Çorum'un Nabzı
--° -- --/--°
Yerel KÖŞE YAZISI 16.07.2026 22:10 232 okunma

İsmail Kahraman'dan Darbe Uyarısı: 'En Az 25 Yıl Kaybediyoruz!'

Eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Türkiye'ye yönelik her darbe girişiminin ülkeye en az 25 yıllık maliyet getirdiğini belirterek, içeriden de bu girişime destek verenlerin olduğunu iddia etti.

İsmail Kahraman'dan Darbe Uyarısı: 'En Az 25 Yıl Kaybediyoruz!'

Türkiye'nin siyasi tarihinde önemli bir yere sahip olan ve uzun yıllar Meclis Başkanlığı görevini yürüten İsmail Kahraman, ülkenin karşı karşıya kaldığı darbe girişimlerinin yıkıcı etkilerine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kahraman, her darbe teşebbüsünün devletin ve milletin ilerleyişine en az 25 yıllık ağır bir fatura çıkardığını vurgulayarak, bu durumun ülkenin gelişimini bilinçli olarak sekteye uğratma amacı taşıdığını dile getirdi.

Darbe Girişimlerinin Ekonomik ve Toplumsal Bedeli

Eski Meclis Başkanı İsmail Kahraman'ın bu ifadeleri, darbe girişimlerinin sadece siyasi istikrarsızlık yaratmakla kalmayıp, aynı zamanda ekonomik kalkınma, toplumsal birlik ve uluslararası ilişkiler açısından da ne denli büyük kayıplara yol açtığını gözler önüne seriyor. Kahraman'a göre, bir darbe girişimi sonrası toparlanma süreci, kaybedilen 25 yılı telafi etmek için bile yeterli olmayabilir. Bu süre zarfında, ülkeler genellikle önemli ilerlemeler kaydederken, darbe girişimiyle yüzleşen bir ülkenin ise geride kaldığı düşünülüyor. Bu durum, ülkenin potansiyelini tam olarak kullanmasını engellemek ve uluslararası alanda rekabet gücünü zayıflatmak anlamına geliyor.

İçeriden Gelen Tehdit Vurgusu: 'Yardım Edenler Var'

Kahraman'ın açıklamalarındaki bir diğer dikkat çekici nokta ise, darbe girişimlerinin sadece dışarıdan değil, içeriden de destek gördüğüne dair yaptığı vurgu oldu. Bu ifade, ülkenin güvenliğine yönelik tehditlerin ne kadar karmaşık ve çok katmanlı olabileceğine işaret ediyor. Eğer içeriden de bu tür eylemlere yardım edenler varsa, bu durum, devletin kendi içindeki güvenlik mekanizmalarının sorgulanması gerektiğini de ortaya koyuyor. Kahraman, “Toparlanmamız istenmiyor. İçeriden de buna yardım ediyorlar” sözleriyle, bu iç destek unsurlarının varlığına işaret ederek, alınan derslerin ve yapılan hazırlıkların ne denli kritik önem taşıdığını bir kez daha hatırlatıyor. Bu, aynı zamanda milli birlik ve beraberliğin ne kadar elzem olduğunun da bir göstergesi olarak yorumlanabilir.

Kahraman'ın Geçmişi ve Siyasi Misyonu

Eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Türkiye siyasetinde uzun yıllar boyunca aktif rol almış, özellikle AK Parti'nin kuruluş dönemlerinde ve sonrasında önemli görevler üstlenmiş bir isim. 2015-2019 yılları arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı yapan Kahraman, bu süreçte ülkenin gündemini belirleyen birçok önemli siyasi gelişmeye tanıklık etti. Özellikle 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi gibi tarihi anlarda Meclis Başkanlığı koltuğunda oturması, onun bu konudaki tecrübelerinin ve gözlemlerinin ne denli değerli olduğunu gösteriyor. Kahraman'ın bu tür açıklamalarda bulunması, sadece kişisel bir görüş beyanı olmanın ötesinde, deneyim ve bilgi birikimine dayanan önemli bir uyarı niteliği taşıyor.

Geleceğe Yönelik Mesaj: Birlik ve Direnç Vurgusu

İsmail Kahraman'ın bu açıklamaları, aynı zamanda Türkiye'nin geleceğine yönelik önemli bir mesaj niteliği de taşıyor. Darbe girişimlerinin ve içeriden gelen destekleyici unsurların varlığının bilincinde olarak, milli birlik ve beraberliğin korunması, toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi ve güvenlik kurumlarının teyakkuzda olması gerektiği açıkça anlaşılıyor. Kahraman'ın ifadeleri, geçmişte yaşanan acı tecrübelerden ders çıkarılması ve benzer olayların tekrar yaşanmaması için alınması gereken tedbirler konusunda bir farkındalık yaratmayı hedefliyor. Ülkenin istikrar ve gelişimini güvence altına almak adına, her bireyin ve kurumun üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi büyük önem taşıyor.

Kemal Demir

Kemal Demir

Gündem & Siyaset Yazarı

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu haber için henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

Yorumlar moderasyonun ardından otomatik olarak yayınlanır.
Yerel 15.10.2026 14:40 275 okunma

Çorum'un Kaybı Büyük: Töreli Esnaf Hanefi Bayburtlu Ebediyete Uğurlandı, Ailesine Derin Üzüntü!

Çorum'un tanınmış simalarından, esnaflık geleneğinin değerli temsilcilerinden Hanefi Bayburtlu (90) hayatını kaybetti. Merhumun cenazesi öğle namazına müteakip kılınacak cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlanacak.

Çorum'un Kaybı Büyük: Töreli Esnaf Hanefi Bayburtlu Ebediyete Uğurlandı, Ailesine Derin Üzüntü!

Çorum, şehrin kalbinde yer alan köklü esnaf kültürünün önemli bir ismini, merhum Hanefi Bayburtlu'yu son yolculuğuna uğurlamanın hüznünü yaşıyor. 90 yaşında hayata gözlerini yuman Bayburtlu, geride derin bir iz ve unutulmaz anılar bıraktı. Çorum'un sevilen ve sayılan esnaflarından, Arslan Bayburtlu Tuhafiye işletmesinin sahibi Serdar Bayburtlu'nun babası olan Hanefi Bayburtlu, uzun yıllar boyunca şehrin ekonomik ve sosyal hayatına katkıda bulunmuş bir isimdi.

Nesilden Nesile Aktarılan Değerler Mirası

Hanefi Bayburtlu'nun vefatı, sadece ailesi ve yakın çevresi için değil, aynı zamanda onunla yolu kesişen tüm Çorum halkı için de büyük bir kayıp olarak nitelendiriliyor. Bayburtlu, sadece bir tüccar olmanın ötesinde, dürüstlüğü, çalışkanlığı ve toplumsal vefasıyla tanınan bir şahsiyetti. Esnaflık geleneğini en iyi şekilde temsil eden Bayburtlu, genç yaşlardan itibaren başladığı ticari hayatında dürüstlük prensibinden asla taviz vermedi. Bu ilkesi, onu hem meslektaşları hem de müşterileri nezdinde saygın bir konuma taşıdı.

Ailenin Acı Günü: Serdar Bayburtlu ve Sevdikleri Yasta

Merhum Hanefi Bayburtlu'nun oğlu, Arslan Bayburtlu Tuhafiye'nin değerli işletmecisi Serdar Bayburtlu ve ailesi, bu acı günlerinde sevenlerinin desteğini bekliyor. Babalarının kaybıyla derin bir yasa boğulan Bayburtlu ailesi, Hanefi Bey'in hatırasını yaşatmaya kararlı. Cenaze töreniyle ilgili detaylar da paylaşıldı. Merhumun naaşı, bugün öğle namazına müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Çorum'un manevi ikliminde sonsuzluğa uğurlanacak. Aile, tüm sevenlerini, dostlarını ve hemşehrilerini bu hüzünlü vedaya iştirak etmeye davet ediyor.

Çorum Esnafından Vefa Örneği: Bayburtlu'nun Ardından

Hanefi Bayburtlu'nun hayatı, Çorum esnafı için adeta bir ilham kaynağı niteliğindeydi. Sıkıntılı zamanlarda bile umudunu yitirmeyen, her zaman çözüm odaklı yaklaşan ve çevresindekilere destek olan yapısıyla biliniyordu. Onun vefatıyla birlikte, Çorum esnaf camiası örnek bir değerini kaybetmiş oldu. Bayburtlu'nun iş disiplini, müşteri ilişkilerindeki ustalığı ve toplumsal meselelere duyarlılığı, gelecek nesil esnaflar için de önemli dersler barındırıyor. Şehrin ticari hayatına yön veren pek çok kişi, Hanefi Bayburtlu'nun tecrübelerinden faydalandığını ve onun öğütlerinin kendileri için yol gösterici olduğunu belirtiyor.

Bu derin üzüntüyle, merhum Hanefi Bayburtlu'ya Allah'tan rahmet, kederli ailesine, sevenlerine ve tüm Çorum halkına başsağlığı dileriz. Onun aziz hatırası, şehrin kalbinde daima yaşayacaktır.

Yerel 15.10.2026 14:10 276 okunma

Çorum'da Dev Adım! Çölyak Hastaları İçin Umut Işığı Doğdu: Glütensiz Üretim Başlıyor!

Çorum'da çölyak hastaları ve glütensiz beslenmek zorunda olanlar için kritik bir proje hayata geçti. 'Glütensiz Yaşam Destek Projesi' ile artık güvenilir gıdaya erişim kolaylaşacak.

Çorum'da Dev Adım! Çölyak Hastaları İçin Umut Işığı Doğdu: Glütensiz Üretim Başlıyor!

Çorum, sağlık ve gıda alanında önemli bir ilke imza atıyor. Kronik bir hastalık olan çölyak ile mücadele eden bireylerin hayatını kolaylaştırmak ve glütensiz beslenme ihtiyacı duyan herkese güvenilir gıda kaynakları sunmak amacıyla başlatılan “Glütensiz Yaşam Destek Projesi”, somut adımlarla ilerlemeye devam ediyor. Bu çığır açan proje kapsamında, ilk etapta 1 ton 640 kilogramlık hammadde ve modern üretim ekipmanları, projenin yürütücüsü olan Çorum Çölyak Derneği'ne törenle teslim edildi. Bu gelişme, bölgede yaşayan ve özel beslenme gereksinimleri olan binlerce insan için büyük bir umut kaynağı oldu.

Sağlıklı Yaşam İçin Kritik Bir Dönüm Noktası

Çölyak hastalığı, buğday, arpa, çavdar gibi tahıllarda bulunan glüten proteinine karşı vücudun geliştirdiği otoimmün bir reaksiyon sonucu ortaya çıkıyor. Bu durum, sindirim sisteminde hasara yol açarken, uzun vadede pek çok sağlık sorununu da beraberinde getirebiliyor. Bu nedenle çölyak hastaları, ömür boyu katı bir glütensiz diyet uygulamak zorunda kalıyorlar. Ancak glütensiz ürünlerin bulunabilirliği ve maliyeti, birçok hasta için önemli bir engel teşkil ediyor. “Glütensiz Yaşam Destek Projesi” işte tam da bu noktada devreye girerek, güvenilir, erişilebilir ve ekonomik glütensiz gıda seçenekleri sunmayı hedefliyor. Bu projenin hayata geçirilmesiyle birlikte, Çorum ve çevresindeki çölyak hastalarının yanı sıra, bilinçli olarak glütensiz beslenmeyi tercih eden bireyler de ihtiyaç duydukları ürünlere daha kolay ulaşabilecekler.

Üretim Kapasitesi ve Gelecek Vizyonu

Derneğe teslim edilen 1 ton 640 kilogramlık hammadde, projenin başlangıç aşaması için oldukça önemli bir stok anlamına geliyor. Bu ham maddelerle birlikte teslim edilen son teknoloji üretim ekipmanları ise, hijyenik ve standartlara uygun bir şekilde glütensiz ürünlerin üretilmesini sağlayacak. Çorum Çölyak Derneği yetkilileri, aldıkları bu destekle birlikte ilk etapta un çeşitleri, ekmeklik mamuller ve çeşitli atıştırmalıkların üretimine başlayacaklarını belirttiler. İlerleyen zamanlarda ise, proje kapsamında ürün yelpazesinin genişletilmesi ve yerel çiftçilerden temin edilecek glütensiz hammaddelerle üretime devam edilmesi planlanıyor. Bu sayede hem hastalara destek olunacak hem de yerel ekonomiye katkı sağlanmış olacak. Projenin uzun vadede ulusal çapta bir model oluşturması da hedefleniyor.

Toplumsal Farkındalık ve Destek Çağrısı

Glütensiz Yaşam Destek Projesi’nin başarısı, sadece üretim kapasitesiyle sınırlı kalmayacak. Proje, aynı zamanda toplumda çölyak hastalığına ve glütensiz beslenmenin önemine dair farkındalığı artırmayı da amaçlıyor. Dernek, bu önemli adımın atılmasında emeği geçen herkese teşekkür ederken, gelecekteki üretim süreçleri ve ürün geliştirme çalışmaları için de vatandaşların, yerel yönetimlerin ve özel sektörün desteğini beklediklerini dile getirdi. Yapılacak her türlü katkı, bu projenin daha geniş kitlelere ulaşmasına ve daha çok insanın hayatına dokunmasına vesile olacaktır. Bu projenin, sağlıklı yaşam konusunda atılmış cesur ve örnek bir adım olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

Yerel 15.10.2026 12:40 103 okunma

İYİ Parti'den Yürekleri Ağza Getiren Açıklama: 'Türkiye Bu Yolla Yönetilemez!'

İYİ Parti İl Başkanı Hakan Tekercioğlu, fon krizi ve Halk TV'ye kayyum iddiaları üzerine yaptığı çarpıcı açıklamada, Türkiye'de demokrasi ve hukuk devleti ilkelerinin altını çizerek, basının özgürlüğünün önemini vurguladı.

İYİ Parti'den Yürekleri Ağza Getiren Açıklama: 'Türkiye Bu Yolla Yönetilemez!'

Ülkemizin siyasi ve ekonomik gündeminde yankı uyandıran fon krizi ve bazı medya kuruluşlarına yönelik olası kayyum ataması iddiaları, Türkiye'nin demokrasi ve hukuk devleti içindeki yerini yeniden tartışmaya açtı. Bu kritik süreçte, İYİ Parti İl Başkanı Av. Hakan Tekercioğlu, yaptığı kapsamlı açıklamalarla hem bu gelişmelere sert tepki gösterdi hem de demokrasinin temel taşlarından biri olan basın özgürlüğünün vazgeçilmezliğini bir kez daha dile getirdi.

Demokrasinin Kalbine Vurulan Darbeler Tartışılıyor

Son dönemde yaşanan ve kamuoyunda geniş yankı bulan fon krizi, beraberinde ekonomik belirsizliği artırırken, bir yandan da bazı yayın organlarına yönelik olası hukuki müdahaleler endişe veriyor. İYİ Parti İl Başkanı Av. Hakan Tekercioğlu, bu endişeleri dile getirerek, özellikle Halk TV'ye yönelik iddia edilen kayyum ataması girişiminin, Türkiye'de gazetecilik faaliyetlerinin geleceği ve ifade özgürlüğü açısından son derece tehlikeli bir emsal teşkil edebileceğine dikkat çekti. Tekercioğlu, “Bir ülkenin demokrasisi, yargı bağımsızlığı ve en önemlisi basının özgürlüğü üzerine inşa edilir. Eğer bu temel direkler sarsılırsa, bir ülkenin geleceği karanlığa gömülür,” şeklinde konuştu. Bu tür adımların, Türkiye'yi uluslararası alanda da sıkıntıya sokacağını belirten Tekercioğlu, demokratik hukuk devletlerinde bu tür müdahalelerin yeri olmadığını sert bir dille ifade etti.

Basın Özgürlüğü Vazgeçilmez Bir Hak

Haberleşme ve düşünceyi açıklama özgürlüğünün, çağdaş demokrasilerin olmazsa olmazı olduğunu vurgulayan Av. Tekercioğlu, “Medya, demokrasinin dördüncü kuvveti olarak, halkın doğru ve eksiksiz bilgiye ulaşmasını sağlamakla yükümlüdür. Bu görevin yerine getirilmesinde özgür bir ortamın olması şarttır. Kayyum ataması gibi uygulamalar, doğrudan bu özgürlüğe yapılmış bir müdahaledir ve hukuk devleti ilkesini temelden sarsar,” dedi. Tekercioğlu, Türkiye'de yaşanan bu tür gelişmelerin, yatırımcı güvenini zedelediğini ve ülkenin itibarını olumsuz etkilediğini sözlerine ekledi. Siyasi otoritenin, eleştirilerden kaçmak yerine, daha şeffaf ve demokratik yöntemlerle kamuoyunun nabzını tutması gerektiğini savundu.

Geleceğe Yönelik Endişeler ve Çözüm Yolları

İYİ Parti İl Başkanı Hakan Tekercioğlu, yaşanan fon krizi ve medyaya yönelik olası baskılar karşısında, Türk halkının demokratik haklarına sahip çıkması gerektiğini belirtti. Tekercioğlu, “Bizler, hukukun üstünlüğüne inanmış bir parti olarak, bu tür antidemokratik gelişmelere karşı sessiz kalmayacağız. Ülkemiz, kayyumlarla yönetilemez. Türkiye, özgürlük ve adalet temelinde ilerlemelidir,” diyerek partisinin duruşunu net bir şekilde ortaya koydu. Hukuk devleti, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı bir sistemin varlığına işaret eden Tekercioğlu, ülkenin bu tür tartışmalarla zaman kaybetmemesi, asıl sorunlara odaklanması gerektiğini söyledi. Vatandaşların da bu süreçte duyarlı olması ve demokratik tepkilerini ortaya koyması çağrısında bulundu. Bu tür baskıların, toplumsal kutuplaşmayı artırdığına ve Türkiye'nin ilerlemesini engellediğine dikkat çekti.

Yerel 15.10.2026 12:10 269 okunma

Kadın Sağlığı İçin Kritik Adım: Çorum'da Meme Kanseriyle Mücadele Paneli Düzenlendi!

Çorum'da, meme kanseri farkındalığını artırmak amacıyla düzenlenen özel bir panel, kadın sağlığına yönelik önemli adımların atılmasını sağladı. Uzmanlar, erken teşhisin hayat kurtardığını vurguladı.

Kadın Sağlığı İçin Kritik Adım: Çorum'da Meme Kanseriyle Mücadele Paneli Düzenlendi!

Çorum'da, toplumun genelinde meme kanseri hakkında farkındalığı yükseltmek ve erken teşhisin önemini vurgulamak amacıyla anlamlı bir etkinlik gerçekleştirildi. Kadın sağlığı alanında önemli bir yere sahip olan meme kanseriyle mücadelede toplumsal duyarlılığı artırmak, bu hastalığın erken evrede yakalanarak tedavi edilme şansını yükseltiyor. Bu doğrultuda Çorum'da düzenlenen 'Meme Sağlığı Farkındalık Paneli', konuya dair bilgi alışverişi ve bilinçlendirme çalışmalarına önemli bir katkı sağladı.

Erken Teşhisin Hayat Kurtaran Rolü Vurgulandı

Panelde, alanında uzman hekimler ve sağlık profesyonelleri bir araya gelerek, meme kanserinin belirtileri, risk faktörleri, korunma yöntemleri ve güncel tedavi seçenekleri hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Uzmanlar, özellikle erken teşhisin, hastalığın ilerlemesini durdurma ve başarıyla tedavi edilme oranlarını dramatik bir şekilde artırdığının altını çizdi. Kadınların kendi vücutlarını tanıması ve olası değişiklikleri fark etmesi, tanı sürecinin ilk ve en kritik adımı olarak öne çıktı. Katılımcılara, düzenli olarak kendi kendine meme muayenesi yapmaları ve doktor kontrolünde mamografi gibi tarama testlerini ihmal etmemeleri konusunda tavsiyelerde bulunuldu.

Toplumsal Farkındalık ve Destek Ağının Önemi

Meme kanseriyle mücadelede bireysel çabaların yanı sıra, toplumsal destek ve farkındalık çalışmalarının da büyük önem taşıdığı vurgulandı. Panelistler, hastalığın sadece fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal etkilerine de değinerek, hastaların ve ailelerinin bu süreçte yalnız olmadığını belirtti. Sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi, hasta bilgilendirme platformlarının yaygınlaştırılması ve toplumsal önyargıların kırılması gibi konular da ele alındı. Çorum'da bu tür etkinliklerin düzenlenmesi, hastalığa karşı daha güçlü bir toplumsal duruş sergilenmesine olanak tanıyor.

Geleceğe Yönelik Umut Veren Adımlar

Etkinlik, kadınların sağlıklarına daha fazla önem vermeleri konusunda bir bilinç uyanışı sağlamayı hedeflerken, aynı zamanda sağlık kuruluşlarının ve sivil toplum örgütlerinin bu alandaki çalışmalarını daha da yoğunlaştırması için bir motivasyon kaynağı oldu. Çorum'da meme sağlığı konusunda başlatılan bu tür kapsamlı farkındalık kampanyalarının, gelecekte daha sağlıklı nesillerin yetişmesine ve meme kanseri kaynaklı can kayıplarının azaltılmasına önemli katkılar sunması bekleniyor. Etkinlik sonunda katılımcılar, bu tür bilgilendirici panellerin düzenli olarak devam etmesinin toplumsal sağlık bilincinin artırılması açısından kritik olduğunu belirttiler.