Çorum'un Nabzı
--° -- --/--°
Yerel KÖŞE YAZISI 12.07.2026 06:40 256 okunma

CHP'li Vekil Duyurdu: Çankaya Belediyesi'ne Yapılan Müdahale Sert Tepkiyle Karşılandı! Başkan Güner'e Güçlü Destek...

CHP Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız, Çankaya Belediyesi'ne yönelik operasyonel müdahaleyi sert bir dille eleştirerek, Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'e tam destek verdiğini açıkladı. Tahtasız, müdahalenin siyasi olduğunu iddia etti.

CHP'li Vekil Duyurdu: Çankaya Belediyesi'ne Yapılan Müdahale Sert Tepkiyle Karşılandı! Başkan Güner'e Güçlü Destek...

CHP Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız, son günlerde gündeme gelen ve Çankaya Belediyesi'ni hedef aldığı iddia edilen operasyonel süreçlere dair sert bir açıklama yaparak, belediyenin çalışmalarına yönelik bu tür müdahalelerin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Tahtasız, özellikle Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in yanında olduğunu belirterek, bu hamlelerin siyasi olduğunu öne sürdü.

Siyasi Kumpas Mı? Müdahalenin Perde Arkası Aralanıyor

Son dönemde bazı belediyelere yönelik artan incelemeler ve operasyonel süreçler, siyasetin gündemine bomba gibi düşerken, en dikkat çekici tepkilerden biri de CHP Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız'dan geldi. Tahtasız, özellikle Ankara'nın önemli ilçelerinden biri olan Çankaya Belediyesi'ne yapılan müdahalenin, belediyenin yürüttüğü başarılı çalışmalara gölge düşürme amacı taşıdığını iddia etti. Milletvekili Tahtasız, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: 'Sayın Belediye Başkanımız Hüseyin Can Güner'in öncülüğünde Çankaya'da halkımız için canla başla çalışan bir belediyeye yönelik bu tür adımlar, siyasi bir kumpas olarak karşımızda durmaktadır. Yapılanın hukuki bir zeminden çok, siyasi bir hamle olduğu aşikardır.'

Başkan Güner'e Tam Destek: 'Çalışmalarımız Engellenemez'

CHP'li vekil, açıklamasının devamında Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'e yönelik güçlü bir destek mesajı verdi. Güner'in, belediyecilik anlayışıyla halkın takdirini kazandığını belirten Tahtasız, 'Başkanımız Güner, göreve geldiği günden bu yana şeffaf ve halk odaklı bir yönetim sergilemiştir. Çankaya'da hayata geçirilen projeler ve hizmetler ortadadır. Bu tür operasyonlarla belediyemizin ilerleyişini durdurmaya çalışmak beyhude bir çabadır. Bizler, Genel Merkezimizle ve ilçe teşkilatımızla birlikte Sayın Güner'in ve ekibinin yanındayız. Çankaya Belediyesi'nin çalışmaları asla engellenemeyecektir' dedi. Tahtasız, bu tür müdahalelerin Türkiye'nin demokratik değerlerine de bir darbe olduğunu sözlerine ekledi.

Yerel Yönetimlere Yönelik Baskılar Artıyor Mu?

Ülke genelinde yerel yönetimlere yönelik artan inceleme ve soruşturmalar, siyasetin önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Özellikle muhalefet partilerine ait belediyelerin hedef alındığı algısı, bu tür müdahalelerin siyasi motivasyonla yapıldığı yönündeki iddiaları güçlendiriyor. Uzmanlar, yerel yönetimlerin özerkliğinin korunması ve demokratik süreçlere müdahale edilmemesi gerektiğini sıklıkla vurguluyor. Çankaya Belediyesi'ne yapılan müdahaleye gelen tepkiler, bu konudaki hassasiyetin ne kadar büyük olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Milletvekili Tahtasız'ın açıklamaları, bu gerilimin daha da tırmanabileceği endişesini taşıyor. Önümüzdeki süreçte, Çankaya Belediyesi özelinde yaşanacak gelişmelerin, yerel yönetimler üzerindeki genel baskı ortamını nasıl etkileyeceği merak ediliyor. Bu operasyonel süreçlerin ardındaki gerçek nedenlerin ortaya çıkması ve hukukun üstünlüğü ilkesinin tüm süreçlerde eksiksiz uygulanması bekleniyor.

Kemal Demir

Kemal Demir

Gündem & Siyaset Yazarı

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu haber için henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

Yorumlar moderasyonun ardından otomatik olarak yayınlanır.
Yerel 26.08.2026 08:40 250 okunma

Bayat'ta Yeni Dönem: Kaymakam Ömer Faruk Koç Göreve Başladı, İlçede Heyecan Dorukta!

Çorum'un stratejik öneme sahip Bayat ilçesine atanan Kaymakam Ömer Faruk Koç, resmi olarak görevine başladı. Yeni kaymakamın ilçedeki ilk icraatları merakla bekleniyor.

Bayat'ta Yeni Dönem: Kaymakam Ömer Faruk Koç Göreve Başladı, İlçede Heyecan Dorukta!

Çorum'un incisi Bayat ilçesi, yeni bir yöneticiyle buluştu. Kaymakamlık makamına atanan Ömer Faruk Koç, görevine resmen başladı. Bu önemli görev değişikliği, Bayat halkı tarafından büyük bir ilgiyle karşılanırken, ilçenin geleceğine dair umutları da artırdı.

Yerel 26.08.2026 08:10 279 okunma

Pazarcılar İsyanda: 'Yer Gösterilmezse, Köy Ürünlerimiz Çürümeye Terk Edilecek!'

Manisa'da pazar yerinde tezgah kurmak isteyen ancak yer bulamayan köy üreticileri isyan etti. Sorunun çözülmemesi halinde ürünlerin tarlada kalacağı belirtildi.

Pazarcılar İsyanda: 'Yer Gösterilmezse, Köy Ürünlerimiz Çürümeye Terk Edilecek!'

Manisa'nın Salihli ilçesinde, yerel pazarlarda ürünlerini satarak geçimini sağlayan köy üreticileri, büyük bir mağduriyet yaşıyor. Yıllardır pazar tezgahlarında taze köy ürünlerini ilçe halkıyla buluşturan üreticiler, mevcut pazar yerindeki yer sıkıntısı nedeniyle tezgah açamaz hale geldi. Durumun düzeltilmemesi halinde, emekle yetiştirdikleri ürünlerin çürümeye terk edileceği endişesi hakim.

Pazar Yerinde Kayıtlı Üreticiler Bile Yer Bulamıyor

Salihli Pazar Yeri'nde, özellikle Cumartesi günleri kurulan yerel pazarda, üreticilerin tezgah açabilmesi için belirli kurallara uyması ve kayıt yaptırması gerekiyor. Ancak, Salihli Pazarcılar Odası ve ilgili belediye birimlerinin açıklamalarına göre, mevcut pazar alanının doluluk oranı %100'e ulaşmış durumda. Bu durum, yeni başvuran üreticilerin yanı sıra, uzun yıllardır bu pazarda yer alan ancak farklı nedenlerle geçici olarak yer değiştiren veya yerini başkasına devreden üreticilerin de tekrar tezgah açmasını imkansız hale getiriyor. Üreticiler, daha önceden kendilerine tahsis edilen yerlerin artık kullanılmadığını, ancak bu alanların yeni üreticilere açılmadığını iddia ediyor.

'Emeklerimiz Ziyan Olmasın!' Çığlığı

Pazar yerinde tezgah açma umuduyla gelen köy üreticileri, büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor. Kimi üreticiler, erken saatlerde pazara gelip boş yer aradıklarını ancak sonuç alamadıklarını belirtiyor. Bir üretici, “Sabahın erken saatinde geliyoruz, günlerce uğraşarak yetiştirdiğimiz domatesler, biberler, salatalıklar burada bekliyor. Ama tezgah kuracak yerimiz yok. Belediyeden ve Pazarcılar Odası'ndan destek istiyoruz. Bu ürünler tarlada kalırsa hepimiz büyük zarar ederiz. Bizim tek geçim kaynağımız bu pazar,” diyerek çaresizliklerini dile getirdi. Bir başka üretici ise, “Yer göstermezlerse, biz de bu ürünleri köylerimize geri götürmek zorunda kalacağız. Bu da hem bizim için hem de vatandaş için büyük kayıp. Tüketiciye daha uygun fiyatla ulaşan bu ürünlerin halkla buluşması engelleniyor,” şeklinde konuştu.

Çözüm Beklentisi: Yeni Bir Pazar Alanı veya Genişletme

Köy üreticilerinin bu haklı talepleri karşısında yetkililerden bir adım atılması bekleniyor. Pazarcılar Odası ve Salihli Belediyesi'nin, mevcut pazar yerinin fizibilite çalışması yapılarak genişletilmesi veya Cumartesi günleri için ek bir pazar alanı tahsis edilmesi gibi alternatif çözümler üzerinde durması gerektiği vurgulanıyor. Üreticiler, “Bizim tek derdimiz, ürettiğimiz doğal ve sağlıklı ürünleri halkımızla aracısız buluşturmak. Bunun için bize bir şans verilsin. Sadece bir çözüm bulunmasını istiyoruz. Bu durumun daha fazla uzaması, hem üreticinin belini büker hem de ilçe halkının taze sebze-meyveye ulaşımını zorlaştırır,” diyerek yetkililere seslendi. Bölge halkının da bu duruma kayıtsız kalmadığı, üreticilere destek verdiği gözlemleniyor. Yetkililerden gelecek olumlu bir haber, hem üreticilerin hem de Salihli halkının yüzünü güldürecek.

Yerel 26.08.2026 06:40 257 okunma

Ceviz Bahçelerini Vuran 'Buz Nefesi': Hasat Umutları Kar Altında Kaldı!

Geçtiğimiz aylarda yaşanan zirai don olayları, Türkiye'nin önemli ceviz üretim bölgelerinde büyük zararlara yol açtı. Bu yılın hasat beklentisi, donun vurduğu binlerce dönüm arazide adeta kar altındayken, üreticiler zorlu bir sezonla karşı karşıya.

Ceviz Bahçelerini Vuran 'Buz Nefesi': Hasat Umutları Kar Altında Kaldı!

Türkiye'nin dört bir yanında bahar aylarının müjdecisi olması beklenen ancak zirai don felaketine dönüşen dondurucu soğuklar, en çok tarım sektörünü vurdu. Özellikle ceviz üretimiyle öne çıkan bölgelerde, göz kamaştıran güzelliğiyle büyüleyen ceviz ağaçları, beklenmedik bir kışın ikinci yüzüyle tanıştı. İlkbaharın müjdelediği tomurcuklanma ve çiçeklenme döneminde yaşanan ayaz, milyonlarca lirayı bulan maddi kayba işaret ediyor.

Donun Gölgesindeki Ceviz Tarlaları: Verim Beklentisi Yerlerde Sürünen Üreticiler

Bahçe sahipleri ve çiftçiler, ilkbahar donlarının yarattığı yıkımla adeta yıkıldı. Üretim sezonunun kritik bir evresinde meydana gelen ani ve şiddetli soğuklar, henüz tam olgunlaşmamış olan ceviz tomurcuklarını ve çiçeklerini dondurarak geri dönülmez hasara yol açtı. Bu durum, yıl boyunca büyük emek ve yatırım yapan üreticilerin gelir beklentilerini de ciddi oranda düşürdü. Sadece belirli bölgeleri değil, ülke genelindeki ceviz rekoltesini olumsuz etkileyecek bu tablonun, ilerleyen dönemlerde fiyatlara da yansıması bekleniyor.

Donun Etkisini Azaltma Yolları ve Gelecek Sezon İçin Dersler

Uzmanlar, zirai donun tarım üzerindeki yıkıcı etkisine dikkat çekerken, çiftçilerin bu tür doğal afetlere karşı daha dirençli olabilmesi için önleyici tedbirler alması gerektiğini vurguluyor. Don riskinin yüksek olduğu dönemlerde rüzgar makineleri, sulama sistemleri veya örtü teknikleri gibi yöntemlerin kullanılabileceği belirtiliyor. Ayrıca, iklim değişikliğinin etkileri göz önüne alındığında, gelecekte yaşanabilecek benzer don olaylarına karşı erken uyarı sistemlerinin önemine de dikkat çekiliyor. Bu yıl yaşanan kayıpların, gelecek sezon için daha etkin korunma stratejileri geliştirilmesi adına önemli bir ders teşkil etmesi umuluyor.

Pazar Yerine Ulaşamayan Cevizler: Ekonomik Dalgalanmalar Kapıda

Zirai donun vurduğu cevizlerdeki verim kaybı, sadece çiftçinin cebini değil, genel ekonomiyi de etkileme potansiyeli taşıyor. Türkiye'nin önemli bir ceviz ihracatçısı konumunda olması ve iç piyasada da ceviz tüketiminin yüksekliği göz önüne alındığında, rekoltedeki düşüşün tedarik zincirini zorlayacağı öngörülüyor. Bu durumun, ithal ceviz ihtiyacını artırabileceği ve dolayısıyla döviz kurları üzerinde de baskı oluşturabileceği endişesi hakim. Üreticiler, devletten bu zorlu süreçte destek ve yardım beklerken, sektörün toparlanması için atılacak adımlar yakından takip ediliyor. Bu yılın kayıpları, önümüzdeki yıllarda tarımsal verimliliği artırmaya yönelik politikalara odaklanılması gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Yerel 26.08.2026 06:10 291 okunma

Binlerce Kişiyi Ekmeğinden Edecek Dev Kriz: Türkiye'nin Devi Battı mı?

Çorum ve İstanbul'da 1.000'den fazla çalışanıyla dev bir tekstil imparatorluğu olan Bilsar'dan şoke eden konkordato başvurusu geldi. Mahkeme, 3 aylık geçici mühlet kararı verdi.

Binlerce Kişiyi Ekmeğinden Edecek Dev Kriz: Türkiye'nin Devi Battı mı?

Türkiye'nin önemli sanayi ve ihracat kuruluşlarından biri olan ve tekstil sektöründe adından sıkça söz ettiren Bilsar Tekstil, mali sıkıntıların pençesinde kıvranıyor. Firmanın, Çorum Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yaptığı konkordato başvurusu, sektörde ve bölgede büyük yankı uyandırdı. Bu başvuru, şirketin geleceği hakkında ciddi soru işaretleri doğururken, binlerce çalışanın ve tedarikçinin kaderini de belirsizliğe sürükledi.

Sektörün Önde Gelen İsmi Neden Zor Durumda?

Çorum ve İstanbul'daki önemli üretim ve yönetim merkezlerinde faaliyet gösteren Bilsar Tekstil, bugüne dek 1.000'den fazla kişiye istihdam sağlamış bir sanayi devi olarak biliniyordu. Ülke ekonomisine yaptığı katkılar ve ihracattaki başarısıyla tanınan firmanın bu denli büyük bir mali darboğaza düşmesi, pek çok soru işareti barındırıyor. Uzmanlar, küresel ekonomik dalgalanmalar, artan maliyetler, döviz kurundaki değişimler ve sektördeki yoğun rekabet gibi faktörlerin Bilsar üzerinde baskı oluşturmuş olabileceğini belirtiyor. Firmanın bu başvuruyla birlikte, borçlarını yeniden yapılandırmak ve faaliyetlerine devam edebilmek için bir şans daha elde etmesi hedefleniyor.

Mahkemeden Acele Karar: 3 Aylık Geçici Mühlet

Çorum Asliye Ticaret Mahkemesi, Bilsar Tekstil'in konkordato talebini değerlendirerek şirket hakkında 3 aylık geçici mühlet kararı verdi. Bu karar, firmanın borçlu olduğu alacaklılara karşı korunmasını ve bu süre zarfında faaliyetlerini sürdürmesini sağlayacak. Bu geçici mühlet süreci, şirketin mali durumunu düzeltmek, borçlarını yeniden yapılandırmak ve olası bir iflastan kurtulmak için bir fırsat sunuyor. Mahkeme tarafından atanacak mühletin denetimi için ise kayyum heyeti görevlendirilecek. Bu heyet, Bilsar'ın mali durumunu yakından inceleyecek ve şirketin iyileşme potansiyelini raporlayacak.

İstihdam ve Tedarik Zinciri Üzerindeki Etkiler

Bilsar Tekstil'in içinde bulunduğu bu durum, sadece şirketi değil, aynı zamanda geniş bir ekosistemi de etkileme potansiyeli taşıyor. Binlerce çalışanın geleceği, bu sürecin nasıl yönetileceğine bağlı olacak. Firmanın başarılı bir şekilde yeniden yapılanması halinde, istihdamın korunması mümkün olabilir. Ancak aksi bir durumda, önemli bir işsizlik dalgasıyla karşı karşıya kalınabilir. Bunun yanı sıra, firmanın tedarik zincirinde yer alan küçük ve orta ölçekli işletmeler de ödemeler konusunda belirsizlikler yaşayabilir. Bu tür konkordato süreçleri, ilgili sektördeki diğer firmalar üzerinde de psikolojik ve ekonomik baskı oluşturabilmektedir.

Piyasalardan Gelen İlk Tepkiler ve Beklentiler

Sektör analistleri, Bilsar'ın konkordato başvurusunun, Türkiye'deki genel ekonomik konjonktürün bir yansıması olabileceği görüşünde. Özellikle imalat ve ihracat odaklı sektörlerde görülen finansal zorluklar, dikkatleri bu tür büyük firmaların üzerine çekiyor. Bilsar'ın bu geçici mühlet sürecini başarıyla atlatıp atlatamayacağı, önümüzdeki aylarda belli olacak. Alacaklılarla yapılacak görüşmeler, sunulacak yeniden yapılandırma planının kabul edilip edilmeyeceği ve şirketin operasyonel verimliliğini ne kadar artırabileceği gibi faktörler, sonucun belirlenmesinde kritik rol oynayacak. Bu süreç, Türk tekstil sektörü için de önemli bir dönüm noktası olabilir ve benzer sorunlarla boğuşan diğer firmalar için bir örnek teşkil edebilir.