Çorum'un Nabzı
--° -- --/--°
Yerel KÖŞE YAZISI 07.07.2026 14:40 309 okunma

Çorum'da Şok İddia: 55 Köy 'Arıtılmamış' Suyla Susuz Mu Kalıyor?

Çorum İl Genel Meclisi'nde Şendere Göleti'nden su alan 55 köyde arıtma tesisi skandalı patlak verdi. CHP'li Meclis Üyesi Ümit Er, tesisin çalıştırılmadığını iddia ederek köylülerin sağlığını riske atan ihmali gözler önüne serdi.

Çorum'da Şok İddia: 55 Köy 'Arıtılmamış' Suyla Susuz Mu Kalıyor?

Çorum İl Genel Meclisi, Temmuz ayı ikinci toplantısında yürekleri ağza getiren bir iddiayı masaya yatırdı. Şendere Göleti'nden sağlanan içme suyunun ulaştığı 55 köyün halk sağlığı, CHP İl Genel Meclis Üyesi Ümit Er'in gündeme getirdiği ciddi bir iddiayla tehlikeye girdi. Er, köylere ulaştırılan suyun arıtma tesislerinden geçirilmediğini öne sürerek, adeta bir 'su krizi'nin kapıda olduğunu belirtti.

Arıtma Tesisleri Atıl mı Bırakıldı? Köylülerin Sağlığı Tehlikede!

CHP İl Genel Meclis Üyesi Ümit Er, yaptığı açıklamada, Şendere Göleti'nden alınan suyun arıtılması için kurulmuş olan tesislerin neden çalıştırılmadığına dair derin bir soru işareti oluşturdu. Er, köylere giden suyun herhangi bir arıtma işleminden geçmediğini, bu durumun ise köylerde yaşayan vatandaşların sağlığını doğrudan tehdit ettiğini vurguladı. Bu iddia, bölgedeki binlerce insan için büyük bir endişe kaynağı oldu. Devletin temel görevi olan halk sağlığını koruma noktasında böylesine bir ihmalin kabul edilemez olduğunu belirten Er, yetkililerin bu konuya derhal el atması gerektiğini söyledi.

Su Kaynağının Önemi ve Arıtmanın Zorunluluğu

Şendere Göleti'nin, bölgedeki pek çok yerleşim birimine önemli bir su kaynağı sağladığı biliniyor. Ancak, bu suyun insan tüketimine uygun hale getirilmesi için modern arıtma süreçlerinden geçirilmesi hayati önem taşıyor. Arıtma tesislerinin devreye alınmaması, gölette bulunabilecek zararlı mikroorganizmaların, kimyasal kalıntıların veya diğer kirleticilerin doğrudan içme suyuna karışması anlamına gelebilir. Bu da uzun vadede salgın hastalıklar, kronik rahatsızlıklar ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Yapılan yatırımın atıl kalması, hem ekonomik bir kayıp hem de halk sağlığı açısından telafisi mümkün olmayan zararlar doğurma potansiyeli taşıyor.

Köylülerden Tepki ve Acil Eylem Çağrısı

CHP'li Meclis Üyesi Er'in bu çıkışının ardından, bölgede yaşayan köylüler arasında da büyük bir tepki oluştu. Yıllardır temiz ve sağlıklı suya erişim hakkının gasp edildiğini düşünen köylüler, yetkililerden acil açıklama ve somut adımlar bekliyor. Sosyal medya ve yerel platformlarda dile getirilen endişeler, durumun vahametini gözler önüne seriyor. Birçok köylü, çocuklarının sağlığından endişe duyduğunu ve bu duruma bir an önce çözüm bulunmasını talep ediyor. Er, meclis gündemine taşıdığı bu konunun, sadece bir meclis üyesinin dile getirdiği bir iddia olarak kalmaması gerektiğini, tüm Çorum halkının vicdanını ilgilendiren bir mesele olduğunu belirtti. Acil olarak arıtma tesislerinin çalıştırılması ve suyun periyodik olarak analiz edilmesi gerektiğini savundu.

Gözler Belediyede: Hangi Tedbirler Alınacak?

Bu kritik iddia sonrası tüm gözler, ilgili belediye ve il özel idaresine çevrildi. Hangi gerekçelerle arıtma tesislerinin faaliyete geçirilmediği, mevcut durumun halk sağlığı açısından ne gibi riskler taşıdığı ve bu riskleri ortadan kaldırmak için atılacak adımlar merak ediliyor. Vatandaşlar, şeffaf bir bilgilendirme ve tesislerin derhal çalıştırılması yönünde güçlü bir beklenti içinde. Bu konunun takibinin sıkı bir şekilde yapılacağı ve halk sağlığını riske atacak her türlü ihmalin üzerine gidileceği ifade ediliyor. Önümüzdeki günlerde bu konuda atılacak adımlar ve verilecek yanıtlar, bölge halkının güvenliği açısından büyük önem taşıyacak.

Kemal Demir

Kemal Demir

Gündem & Siyaset Yazarı

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu haber için henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

Yorumlar moderasyonun ardından otomatik olarak yayınlanır.
Yerel 05.10.2026 20:40 138 okunma

İskilip Cezaevinde Şok Gelişme: Kapılar Açık Kaldı, Firariler Peşinde!

Çorum'un İskilip ilçesindeki açık cezaevinden iki mahkumun firar etmesi üzerine geniş çaplı operasyon başlatıldı. Hükümlülerin bulunması için çalışmalar sürerken, bölgede güvenlik önlemleri artırıldı.

İskilip Cezaevinde Şok Gelişme: Kapılar Açık Kaldı, Firariler Peşinde!

Çorum'un tarihi ve huzurlu ilçesi İskilip'te, cezaevi güvenliğiyle ilgili endişelere yol açan bir olay yaşandı. İskilip Açık Ceza İnfaz Kurumu'ndan firar eden iki mahkumun bulunması için jandarma ekipleri tarafından hummalı bir çalışma başlatıldı. Olayın duyulmasının ardından bölge halkı arasında da kısa süreli bir tedirginlik yaşanırken, yetkililer vatandaşları sakin olmaları konusunda uyardı.

Firar Detayları ve Arama Operasyonu

Edinilen bilgilere göre, İskilip Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda bulunan ve farklı suçlardan hüküm giymiş iki mahkumun, henüz belirlenemeyen bir nedenle cezaevinden firar ettiği anlaşıldı. Kurum yetkililerinin durumu fark etmesi üzerine derhal jandarma birimlerine haber verildi. Olay yerine sevk edilen çok sayıda jandarma personeli, firar eden mahkumların izini kaybetmemek için geniş çaplı bir operasyon başlattı. Bölgedeki ormanlık alanlar, kırsal mahalleler ve olası kaçış güzergahları didik didik aranıyor. Drone ve termal kameralarla da desteklenen arama çalışmaları, gece ve gündüz demeden sürdürülüyor.

Güvenlik Önlemleri ve Halkın Tepkisi

Firar olayının ardından İskilip ilçesi ve çevresindeki güvenlik önlemleri üst düzeye çıkarıldı. Jandarma ve polis ekipleri, ilçe giriş ve çıkışlarında kontrol noktaları oluşturarak şüpheli şahıs ve araçlara yönelik denetimleri sıklaştırdı. Vatandaşların da dikkati ve duyarlılığına başvurularak, şüpheli durumlarla karşılaştıklarında veya firarilerle ilgili herhangi bir bilgiye ulaştıklarında derhal güvenlik güçlerine bildirmeleri istendi. Bölge halkı, olayın şaşkınlığını yaşarken, yetkililerin titiz çalışması sayesinde kısa sürede yakalanmaları temennisinde bulundu. Yaşanan bu durum, açık cezaevlerinin güvenlik mekanizmalarının ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Açık Cezaevleri ve Güvenlik Zafiyetleri Tartışması

İskilip'te yaşanan bu firar olayı, Türkiye'deki açık ceza infaz kurumlarının güvenlik sistemleri ve mahkumların topluma yeniden entegrasyon süreçleri hakkındaki tartışmaları da alevlendirebilir. Açık cezaevleri, mahkumların çalışma hakkından yararlanmasını ve dışarıyla daha az kopuk bir yaşam sürmesini hedeflerken, firar gibi olaylar bu sistemin potansiyel risklerini de ortaya koyuyor. Uzmanlar, bu tür olayların önlenmesi için teknolojik altyapının güçlendirilmesi, personel eğitimlerinin artırılması ve mahkum takip sistemlerinin daha etkin kullanılması gerektiğini belirtiyor. Hükümlülerin rehabilitasyonu kadar, toplumun güvenliğinin de en üst düzeyde tutulması gerektiği vurgulanıyor. Bu firariler hakkında herhangi bir bilgiye ulaşanların, en yakın jandarma veya polis birimine başvurması büyük önem taşıyor.

Yetkililer, firar eden mahkumların yakalanması için her türlü imkanın seferber edildiğini ve operasyonun titizlikle yürütüldüğünü belirtti. Gelişmeler aktarılmaya devam edecek.

Yerel 05.10.2026 20:10 153 okunma

76 Yaşında Ani Kayıp! Tanınmış İsim Kalbine Yenik Düştü, Sevenleri Yasa Boğuldu

Çorum'da yaşayan 76 yaşındaki Rıza Dalmızrak, geçirdiği ani kalp krizi sonucu hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Dalmızrak'ın vefatı, ailesini ve yakınlarını derin üzüntüye boğdu.

76 Yaşında Ani Kayıp! Tanınmış İsim Kalbine Yenik Düştü, Sevenleri Yasa Boğuldu

Mecitözü'nün Hıdırlık Mahallesi sakinlerinden ve bölgede tanınan bir sima olan Rıza Dalmızrak, yaşama veda etti. 76 yaşındaki Dalmızrak, sabaha karşı beklenmedik bir şekilde geçirdiği kalp kriziyle yürekleri dağladı. Edinilen bilgilere göre, kızı Şenay ve damadı Kemal Aydın'ın evinde misafir olduğu sırada rahatsızlanan Dalmızrak, acilen Çorum Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı.

Ani Rahatsızlık ve Hastaneye Kaldırılış Süreci

Sağlık ekiplerinin zamanında müdahalesiyle hastaneye ulaştırılan Rıza Dalmızrak için doktorlar seferber oldu. Ancak ne yazık ki, acı haber kısa süre sonra geldi. Hastanede yapılan yoğun tedavi ve müdahaleler, kalp krizinin önüne geçmeye yetmedi. Dalmızrak, hastaneye kaldırıldıktan yaklaşık bir saat sonra, doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamayarak hayata gözlerini yumdu. Bu beklenmedik kayıp, ailesi ve sevenleri için büyük bir şok etkisi yarattı.

Dalmızrak Ailesi ve Çevreleri Yasta

Nebahat Dalmızrak'ın eşi olan Rıza Dalmızrak, geride derin bir üzüntü bıraktı. Kendisi gibi hayatın farklı alanlarında aktif rol almış olan çocukları Yaşar ve diğer aile bireyleri ile yakın dostları, bu acı haberle birlikte yasa boğuldu. Cenaze töreni ve defin işlemleriyle ilgili detayların önümüzdeki saatlerde açıklanması bekleniyor. Bu ani kayıp, toplumda sevilen bir ismin daha aramızdan ayrılmasıyla bir kez daha hayatın kırılganlığını gözler önüne serdi.

Kalp Sağlığı ve Ani Kayıplar Üzerine Bir Bakış

Rıza Dalmızrak'ın yaşadığı bu ani kalp krizi, özellikle ileri yaşlarda kalp sağlığının ne denli önemli olduğunu bir kez daha hatırlattı. Kalp hastalıkları, dünya genelinde en sık görülen ve en ölümcül hastalıklar arasında başı çekiyor. Ani kalp krizleri, genellikle altta yatan bir takım risk faktörlerinin ani bir şekilde tetiklenmesi sonucu ortaya çıkabiliyor. Bu risk faktörleri arasında yüksek tansiyon, kolesterol, diyabet, obezite, sigara kullanımı ve genetik yatkınlık gibi unsurlar bulunuyor. Hareketsiz yaşam tarzı ve düzensiz beslenme de bu riskleri artırabiliyor. Uzmanlar, düzenli sağlık kontrollerinin, dengeli beslenmenin ve fiziksel aktivitenin kalp sağlığını korumada kritik rol oynadığını vurguluyor. Bu tür ani kayıplar, toplumsal farkındalığın artırılması ve önleyici sağlık tedbirlerinin daha yaygın hale getirilmesi gerektiği gerçeğini ortaya koyuyor. Dalmızrak'ın ailesine başsağlığı dilerken, bu trajik olayın hepimize bir ders niteliği taşıması umuluyor.

Yerel 05.10.2026 18:40 132 okunma

Memur ve Emekli Alım Gücü Çöküyor: Enflasyon Canavarı Yüzde Kaç Zam Getirecek?

Memur-Sen Çorum İl Temsilcisi Fatih Okumuş, artan enflasyon ve zamlarla memur ve emeklilerin alım gücünün düştüğünü belirterek, yeni maaş zamlarının beklentileri karşılamayacağı uyarısında bulundu.

Memur ve Emekli Alım Gücü Çöküyor: Enflasyon Canavarı Yüzde Kaç Zam Getirecek?

Ekonomik dalgalanmalar ve yüksek enflasyon oranları, Türkiye'de milyonlarca memur ve emeklinin belini bükmeye devam ediyor. Son açıklanan enflasyon rakamları, maaş zamlarının yetersiz kalacağına dair endişeleri artırırken, kamuoyu zamların alım gücünü ne kadar koruyabileceğini merak ediyor. Memur-Sen Çorum İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Çorum 1 Nolu Şube Başkanı Fatih Okumuş, bu kritik konuya dair önemli değerlendirmelerde bulundu.

Enflasyon Rakamları Gerçeği Acı Bir Şekilde Ortaya Koyuyor

Okumuş, son dönemde açıklanan enflasyon verilerinin, memur ve emeklilerin mevcut ekonomik şartlarda yaşadığı zorlukları gözler önüne serdiğini vurguladı. Özellikle temel tüketim ürünlerindeki belirgin fiyat artışlarının, hanelerin bütçelerini derinden etkilediğini belirtti. Akaryakıt, gıda, kira ve enerji gibi zorunlu harcama kalemlerindeki sürekli yükselişin, sabit gelirlilerin alım gücünü hızla törpülediğine dikkat çekti. Okumuş, “Açıklanan rakamlar, vatandaşın cebindeki paranın her geçen gün eridiğini gösteriyor. Memur ve emeklilerimiz, büyük fedakarlıklarla yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor” dedi.

Yetersiz Maaş Zamları Kapıda mı?

Piyasalardaki dalgalanmalar ve beklentilerin üzerindeki enflasyonist baskı, memur ve emekli maaşlarına yapılacak zam oranlarını şimdiden tartışmaya açtı. Fatih Okumuş, mevcut ekonomik koşullar altında memur ve emeklilere yapılacak olası zamların, enflasyon karşısında etkisiz kalabileceği uyarısında bulundu. Yapılan zamların, hayat pahalılığı karşısında adeta bir damla su misali kalacağını ifade eden Okumuş, “Sadece enflasyonu karşılayan değil, aynı zamanda alım gücünü artıracak refah payı da içeren zamlar yapılmalıdır. Aksi takdirde, memur ve emeklilerimiz ekonomik olarak daha da zor duruma düşeceklerdir” şeklinde konuştu. Okumuş, geçmiş dönemlerde de benzer durumların yaşandığını hatırlatarak, bu sefer alınacak tedbirlerin daha kalıcı ve etkili olması gerektiğini savundu.

Ekonomik Çözümler ve Beklentiler

Kamu görevlileri ve emeklilerin alım gücünü korumak ve artırmak adına atılması gereken adımlara da değinen Okumuş, hükümetten beklentilerini sıraladı. Enflasyonla mücadelede daha kararlı ve kalıcı adımlar atılmasının altını çizen Okumuş, özellikle sabit gelirlileri rahatlatacak sosyal politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Kira yardımı, gıda desteği gibi düzenlemelerin, alım gücündeki düşüşü bir nebze olsun telafi edebileceğini söyledi. Ayrıca, memur ve emekli maaşlarının belirlenmesinde kullanılan katsayıların ve enflasyon tahminlerinin daha gerçekçi olması gerektiğine vurgu yaptı. Okumuş, “Bizler, alın terimizin karşılığını almak istiyoruz. Yapılacak zamların sadece rakamsal değil, gerçek anlamda yaşam kalitemizi yükseltmesi gerekiyor” diyerek sözlerini tamamladı. Bu açıklamalar, önümüzdeki dönemde maaş zammı müzakereleri ve ekonomik politikalara dair beklentileri daha da artıracağa benziyor.

Yerel 05.10.2026 18:10 78 okunma

Öğretmenler Günü'nde Yürek Burkan Çığlık: 'Geleceğimiz Tehlikede!'

Eğitim Sen Çorum Şubesi, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü'nde eğitim emekçilerinin ağırlaşan ekonomik ve mesleki sorunlarına dikkat çekti. 'İnsanca yaşamak ve güvenceli bir gelecek' talebiyle seslerini yükselten öğretmenler, hakları ve meslekleri için mücadele edeceklerini vurguladı.

Öğretmenler Günü'nde Yürek Burkan Çığlık: 'Geleceğimiz Tehlikede!'

Eğitim emekçileri, her yıl olduğu gibi bu 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü'nde de hak ettikleri değeri görmemenin üzüntüsünü yaşadı. Eğitim Sen Çorum Şubesi tarafından yapılan kapsamlı bir açıklama ile, öğretmenlerin içinde bulunduğu zorlu ekonomik koşullar ve mesleki sorunlar bir kez daha gündeme getirildi. Şube yönetimi, öğretmenlerin artık sadece fedakarlıkla değil, aynı zamanda insanca yaşayabilecekleri bir ücretle ve güvenceli bir gelecekle anılmasını talep etti.

Öğretmenler Ağır Yük Altında: Mesleki İtibar ve Ekonomik Kaygılar

Eğitim Sen Çorum Şubesi, Dünya Öğretmenler Günü'nün sadece bir kutlama günü olmadığını, aynı zamanda eğitim camiasının taleplerini ve sorunlarını dile getirme fırsatı sunduğunu belirtti. Açıklamada, öğretmenlerin yıllardır süregelen ekonomik sıkıntılar nedeniyle geçim derdine düştüğü vurgulanırken, mesleki itibarın da giderek zedelendiği ifade edildi. Şube Başkanı, yaptığı konuşmada, “Öğretmenler, yarınlarımızı yetiştiren mimarlardır. Ancak bugün, yarınlarını dahi güvence altına alamayan bir noktaya gelmişlerdir. Yapılan zamlar enflasyon karşısında erirken, artan hayat pahalılığı altında ezilmektedirler. Bu durum, mesleğe olan bağlılığı ve motivasyonu olumsuz etkilemektedir” dedi.

Güvenceli Bir Gelecek ve Haklar İçin Mücadele Çağrısı

Eğitim Sen Çorum Şubesi, öğretmenlerin taleplerinin başında insanca yaşam koşulları ve güvenceli bir gelecek geldiğini yineledi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Bizler, fedakarlığın doruk noktasına ulaşmış bir mesleğin mensuplarıyız. Ancak artık fedakarlığın ötesinde, haklarımıza sahip çıkma zamanıdır. Eğitim politikalarındaki yanlışlar, mesleki gelişimin önündeki engeller ve ekonomik belirsizlikler, geleceğimizi tehdit etmektedir. Bu nedenle, haklarımıza, mesleğimize ve geleceğimize sahip çıkacağız. Taleplerimiz karşılanana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.”

Eğitimde Fırsat Eşitliği ve Öğretmenin Rolü

Açıklamada ayrıca, eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanabilmesi için öğretmenlerin maddi ve manevi olarak desteklenmesi gerektiği vurgulandı. Günümüz Türkiye’sinde öğretmenlerin yaşadığı zorlukların, öğrencilerin geleceğini de doğrudan etkilediği belirtildi. Şube, bu özel günde tüm eğitimcilere seslenerek, birlik ve beraberlik içinde haklı mücadelelerini sürdürme çağrısında bulundu. Eğitim Sen, taleplerinin karşılanması ve eğitim sisteminde kalıcı iyileştirmelerin yapılması için sivil toplum kuruluşları, veliler ve toplumun tüm kesimleriyle iş birliği yapmaya hazır olduklarını da sözlerine ekledi.

Dünya Öğretmenler Günü vesilesiyle yapılan bu açıklama, eğitim emekçilerinin içinde bulunduğu vahim tabloyu bir kez daha gözler önüne sererken, yetkililere de önemli mesajlar verdi. Öğretmenlerin sadece alkışlarla değil, somut adımlarla ve iyileştirmelerle desteklenmesi gerektiği gerçeği, bu önemli günde yankılanmaya devam etti.