sektöründe yapılan dev yatırımlar ve hayata geçirilen projeler, Türkiye'nin kurulu gücünü sürekli olarak artırıyor. Özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarına yapılan yatırımların da etkisiyle, enerji portföyü çeşitlenirken toplam kapasitede de gözle görülür bir yükseliş yaşanıyor. 126 bin 476 megavatlık bu yeni eşik, Türkiye'nin artan enerji talebini karşılama potansiyelinin ne denli güçlendiğini de ortaya koyuyor.

Bu gelişme, sadece mevcut ihtiyaçları karşılama açısından değil, aynı zamanda gelecekteki büyüme projeksiyonları ve sanayileşme hedefleri açısından da büyük önem taşıyor. Ülkenin enerji arz güvenliğinin sağlanması, yatırımların önündeki engellerin kalkması ve ekonominin sürdürülebilir bir şekilde büyümesi için güçlü bir enerji altyapısı temel şartlardan biri olarak öne çıkıyor. Mevcut durumda hidroelektrik, rüzgar, güneş ve termik santrallerin toplam kurulu güce katkısı, Türkiye'nin enerji kaynaklarını çeşitlendirme politikasının başarısını da teyit ediyor.

Yenilenebilir Enerjinin Yükselişi ve Gelecek Vizyonu

Türkiye'nin enerji kurulu gücündeki artışta, yenilenebilir enerji kaynaklarının payı giderek daha belirgin hale geliyor. Hükümetin çevre dostu enerjiye verdiği önem ve bu alana yönelik teşvikler, rüzgar ve güneş enerjisi santrallerinin sayısını ve kapasitesini hızla artırdı. Temmuz sonu itibarıyla açıklanan rakamlar, bu alandaki potansiyelin tam anlamıyla kullanıldığını ve daha da geliştirilebileceğini gösteriyor. Uzmanlar, bu eğilimin devam etmesiyle birlikte Türkiye'nin karbonsuzlaşma hedeflerine ulaşmasında önemli bir ivme kazanacağına dikkat çekiyor.

Bununla birlikte, enerji portföyündeki çeşitliliğin sağlanması, arz güvenliği açısından da kritik bir rol oynuyor. Sadece tek bir enerji kaynağına bağımlı kalmak yerine, farklı kaynaklardan elde edilen enerji ile arzın dengelenmesi, olası kesintilerin veya fiyat dalgalanmalarının etkisini minimize ediyor. Türkiye'nin bu anlamda attığı adımlar, enerji piyasasında daha istikrarlı ve öngörülebilir bir yapı oluşturulmasına da katkı sağlıyor.

Enerji Bağımsızlığı ve Ekonomik Etkiler

Elektrik kurulu gücündeki bu artış, Türkiye'nin enerji ithalatına olan bağımlılığını azaltma stratejisiyle de yakından ilişkili. Yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının daha etkin kullanılması, cari açığın düşürülmesine ve ülke ekonomisinin dış şoklara karşı daha dirençli hale gelmesine yardımcı oluyor. 126 bin 476 megavata ulaşan kurulu güç, aynı zamanda artan sanayi üretimi ve şehirleşmenin getirdiği enerji talebini karşılama kapasitesinin güçlendiğini gösteriyor. Bu durum, gelecek dönemde yeni endüstriyel yatırımların önünü açabileceği gibi, mevcut işletmelerin de daha verimli çalışmasına olanak tanıyacak.

Sektör analistleri, önümüzdeki dönemde de bu yükseliş trendinin devam etmesini beklediklerini belirtiyor. Özellikle deniz üstü rüzgar enerjisi gibi yeni nesil teknolojilere yapılacak yatırımların, Türkiye'nin enerji haritasını daha da zenginleştireceği öngörülüyor. Bu tür büyük ölçekli projeler, hem enerji üretimini artıracak hem de yüksek katma değerli istihdam olanakları yaratacaktır. Türkiye'nin enerji alanındaki bu istikrarlı yükselişi, uluslararası alanda da ülkenin enerji devi olma potansiyelini pekiştiriyor.