Çorum'un Nabzı
--° -- --/--°
Ekonomi KÖŞE YAZISI 22.06.2026 11:40 263 okunma

Brexit'in Ardından 10 Yıl: İngiltere'nin Kaybı Trilyon Sterlini Aştı! Ekonomi Duvara mı Çarptı?

İngiltere'nin 2016'da aldığı tarihi Brexit kararı, 10 yılın sonunda ülkenin ekonomisinde şoke eden bir tabloyu ortaya koydu. AB'den ayrılık süreci, 'Sovereign Hill' analizlerine göre, tam bir trilyon sterlini aşan devasa bir fırsat kaybına yol açtı.

Brexit'in Ardından 10 Yıl: İngiltere'nin Kaybı Trilyon Sterlini Aştı! Ekonomi Duvara mı Çarptı?

İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılma kararı, yani Brexit, 23 Haziran 2016'daki tarihi referandumla kesinleşti. O günden bu yana geçen süre zarfında, ülkenin ekonomisi üzerinde yapılan kapsamlı analizler, beklenen ve beklenmeyen sonuçları gözler önüne serdi. Özellikle 'Sovereign Hill' adlı bağımsız araştırma kuruluşunun yayımladığı son rapor, Brexit'in İngiltere ekonomisine etkilerine dair çarpıcı veriler sundu.

Brexit Sonrası Ekonomik Tablo: Beklenmedik Kayıplar

Rapora göre, İngiltere'nin AB'den ayrılma kararı sonrası geçen 10 yıllık süreçte, ülkenin potansiyel ekonomik büyüme hızında ciddi bir ivme kaybı yaşandığı belirtiliyor. Yapılan hesaplamalar, bu ayrılığın İngiltere'ye tam olarak 1 trilyon sterlini aşan bir fırsat maliyeti yüklediğini ortaya koyuyor. Bu rakam, ülkenin sadece ticaret ilişkilerinde değil, aynı zamanda yatırım çekme, istihdam yaratma ve genel ekonomik refah seviyesini artırma potansiyelinde yaşanan kayıpları özetliyor. Uzmanlar, bu devasa kaybın, Brexit sonrası dönemde İngiliz ekonomisinin karşılaştığı en büyük meydan okumalardan biri olduğunu vurguluyor.

Potansiyel Büyüme Hızındaki Düşüş ve Etkileri

Raportörler, Brexit'in yalnızca mevcut ekonomik durumu değil, aynı zamanda gelecekteki potansiyel büyüme yörüngesini de olumsuz etkilediğini ifade ediyor. Eğer İngiltere, AB'nin ayrılmaz bir parçası olarak kalmaya devam etseydi, elde edebileceği ekonomik kazanımların bu denli büyük bir rakama ulaşmayacağı düşünülüyor. Bu durum, özellikle yatırımcı güveni üzerinde de belirgin bir baskı oluşturmuş durumda. Uluslararası firmaların İngiltere'ye yapacağı yatırımlarda daha temkinli davranması, hem istihdam olanaklarını hem de teknolojik gelişmeleri sekteye uğratma riski taşıyor. Ekonomistler, bu durumun uzun vadede ülkenin küresel rekabet gücünü de zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor.

Geleceğe Yönelik Senaryolar ve Çözüm Önerileri

Brexit'in ekonomik sonuçlarına dair yapılan analizler, geleceğe yönelik bazı önemli senaryoları da beraberinde getiriyor. 'Sovereign Hill' raporu, İngiltere hükümetinin bu tabloyu tersine çevirmek için daha agresif ve yenilikçi politikalar izlemesi gerektiğini savunuyor. Özellikle yeni ticaret anlaşmaları yapmak, teknoloji ve inovasyona yatırım yapmak, aynı zamanda AB ile daha yapıcı bir ilişki kurma çabalarını artırmak gibi adımlar, kaybedilen ivmeyi geri kazanmada kritik rol oynayabilir. İngiliz ekonomisinin bu zorlu süreci nasıl atlatacağı, atılacak doğru adımlara ve küresel ekonomik konjonktürdeki değişimlere bağlı olacak. Bu trilyonluk kayıp, Brexit'in bir dönüm noktası olduğu ve ülkenin geleceğini şekillendirmede kritik bir faktör olarak kalacağı gerçeğini değiştirmiyor. Olası bir ekonomik toparlanma süreci için atılacak adımların, detaylı ve stratejik bir planlamayla desteklenmesi elzem görünüyor.

Ayşe Yıldız

Ayşe Yıldız

Ekonomi & Finans Analisti

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu haber için henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

Yorumlar moderasyonun ardından otomatik olarak yayınlanır.
Ekonomi 20.09.2026 15:40 139 okunma

Suudi Arabistan'dan Şaşırtan Hamle: Doları Tahtından Edecek Projeden Çekildi!

Financial Times'ın duyurduğu gelişmeyle Suudi Arabistan Merkez Bankası (SAMA), Çin'in liderliğindeki dijital para platformundan ayrılma kararı aldı. Bu adım, küresel finans sisteminde doların hakimiyetine yönelik önemli bir kırılma işareti olarak yorumlanıyor.

Suudi Arabistan'dan Şaşırtan Hamle: Doları Tahtından Edecek Projeden Çekildi!

Uluslararası finans piyasalarında dolara alternatif bir ödeme sistemi kurma hedefiyle yola çıkılan ve Çin'in öncülüğünde geliştirilen kritik bir dijital para platformundan Suudi Arabistan'ın çekilme kararı aldığı bildirildi. Financial Times'ın edindiği bilgilere göre, Suudi Arabistan Merkez Bankası (SAMA), bu iddialı projeye verdiği desteği çektiğini duyurdu. Bu gelişme, küresel rezerv para birimi statüsünü elinde bulunduran Amerikan Doları'nın tahtını sarsması beklenen bir alternatifin hayata geçirilmesi yolunda önemli bir aksilik olarak değerlendiriliyor.

Küresel Finansın Yeni Dengeleri ve Dijital Paraların Rolü

Son yıllarda merkez bankalarının dijital para birimleri (CBDC) konusundaki çalışmaları hız kazanmış durumda. Özellikle büyük ekonomiler, kendi dijital para birimlerini geliştirerek hem finansal sistemlerini modernize etmeyi hem de uluslararası işlemlerdeki bağımlılıklarını azaltmayı hedefliyor. Bu bağlamda, Çin'in başını çektiği ve birçok ülkenin daha önce dahil olduğu sınır ötesi dijital para platformu, dünya ticaretinde doların dominasyonunu kırmayı amaçlıyordu. Projenin temelinde, ülkeler arasındaki ödemeleri daha hızlı, ucuz ve etkin hale getirecek merkeziyetsiz bir yapının kurulması yatıyordu.

Suudi Arabistan Neden Geri Adım Attı?

Suudi Arabistan'ın bu platformdan çekilme kararı arkasında yatan sebepler henüz tam olarak açıklanmamış olsa da, uzmanlar çeşitli olasılıklar üzerinde duruyor. Birincisi, projenin teknik veya operasyonel zorluklarla karşılaşması. İkincisi, küresel jeopolitik dengelerdeki değişimler ve ülkelerin kendi ulusal çıkarlarını önceliklendirmesi. Üçüncüsü ise, Suudi Arabistan'ın geleneksel olarak dolar ile olan güçlü finansal bağlarını koruma stratejisi. Petrol ticaretinin büyük bir kısmının dolar üzerinden yapıldığı düşünüldüğünde, SAMA'nın bu tür bir hamlesi, mevcut ekonomik düzeni sarsabilecek riskleri minimize etme çabası olarak da görülebilir. Kaynaklara göre, SAMA'nın bu kararı, küresel sistemdeki doların etkisinin sürdürülebilirliği konusunda yapılan kapsamlı bir değerlendirmenin ardından alındığı belirtiliyor.

Doların Hakimiyeti Tehlikede mi?

Her ne kadar Suudi Arabistan gibi önemli bir oyuncunun projeden çekilmesi, dijital para platformunun ilk etapta hedefine ulaşmasını zorlaştırsa da, bu durum doların küresel hakimiyetinin sona ereceği anlamına gelmiyor. Ancak, bu tür girişimlerin devam etmesi, uzun vadede doların rezerv para statüsünü zorlayabilecek bir potansiyel taşıyor. Özellikle Çin gibi ekonomilerin dijital yuan çalışmalarını hızlandırması ve alternatif ödeme sistemleri üzerinde ısrarla durması, gelecekte finansal sistemde çok kutuplu bir yapının oluşabileceğine işaret ediyor. Suudi Arabistan'ın bu stratejik geri çekilmesi, küresel sermaye akışları ve uluslararası ödemelerdeki gelecekteki dönüşümler açısından yakından takip edilecek.

Gelecekte Neler Olabilir?

Uzmanlar, Suudi Arabistan'ın bu hamlesinin, diğer ülkelerin de projeye yönelik yaklaşımlarını etkileyebileceğini öngörüyor. Ülkeler, dijital para birimleri ve uluslararası ödeme sistemleri konusundaki stratejilerini yeniden gözden geçirebilir. Bu durum, dünya genelinde finansal teknolojilerin (fintech) gelişimini ve merkez bankalarının dijitalleşme süreçlerini daha da hızlandırabilir. SAMA'nın aldığı bu karar, uluslararası finans çevrelerinde stratejik bir hamle olarak yorumlanırken, Suudi Arabistan'ın küresel finansal mimarideki rolünün gelecekte nasıl şekilleneceğine dair önemli ipuçları barındırıyor.

Ekonomi 20.09.2026 11:40 80 okunma

Sabancı Holding'den Dev Adım! COP31'e Elektrifikasyon Ortağı Olarak Katılıyor, Antalya Şampiyonlar Sahnesi Olacak!

Sabancı Holding, dünya iklim zirvesi COP31'in elektrifikasyon ortağı olarak seçildi. Holding CEO'su Kıvanç Zaimler, Antalya'da düzenlenecek zirvenin Türkiye için büyük bir fırsat olduğunu belirtti.

Sabancı Holding'den Dev Adım! COP31'e Elektrifikasyon Ortağı Olarak Katılıyor, Antalya Şampiyonlar Sahnesi Olacak!

Sabancı Holding, sürdürülebilirlik alanındaki öncü rolünü pekiştirerek, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) tarafından düzenlenen ve dünyanın en önemli çevresel buluşmalarından biri olan İklim Konferansı'nın (COP) 31. oturumuna resmi elektrifikasyon ortağı olarak katılıyor. Bu stratejik iş birliği, Türkiye'nin küresel iklim değişikliğiyle mücadeledeki kararlılığını ve yenilikçi çözümlerini sergilemesi açısından büyük önem taşıyor.

Türkiye'nin Küresel İklim Arenasındaki Yeri Güçleniyor

Sabancı Holding CEO'su Kıvanç Zaimler, holdingin bu prestijli organizasyona ortaklık etmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "COP31'in Antalya'da düzenlenmesi, bu alanda liderlik rolü üstlenmek ve bugüne kadar hayata geçirdiğimiz başarılı uygulamaları uluslararası platformda göstermek adına eşsiz bir fırsat sunuyor." açıklamasında bulundu. Bu açıklama, Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı zirvenin sadece bir toplantı olmanın ötesinde, ülkenin enerji dönüşümü ve sürdürülebilirlik vizyonunu dünyaya tanıtma potansiyeli taşıdığını vurguluyor.

Elektrifikasyon ve Sürdürülebilirlik: Sabancı'nın Vizyonu

Holding, COP31 süresince etkinlik alanının enerji ihtiyacının karşılanmasında ve karbonsuz bir operasyonun sağlanmasında kilit rol oynayacak. Bu kapsamda Sabancı, elektrikli ulaşım çözümlerinden yenilenebilir enerji kullanımına kadar geniş bir yelpazede yenilikçi teknolojilerini ve uygulamalarını sergileyecek. Amaç, sadece zirvenin çevresel ayak izini minimize etmek değil, aynı zamanda iklim dostu teknolojilere olan yatırımları teşvik etmek ve bu alanda küresel bir farkındalık yaratmak.

Antalya'da Küresel İklim Liderleri Buluşacak

COP31, dünya liderlerini, politika yapıcıları, sivil toplum kuruluşlarını, özel sektörü ve bilim insanlarını bir araya getirerek iklim değişikliğiyle mücadelede somut adımlar atmayı hedefliyor. Zirvede, küresel ısınmayı durdurma çabaları, yenilenebilir enerjiye geçişin hızlandırılması, iklim finansmanı mekanizmaları ve uyum stratejileri gibi kritik konular masaya yatırılacak. Sabancı Holding'in elektrifikasyon ortağı olarak üstlendiği rol, bu küresel çabanın teknolojik ve operasyonel boyutuna önemli bir katkı sağlayacak.

Enerji Dönüşümünde Liderlik ve Geleceğe Yatırım

Sabancı Holding, bu ortaklıkla birlikte enerji sektöründeki dönüşümünü hızlandırma ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etme vizyonunu bir kez daha ortaya koyuyor. Holdingin enerji şirketleri, yenilenebilir enerji kaynaklarına yaptığı yatırımlar ve elektrikli mobilite alanındaki çalışmalarıyla öne çıkıyor. COP31'deki varlığı, bu alandaki uzmanlığını ve küresel ölçekteki etki gücünü göstermesi açısından kritik öneme sahip. Antalya'nın ev sahipliği yapacağı zirve, Türkiye'nin hem ulusal hem de uluslararası alanda enerji ve iklim politikalarındaki etkinliğini artırması için önemli bir basamak olacaktır.

Bu iş birliği, Sabancı Holding'in sadece bir sanayi grubu olmanın ötesinde, gelecek nesiller için daha yaşanabilir bir dünya yaratma sorumluluğunu taşıdığını gösteriyor. COP31'de sergilenecek teknolojik çözümler ve yürütülecek tartışmalar, küresel iklim hedeflerine ulaşmada önemli bir ivme kazandırabilir.

Ekonomi 20.09.2026 07:40 220 okunma

Türkiye'nin Geleceği Şekilleniyor: 81 İlde Akıllı Şehirler Devrimi Başlıyor!

2026 sonuna kadar 81 ilde hayata geçirilecek akıllı şehir stratejileri ve yol haritaları için düğmeye basıldı. Vatandaşların yaşam kalitesini artıracak 50 yeni uygulama yolda.

Türkiye'nin Geleceği Şekilleniyor: 81 İlde Akıllı Şehirler Devrimi Başlıyor!

Türkiye, geleceğin yaşam standartlarını bugünden inşa etme yolunda dev bir adım atıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın attığı adımlarla, 2026 yılı sonuna kadar 81 ilin tamamında akıllı şehir stratejileri ve yol haritaları hayata geçirilecek. Bu kapsamlı proje, ülkemizin dört bir yanındaki şehirleri daha yaşanabilir, verimli ve sürdürülebilir hale getirmeyi hedefliyor.

Ekonomi 20.09.2026 03:40 174 okunma

Muğla'dan Gelen Tatlı Haber: Çam Balında Beklenenin Üstünde Rekolte Arıcıların Yüzünü Güldürdü!

Türkiye'nin çam balı üretim üssü Muğla'da, bu yılki hasat sezonu arıcılar için büyük bir sevinç kaynağı oldu. Beklentileri aşan rekolte, bölge ekonomisine de olumlu yansıyacak.

Muğla'dan Gelen Tatlı Haber: Çam Balında Beklenenin Üstünde Rekolte Arıcıların Yüzünü Güldürdü!

Türkiye'nin bal üretiminde önemli bir yere sahip olan Muğla'da, çam balı sezonu arıcılar için sürprizlerle dolu geçti. Yurdun dört bir yanına yayılan çam kokusuyla birlikte topraktan sofralara uzanan bu eşsiz lezzetin üreticileri, bu yılki hasat döneminden oldukça memnun.

Muğla'nın Altın Sıvısı: Çam Balı Rekoltesi Neden Yüksek?

Muğla ve çevresinde, özellikle Marmaris, Datça, Gökova gibi bölgelerde yoğunlaşan çam balı üretimi, Türkiye'nin toplam çam balı ihtiyacının büyük bir kısmını karşılıyor. Bu yılki rekoltenin beklentilerin üzerinde gerçekleşmesinde, bölgenin iklim koşullarının yanı sıra arıcıların gösterdiği özenli çalışmanın büyük rolü olduğu belirtiliyor. Uzmanlar, ilkbahar ve yaz aylarında yaşanan doğru yağış miktarı ve ardından gelen güneşli günler sayesinde çam ağaçlarının salgıladığı tatlı öz suyun (bal çiği) bol miktarda oluştuğunu ifade ediyor. Arıcılar da bu doğal zenginliği en iyi şekilde değerlendirerek kaliteli ve bol miktarda petekler elde etmenin haklı gururunu yaşıyor.

Arıcıların Gözü Kışa Dönük: Gelir Beklentisi Yüksek

Son yıllarda yaşanan olumsuz hava koşulları ve iklim değişiklikleri nedeniyle zorlu bir süreçten geçen arıcılar, bu yılki başarılı rekolte ile derin bir nefes aldı. Yüksek verim, hem arıcıların ekonomik olarak rahatlamasını sağlayacak hem de sofralara daha kaliteli çam balı ulaşmasına olanak tanıyacak. Birçok arıcı, elde ettikleri ürünün kalitesinden ve miktarından duyduğu memnuniyeti dile getirirken, özellikle ihracat potansiyeli taşıyan bu ürünle ilgili beklentilerinin de arttığını vurguluyor. Muğla Arıcılar Birliği yetkilileri, bu yılki verimin, bölgedeki arıcılık sektörünün sürdürülebilirliği açısından da büyük önem taşıdığını belirtiyor.

Çam Balının Değeri ve Türkiye Ekonomisindeki Yeri

Çam balı, kendine has aroması ve sağlık üzerindeki olumlu etkileriyle bilinen, nadide bir bal türüdür. Türkiye'de üretilen bal çeşitleri arasında özel bir yere sahip olan çam balı, özellikle antioksidan içeriği ve antibakteriyel özellikleri ile öne çıkıyor. Muğla'nın coğrafi işaretli ürünleri arasında da yer alan çam balının yüksek rekoltesi, sadece üreticiler için değil, aynı zamanda bölge turizmi ve genel Türk ekonomisi için de olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Bu başarılı sezonun, ilerleyen yıllarda da devam etmesi için doğanın korunması ve arıcılık faaliyetlerinin desteklenmesi gerektiği uzmanlarca sıklıkla dile getiriliyor.

Arıcılar, gelecek sezondan da umutlu. Doğanın dengesini koruyarak çalışmaya devam eden üreticiler, Muğla'nın dünyaca ünlü çam balını gelecek nesillere aktarmak için gayret gösteriyor. Bu yılın müjdeli haberi, hem üreticinin emeğinin karşılığını alması hem de tüketicinin kaliteli balla buluşması açısından büyük önem taşıyor.