Çorum'un Nabzı
--° -- --/--°
Yerel KÖŞE YAZISI 19.09.2026 06:40 273 okunma

Gazzeli Çocukların Gözleri Gökyüzünde: Uçurtmalar Umut Taşıyor, Balonlar Sevinç Götürüyor

Gazze'de zorlu koşullar altında yaşayan Filistinli çocuklar, uçurtmalar ve balonlarla gökyüzünde renk cümbüşü yaratarak hayata tutunuyor. Barış ve umut mesajı taşıyan bu etkinlikler, bölgedeki çocukların yüzünü güldürmeyi amaçlıyor.

Gazzeli Çocukların Gözleri Gökyüzünde: Uçurtmalar Umut Taşıyor, Balonlar Sevinç Götürüyor

İşgal altındaki Filistin topraklarında, özellikle de abluka altındaki Gazze Şeridi'nde yaşayan çocuklar, zorlu yaşam koşullarına rağmen umutlarını ve hayallerini gökyüzüne taşıyor. Son günlerde, bölgede gerçekleştirilen anlamlı etkinlikler kapsamında, uçurtmalar ve rengarenk balonlar, çocukların yüreklerine bir nebze olsun neşe ve umut ekmek için havalandırıldı. Bu basit ama bir o kadar da güçlü semboller, savaşın ve yoksunluğun gölgesinde büyüyen minik yürekler için bir kaçış, bir teselli ve en önemlisi de barış dolu bir gelecek özleminin ifadesi haline geldi.

Umut Rüzgarları Gazze'de Esti

Gazze'deki insani durumun giderek ağırlaştığı bir dönemde, Filistinli çocukların maruz kaldığı travmalar ve yaşadıkları zorluklar dünya kamuoyunun dikkatini çekmeye devam ediyor. İşte tam da bu noktada, sivil toplum kuruluşları ve gönüllülerin desteğiyle organize edilen bu tür etkinlikler büyük önem kazanıyor. Geçtiğimiz günlerde, Gazze'nin çeşitli bölgelerinde, yüzlerce Filistinli çocuğun katılımıyla gerçekleşen uçurtma şenlikleri düzenlendi. Rengarenk uçurtmalar, çocukların elinde, özgürlük ve barış dileklerini taşıyarak gökyüzünde süzüldü. Bu anlar, sadece çocukların değil, aynı zamanda onları izleyen yetişkinlerin de gözlerinde umut ışıklarının yeniden parlamasına vesile oldu.

Etkinlikler kapsamında, yine çocukların yüzünü güldürmek amacıyla bir dizi balon da gökyüzüne bırakıldı. Kırmızı, mavi, sarı, yeşil... Her bir balon, farklı bir umudu, farklı bir hayali temsil ediyordu. Bu basit hediyeler, çocukların günlük yaşamlarındaki stres ve korkuyu bir süreliğine de olsa unuttururken, onlara normal bir çocukluk deneyimi yaşatmanın önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, bu tür sosyo-kültürel etkinliklerin, travma sonrası stres bozukluğu yaşayan çocuklar üzerinde olumlu etkiler yarattığını ve psikolojik sağlamlıklarını artırdığını belirtiyor.

Birkaç Renkli Bez Parçası ve Balonun Anlamı

Gazze'de bir uçurtma uçurmak veya bir balonu gökyüzüne bırakmak, aslında çok daha derin anlamlar taşıyor. Bu eylemler, uluslararası topluma bir çağrı niteliğinde. Çocukların savaşın acımasız yüzünden uzaklaşarak, oyun oynamaya ve hayal kurmaya hakları olduğunu hatırlatıyor. Gazze'deki durum, sadece siyasi bir kriz değil, aynı zamanda milyonlarca insanın, özellikle de çocukların temel insani haklarından mahrum bırakıldığı bir insani dramdır. Bu nedenle, gökyüzüne yükselen her uçurtma, her balon, barışın sesini daha gür duyurmak için atılmış bir adımdır.

Bölgede insani yardım faaliyetleri yürüten kuruluşlar, bu tür etkinliklerin devamlılığının sağlanması için destek çağrısında bulunuyor. Çocukların psikososyal gelişimlerini desteklemek, onlara umut aşılamak ve şiddetten uzak bir gelecek inşa etme yolunda atılacak her küçük adımın, büyük değişimlere kapı aralayabileceği vurgulanıyor. Gazze'deki çocukların gözlerindeki o ışıltı, aslında tüm dünyanın vicdanına bir çağrı niteliği taşıyor: Çocuklar savaşın değil, barışın sembolü olmalı.

Geleceğe Dair Bir Mesaj

Uçurtmaların rüzgarla dansı ve balonların nazlı yükselişi, Gazze'deki çocukların geleceklerine dair bir mesaj niteliği taşıyor. Bu çocuklar, yarının Filistin'ini inşa edecek olanlardır. Onların bugün yaşadığı acılar, yarınların daha büyük sorunlarının temeli olabilir. Bu nedenle, uluslararası toplumun ve ilgili tüm paydaşların, bu çocuklara sadece yardım eli uzatması değil, aynı zamanda onların eğitim, sağlık ve güvenlik gibi temel haklarını güvence altına alması büyük önem taşıyor. Gökyüzüne bırakılan her bir renkli nesne, aslında 'biz buradayız, unutulmadık ve daha iyi bir gelecek istiyoruz' diye haykıran masum çocukların sesi oluyor.

Bu tür etkinlikler, aynı zamanda Gazze'deki ablukanın yarattığı psikolojik baskının hafifletilmesine de katkı sağlıyor. Çocukların bir araya gelerek ortak bir etkinlikte buluşması, sosyalleşmelerine ve aidiyet duygularını pekiştirmelerine yardımcı oluyor. Etkinliklere katılan gönüllüler, çocukların yüzlerindeki gülümsemenin kendileri için en büyük ödül olduğunu belirtirken, bu tür projelerin daha fazla desteklenmesi gerektiğini ifade ediyorlar. Unutulmamalıdır ki, bir çocuğun gülümsemesi, en karanlık zamanlarda bile bir umut ışığı olabilir.

Kemal Demir

Kemal Demir

Gündem & Siyaset Yazarı

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu haber için henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

Yorumlar moderasyonun ardından otomatik olarak yayınlanır.
Yerel 03.11.2026 12:40 52 okunma

Çorum'da 2027 Yılı Hazırlığı: 3 Milyar TL'ye Yaklaşan Dev Bütçe Kapıda! İlçelere Ne Kadar Pay Düşüyor?

Çorum İl Özel İdaresi, 2027 yılı bütçe çalışmalarını başlattı. 2.8 milyar TL'yi aşan taslak bütçede birimlere ve ilçelere tahsis edilecek miktarlar merak konusu oldu.

Çorum'da 2027 Yılı Hazırlığı: 3 Milyar TL'ye Yaklaşan Dev Bütçe Kapıda! İlçelere Ne Kadar Pay Düşüyor?

Çorum İl Özel İdaresi, gelecek nesillerin ihtiyaçlarını ve ilin kalkınma hedeflerini şekillendirecek olan 2027 yılı bütçe hazırlıklarına hız verdi. Planlama maratonunun ilk adımları atılırken, ortaya çıkan 2 milyar 825 milyon 493 bin TL'lik taslak bütçe rakamı, şimdiden dikkatleri üzerine çekti. Bu devasa kaynağın hangi alanlara aktarılacağı, birim müdürlükleri ve ilçe belediyeleri nezdinde büyük bir merakla bekleniyor.

Bütçe Maratonu Başladı: Çorum'un Geleceğine Milyarlarca Liralık Yatırım

Her yıl olduğu gibi bu yıl da Çorum İl Özel İdaresi, kentin altyapısını güçlendirmek, sosyal projeleri hayata geçirmek ve ekonomik kalkınmayı desteklemek amacıyla kapsamlı bir bütçe planlaması yapıyor. 2027 yılı için hazırlanan taslak bütçe, bir önceki yıla göre önemli bir artış göstererek, toplamda 2 milyar 825 milyon 493 bin TL'ye ulaştı. Bu rakam, il özel idaresinin önümüzdeki dönemde gerçekleştirmeyi hedeflediği büyük projelerin ve hizmetlerin finansal temelini oluşturacak. Planlama ve Bütçe Komisyonu'nda detaylı olarak masaya yatırılacak olan bütçe, her birimin ve ilçenin ihtiyaçları doğrultusunda hassas bir şekilde dağıtılacak.

İlçe ve Birimlere Tahsis Edilecek Paylar Şimdiden Konuşuluyor

Gözler şimdi, bu devasa bütçenin ilçe belediyeleri ve idarenin kendi birim müdürlükleri arasında nasıl paylaştırılacağına çevrildi. Her bir ilçenin kendine özgü sosyo-ekonomik yapısı ve gelişmişlik düzeyi göz önünde bulundurularak, adil bir dağıtım hedefleniyor. Özellikle kırsal kalkınma, eğitim, sağlık, yol ve su altyapısı gibi temel hizmet alanlarına yapılacak yatırımların önceliklendirilmesi bekleniyor. Birim müdürlüklerinin de kendi sorumluluk alanlarındaki projeleri hayata geçirebilmeleri için yeterli kaynağın sağlanması büyük önem taşıyor. Bu tahsislerin, kent genelinde bölgesel dengeleri gözetecek şekilde yapılması, idarenin temel hedeflerinden biri olarak öne çıkıyor.

Şeffaflık ve Katılımcılık İlkesiyle Detaylı İnceleme

Taslak bütçe, Plan ve Bütçe Komisyonu'nda uzmanlar, bürokratlar ve ilgili paydaşların katılımıyla enine boyuna incelenecek. Bu süreçte, harcamaların etkinliği, verimliliği ve kentin kalkınma vizyonuna uygunluğu titizlikle değerlendirilecek. Vatandaşların beklentileri ve ihtiyaçları da dikkate alınarak, bütçenin her kuruşunun akılcı bir şekilde kullanılması amaçlanıyor. Gerçekleştirilecek detaylı analizler sonucunda nihai bütçe şekillendirilecek ve Çorum'un 2027 yılına daha güçlü ve donanımlı girmesi sağlanacak. Bu kapsamlı çalışma, yerel yönetimin şeffaf ve katılımcı yönetim anlayışının da bir göstergesi olarak kabul ediliyor.

Çorum İl Özel İdaresi'nin 2027 yılı bütçe çalışmaları, sadece rakamsal bir planlama olmanın ötesinde, ilin geleceğine yapılan stratejik bir yatırım olarak görülüyor. Ayrılacak ödeneklerin, doğru projelere yönlendirilmesiyle birlikte, kentte yaşayanların yaşam kalitesini artırması ve bölgesel kalkınmaya ivme kazandırması hedefleniyor. Bu süreçte yapılacak istişareler ve komisyon değerlendirmeleri, bütçenin daha da optimize edilmesine katkı sağlayacaktır.

Yerel 03.11.2026 12:10 178 okunma

Bilecik'in Altın Hasadı: Dev Kestaneler Çorum'a Yolculuk Ediyor! Üreticinin Yüzü Gülüyor!

Bilecik'in Kızıldamlar köyünde yetişen, iriliği ve lezzetiyle öne çıkan kestane kabaklarında hasat heyecanı yaşanıyor. Yüksek kilolara ulaşan ürünler, Türkiye'nin dört bir yanına, özellikle Çorum'a gönderiliyor.

Bilecik'in Altın Hasadı: Dev Kestaneler Çorum'a Yolculuk Ediyor! Üreticinin Yüzü Gülüyor!

Bilecik'in bereketli topraklarında yetişen, mutfakların vazgeçilmezi haline gelen özel bir lezzet, hasat dönemiyle birlikte yeniden sofralara ulaşmaya hazırlanıyor. Bilecik'in Kızıldamlar köyü, bu yıl da devasa boyutlarıyla dikkat çeken kestane kabaklarının merkezi konumunda. Tarlalarda adeta birer hazine gibi yetişen ve kilogramları 40 kilograma kadar ulaşabilen bu özel kabaklar, üreticilerin yüzünü güldürüyor.

Hasat Zamanı: Dev Kestanelerin Gizemli Yolculuğu Başlıyor

Yılın bu özel zamanı, Kızıldamlar köyü sakinleri için yoğun bir çalışma temposunu beraberinde getiriyor. Sabahın erken saatlerinden itibaren tarlalara inen üreticiler, özenle yetiştirdikleri kestane kabaklarını tek tek topluyor. Uzun raf ömrü ve kendine has aromasıyla bilinen bu özel ürünler, toplandıktan sonra titizlikle alıcılara ulaştırılmak üzere hazırlanıyor. Özellikle Çorum başta olmak üzere, Türkiye'nin farklı bölgelerindeki pazarlarda ve marketlerde yerini alacak olan kestane kabakları, lezzet avcılarının gözdesi olmayı sürdürüyor.

Neden Bu Kadar Özel? Lezzet ve Dayanıklılığın Sırrı

Peki, Bilecik kestane kabaklarını bu kadar özel kılan nedir? Bu sorunun cevabı, hem yetiştirildiği coğrafyanın sunduğu eşsiz toprak yapısında hem de üreticilerin nesillerdir aktarılan bilgi birikiminde gizli. Geniş boyutları ve dolgun iç yapısıyla dikkat çeken kestane kabakları, pişirildiğinde ortaya çıkan o enfes tat ve kıvamlı dokusuyla damaklarda iz bırakıyor. Bununla birlikte, bu kabakların en önemli özelliklerinden biri de uzun süre bozulmadan saklanabilmesi. Bu sayede, hasat sonrası aylar boyunca taze bir şekilde tüketilebilme imkanı sunuyor. Bu dayanıklılık, özellikle ihracat potansiyeli açısından da büyük önem taşıyor.

Üreticiden Sofraya: Ekonomiye Katkısı ve Gelecek Beklentileri

Bilecik'in tarımsal ekonomisi için önemli bir yere sahip olan kestane kabağı üretimi, bölgedeki pek çok ailenin geçim kaynağını oluşturuyor. Her geçen yıl artan talep ve ürün kalitesiyle birlikte, üreticiler ekonomik olarak da kazanımlarını artırma fırsatı buluyor. Kızıldamlar köyü muhtarı ve bölge çiftçileri, bu yılki rekolteden oldukça memnun olduklarını belirtiyor. Gelecek yıllarda daha geniş alanlara yayılması ve katma değerli ürünlere dönüştürülmesi gibi projelerin de gündemde olduğu konuşuluyor. Bu sayede, Bilecik kestane kabağının ulusal ve uluslararası pazarlardaki payının daha da artırılması hedefleniyor. Tarımsal yeniliklerin ve sürdürülebilir üretim tekniklerinin benimsenmesiyle, bu lezzetli ürünün hikayesinin daha da büyümesi bekleniyor.

Kestane kabağının sadece lezzetiyle değil, aynı zamanda içerdiği zengin vitamin ve minerallerle de sağlık açısından sunduğu faydalar da göz ardı edilmemeli. Özellikle A vitamini deposu olan bu özel sebze, bağışıklık sistemini güçlendirmeden, cilt sağlığına kadar pek çok alanda olumlu etkilere sahip. Bu nedenle, her sofrada yerini alması gereken sağlıklı bir alternatif olarak öne çıkıyor.

Yerel 03.11.2026 10:40 205 okunma

Kira Zammı Rekor Kırdı: Ev Sahipleri Kasım'da Cep Yakacak Oranla Artış Yapacak! Yeni Dönem Başlıyor...

TÜİK'in ekim ayı enflasyon verilerine göre Kasım ayı için geçerli olacak kira artış oranı %31,23 olarak açıklandı. Bu oran, kiracılar için önemli bir yük anlamına geliyor.

Kira Zammı Rekor Kırdı: Ev Sahipleri Kasım'da Cep Yakacak Oranla Artış Yapacak! Yeni Dönem Başlıyor...

Türkiye'nin dört bir yanında milyonlarca kiracının merakla beklediği Kasım ayı kira artış oranı nihayet netleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan ekim ayı enflasyon rakamları, konut ve iş yeri kiralarında uygulanabilecek yasal tavan zammı belirledi. Buna göre, kiracılar ve ev sahipleri için yeni dönemde uygulanacak azami kira artış oranı %31,23 olarak duyuruldu. Bu rakam, özellikle büyük şehirlerde kiraların zaten yüksek seyrettiği bir ortamda, ev sahiplerine ciddi bir zam imkanı sunarken, kiracılar için ise maliyetlerin daha da artacağı endişesini beraberinde getiriyor.

Yıllık Enflasyon Verileri Kira Zamlarını Nasıl Belirliyor?

Kira artış oranları, Türk Borçlar Kanunu gereğince 12 aylık TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) ortalamasına göre belirleniyor. Bu oran, kiracıların her yıl sözleşme yenileme döneminde ödeyecekleri maksimum zam miktarını ifade ediyor. Kasım ayı için açıklanan %31,23'lük oran, ekim ayında gerçekleşen ve son 12 aylık enflasyon ortalamasını etkileyen verilerin sonucudur. Bu oran, piyasa koşullarının ve ekonomik dalgalanmaların kiralar üzerindeki doğrudan etkisini gözler önüne seriyor. Uzmanlar, bu denli yüksek bir artış oranının, konut talebinin arzı karşılamadığı bölgelerde daha da agresif kira artışlarına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

Kiracılar Yeni Dönemde Ne Kadar Ekstra Ödeme Yapacak?

Peki, mevcut kira bedelleri üzerinden yapılacak bu %31,23'lük artış, kiracılar için ne anlama geliyor? Örneklerle bu rakamın somut etkisini görebiliriz:

  • Mevcut kirası 10.000 TL olan bir konut için yapılacak azami zam: 10.000 TL * 0,3123 = 3.123 TL. Yeni kira bedeli yaklaşık 13.123 TL olacak.
  • Mevcut kirası 20.000 TL olan bir konut için yapılacak azami zam: 20.000 TL * 0,3123 = 6.246 TL. Yeni kira bedeli yaklaşık 26.246 TL olacak.
  • Mevcut kirası 30.000 TL olan bir konut için yapılacak azami zam: 30.000 TL * 0,3123 = 9.369 TL. Yeni kira bedeli yaklaşık 39.369 TL olacak.

Bu hesaplamalar, yüksek kiralar ödeyen kiracılar için faced-face-to-face beklenenden çok daha yüksek ek maliyetler anlamına geliyor. Özellikle gelir artışı bu oranların gerisinde kalan kiracılar, önümüzdeki dönemde ciddi bütçe sıkıntıları yaşayabilir.

Piyasa Beklentileri ve Uzman Görüşleri

Ekonomistlere göre, bu denli yüksek kira artış oranları, enflasyonla mücadeledeki mevcut durumun bir yansıması. Ancak, kira artışlarının bu denli yüksek seyretmesi, enflasyonist baskıyı daha da artırabilir. Kiracı dernekleri ve sivil toplum kuruluşları ise bu oranın düşürülmesi veya kiracılara yönelik ek düzenlemeler yapılması yönünde çağrıda bulunuyor. Ev sahipleri ise, artan maliyetler ve yatırım değerindeki düşüşler karşısında bu oranın kendilerini koruyan yasal bir sınır olduğunu belirtiyor. Önümüzdeki günlerde kira uyuşmazlıklarının artabileceği ve arabuluculuk mekanizmalarının daha yoğun kullanılabileceği tahmin ediliyor.

Konut Piyasası Üzerindeki Olası Etkiler

Kasım ayı itibarıyla uygulanacak %31,23'lük kira artış oranının, konut piyasası üzerinde de çeşitli etkileri olması bekleniyor. Yüksek kira bedelleri, potansiyel kiracıların satın alma seçeneğine yönelmesine neden olabilir. Ancak, konut kredisi faizlerinin yüksek seyretmesi bu durumu zorlaştırıyor. Diğer yandan, kiralık konut arzında bir miktar artış beklenebilir; zira bazı ev sahipleri yüksek kira beklentilerini karşılayamayan kiracılarıyla yollarını ayırarak daha yüksek bedelle yeni kiracı bulmaya çalışabilir. Ancak bu durum, kiracı bulma süresini uzatarak ev sahipleri için de belirsizlik yaratabilir. Bu süreçte, istikrarlı bir ekonomik dengenin sağlanması, hem kiracılar hem de ev sahipleri için en büyük temenni olarak öne çıkıyor.

Yerel 03.11.2026 10:10 186 okunma

Cebinizdeki Boşalma Tehlikesi! Otogaza Dev Zam Kapıda: İşte Yeni Fiyatlar!

Akaryakıt fiyatlarındaki dalgalanmalar hız kesmeden devam ederken, sürücüleri şaşırtacak bir gelişme yaşandı. Otogaza gelen zamla birlikte pompa fiyatlarında dikkat çekici bir artış öngörülüyor. Yeni düzenlemelerin ceblere etkisi merak ediliyor.

Cebinizdeki Boşalma Tehlikesi! Otogaza Dev Zam Kapıda: İşte Yeni Fiyatlar!

Enerji Piyasasındaki Çalkantı Otogaza Sıçradı: Sürücüler Dikkat!

Türkiye enerji piyasalarında yaşanan fiyat dalgalanmaları, otomobil kullanıcılarının gündeminden düşmüyor. Son dönemde akaryakıt fiyatlarındaki artışlar sürücülerin belini bükmeye devam ederken, yeni bir zam haberi daha geldi. Özellikle LPG (otogaz) kullanan vatandaşlar için önemli bir gelişme yaşandı. Resmi rakamlara göre, geçtiğimiz günlerde benzine ve motorine yapılan zamların ardından, şimdi de otogazın fiyatında belirgin bir yükselişin kapıda olduğu duyuruldu.

Otogaz Fiyatlarına Beklenmedik Yükseliş: 9 TL'lik Zam Kapıda!

Edinilen bilgilere göre, 3 Kasım Salı gününden itibaren geçerli olmak üzere otogaz fiyatlarına 9 TL'lik dev bir zam yansıyacak. Bu zam haberi, özellikle ekonomik yakıt seçeneği olarak bilinen otogazı tercih eden milyonlarca sürücü arasında endişe yarattı. Daha önce 1 Kasım tarihinde benzine 4 lira 10 kuruş ve motorine ise 3 lira 60 kuruş gibi önemli oranlarda zamlar gelmişti. Bu zam dalgasının ardından gelen otogaz zammı, sürücülerin toplam akaryakıt maliyetlerini daha da artıracak gibi görünüyor.

Sürücülerin Tepkisi ve Ekonomik Etkiler

Son zam haberleri, özellikle filo araç sahipleri, taksiciler ve günlük ulaşım için otomobilini sıkça kullanan vatandaşlar tarafından büyük bir tepkiyle karşılandı. Otogazın, diğer fosil yakıtlara kıyasla daha çevreci ve ekonomik bir alternatif olması beklenirken, bu denli yüksek oranlı zamlar bu algıyı zedeliyor. Uzmanlar, bu tür ani ve yüksek zamların bireysel bütçeler üzerindeki etkisinin yanı sıra, genel ekonomik göstergeler ve enflasyon üzerindeki yansımalarına da dikkat çekiyor. Özellikle ulaşım maliyetlerindeki artış, genel fiyat seviyelerinde de yukarı yönlü baskı oluşturabilir.

Alternatif Yakıtlar ve Gelecek Beklentileri

Bu tür zam dalgaları, doğal olarak tüketicileri daha ekonomik ve sürdürülebilir alternatif yakıtlara yöneltiyor. Elektrikli araçlar, hibrit modeller ve toplu taşıma gibi seçenekler, uzun vadede öne çıkıyor. Ancak mevcut ekonomik koşullar ve altyapı eksiklikleri nedeniyle bu geçişin hızlı olması beklenmiyor. Bu durum, kısa ve orta vadede sürücülerin yine fosil yakıtlara bağımlı kalacağı anlamına geliyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'ndan veya ilgili sektör kuruluşlarından konuyla ilgili resmi bir açıklama yapılıp yapılmayacağı merakla bekleniyor. Bu zamların gerekçeleri ve gelecekteki olası fiyat hareketleri hakkında daha fazla bilgi edinmek için gelişmeler yakından takip ediliyor.

Bu zamla birlikte, otogazın litre fiyatının hangi seviyelere ulaşacağı ve sürücülerin maliyetlerinin ne kadar artacağı önümüzdeki günlerde daha net ortaya çıkacak. Ancak şimdiden, sürücülerin pompa başında daha dikkatli harcama yapması gerekeceği bir dönem daha başlıyor.