Çorum'un Nabzı
--° -- --/--°
Ekonomi KÖŞE YAZISI 08.06.2026 11:53 238 okunma

Kurban Bayramı Derileriyle Ekonomiye Yeni Soluk: TOBB'dan Stratejik Hamle

TOBB Türkiye Deri ve Deri Ürünleri Sektörü Meclis Başkanı Muhittin Savranoğlu, Kurban Bayramı'nda kesilen hayvan derilerinin ülke ekonomisine kazandırılması yönündeki önemli hedeflerini açıkladı. Bu adım, atıl potansiyeli değerlendirerek milli ekonomiye katma değer sağlamayı amaçlıyor.

Kurban Bayramı Derileriyle Ekonomiye Yeni Soluk: TOBB'dan Stratejik Hamle

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Türkiye Deri ve Deri Ürünleri Sektörü Meclis Başkanı Muhittin Savranoğlu, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde yaptığı dikkat çekici açıklamayla, bayramda kesilen kurbanlık hayvanların derilerinin ülke ekonomisine maksimum düzeyde kazandırılması hedefini vurguladı. Bu stratejik yaklaşım, milyonlarca hayvanın derisinin atıl potansiyel olmaktan çıkarılarak, milli servete dönüştürülmesi vizyonunu ortaya koyuyor. Savranoğlu'nun bu çağrısı, deri sektörünün sadece ticari bir faaliyet olmaktan öte, ulusal kalkınmaya doğrudan katkı sağlayan stratejik bir sektör olduğunun altını çiziyor.

Her yıl binlerce ailenin ibadetini yerine getirdiği Kurban Bayramı, aynı zamanda Türkiye için devasa bir hammadde kaynağı potansiyeli taşıyor. Bu derilerin doğru yöntemlerle toplanması, korunması ve işlenmesi, ülke ekonomisine milyarlarca liralık katma değer sağlayabilecek bir gücü barındırıyor. TOBB gibi çatı kuruluşların bu konudaki bilinci artırma ve süreçleri standardize etme çabaları, bu potansiyelin tam anlamıyla değerlendirilmesi açısından kritik önem taşıyor.

Deri Sektörünün Türkiye Ekonomisindeki Yeri ve Bayram Potansiyeli

Türkiye, deri ve deri ürünleri imalatında köklü bir geçmişe ve önemli bir küresel pazara sahiptir. Ayakkabıdan çantaya, konfeksiyondan mobilyaya kadar geniş bir ürün yelpazesinde faaliyet gösteren bu sektör, aynı zamanda önemli bir istihdam kapısıdır. Kurban Bayramı, bu sektör için her yıl yenilenen, büyük bir hammadde arzı anlamına gelir. Uzmanlar, bayram döneminde kesilen hayvanlardan elde edilen derilerin milyonlarca adede ulaştığını belirtmektedir. Ancak bu derilerin toplanması, depolanması ve işlenmesindeki yanlış uygulamalar, ne yazık ki ciddi ekonomik kayıplara yol açabilmektedir. Özellikle derilerin uygun koşullarda tuzlanmaması veya bekletilmemesi, ürün kalitesini düşürerek ekonomik değerini önemli ölçüde azaltmaktadır. Bu nedenle, Savranoğlu'nun vurguladığı gibi, derilerin doğru ve profesyonel eller tarafından toplanması, bu milli servetin zayi olmaması adına hayati bir adımdır.

Gelişmiş ülkelerde, bu tür yan ürünlerin ekonomiye kazandırılması süreçleri oldukça titizlikle yönetilmektedir. Türkiye'nin de bu alandaki mevcut potansiyeli tam anlamıyla kullanabilmesi için, sektör paydaşları, sivil toplum kuruluşları ve kamu arasında güçlü bir iş birliği şarttır. Kurban derilerinin, deri işleme tesislerine doğru zamanda ve doğru kalitede ulaştırılması, hem iç pazarın ihtiyaçlarını karşılayacak hem de ihracat potansiyelini artıracaktır.

Atıl Değeri Harekete Geçirme: Toplama Süreçleri ve Katma Değer

Kurban derilerinin ekonomiye kazandırılması süreci, sadece toplamakla sınırlı değildir. Bu süreç, kesimden hemen sonra derinin profesyonelce yüzülmesi, doğru şekilde tuzlanması ve uygun koşullarda depolanmasıyla başlar. Yanlış yüzme teknikleri deride deliklere yol açarken, yetersiz tuzlama ve yüksek sıcaklıklar derinin çürümesine neden olabilir. Bu da milyonlarca dolarlık potansiyel kaybı demektir.

TOBB Başkanı Savranoğlu'nun işaret ettiği gibi, derilerin sanayiye kazandırılması için yetkili kuruluşlar ve profesyonel ekipler aracılığıyla toplanması büyük önem taşır. Türk Hava Kurumu (THK) gibi köklü kurumlar ve diğer dernekler yıllardır bu alanda önemli bir rol oynamaktadır. Ancak bu sürecin daha verimli ve şeffaf hale getirilmesi için modern lojistik ağları ve bilinçlendirme kampanyaları da elzemdir. Toplanan deriler, daha sonra tabakhanelerde işlenerek ayakkabılık, çantalık, konfeksiyonluk veya döşemelik deri gibi farklı formlara dönüştürülür. Bu dönüşüm süreci, hammaddenin değerini katlayarak artırır ve yüksek katma değerli ürünler ortaya çıkarır. Bu ürünler, hem iç piyasada tüketicilere sunulur hem de dünyanın dört bir yanına ihraç edilerek ülke ekonomisine döviz girdisi sağlar.

Sektörün Geleceği ve Beklentiler: Sürdürülebilir Bir Yaklaşım

Kurban derilerinin ekonomiye kazandırılması çabaları, sadece bir bayram dönemine özgü değil, aynı zamanda sürdürülebilir bir sektör hedefinin de önemli bir parçasıdır. Deri sektörü, doğal bir ürünü işleyerek değer yaratma potansiyeliyle, döngüsel ekonomiye katkıda bulunabilir. Bu bağlamda, atık yönetimi ve çevresel standartlara uygun üretim süreçleri de büyük önem taşımaktadır. Çevreye duyarlı tabaklama yöntemleri ve atık derilerin geri dönüşümü, sektörün gelecekteki büyüme stratejilerinin temelini oluşturmalıdır.

TOBB Türkiye Deri ve Deri Ürünleri Sektörü Meclisi'nin bu konudaki liderliği, hem üreticileri hem de tüketicileri bilinçlendirme misyonu taşıyor. Tüketicilerin, kurban derilerini yetkili ve güvenilir kurumlara teslim etmesi, bu büyük ekonomik potansiyelin doğru kanallara aktarılmasında kilit rol oynayacaktır. Gelecekte, bu tür hammaddelerin toplanmasında dijital takip sistemleri ve ulusal veri tabanları oluşturulması gibi adımlar da sektörün verimliliğini daha da artırabilir. Bu sayede, Türkiye, deri sektöründeki gücünü daha da pekiştirerek global pazarda rekabet avantajını artırabilir ve milli gelirine önemli katkılar sunmaya devam edebilir.

Ayşe Yıldız

Ayşe Yıldız

Ekonomi & Finans Analisti

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu haber için henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

Yorumlar moderasyonun ardından otomatik olarak yayınlanır.
Ekonomi 23.07.2026 15:40 138 okunma

Hayalinizdeki Eve Faizsiz ve Kefilsiz Sahip Olun: DAP Yapı'dan Devrim Niteliğinde Model!

DAP Yapı, Emlak Konut güvencesiyle hayata geçirdiği Ataşehir 173 projesinde sunduğu 'Kendi Kendini Ödeyen Ev Modeli' ile gayrimenkul sektöründe finansman devrimi yapıyor. Faizsiz ve kefilsiz seçeneklerle ev sahibi olma fırsatı sunuluyor.

Hayalinizdeki Eve Faizsiz ve Kefilsiz Sahip Olun: DAP Yapı'dan Devrim Niteliğinde Model!

Gayrimenkul geliştirme alanında sanat eseri niteliğinde projeler üretmesiyle tanınan DAP Gayrimenkul Geliştirme, sektöre yepyeni bir soluk getiren yenilikçi bir finansman modeliyle adından söz ettiriyor. Emlak Konut güvencesi ve kendine has DAP vizyonunu birleştiren şirket, İstanbul Ataşehir'de hayata geçirdiği Ataşehir 173 projesi ile ev sahibi olmak isteyenlere eşsiz bir fırsat sunuyor.

Finansmanda Dönüm Noktası: Kendi Kendini Ödeyen Ev Modeli

DAP Yapı'nın geliştirdiği bu devrim niteliğindeki model, adından da anlaşılacağı gibi, ev sahiplerinin konut kredisi ödemelerini kolaylaştırmayı ve hatta kendi kendini finanse eden bir yapı oluşturmayı hedefliyor. Bu yenilikçi yaklaşım, özellikle faiz maliyetlerinden kaçınmak isteyen ve uzun vadeli finansman çözümleri arayan yatırımcılar için büyük bir cazibe merkezi oluşturuyor. Modelin temelinde, Tasarrufa Dayalı Faizsiz Finansman sistemi yatıyor. Bu sistem sayesinde alıcılara, 60 ve 30 aylık ödeme planları dahilinde faizsiz ve kefilsiz finansman desteği sağlanıyor. Bu, geleneksel konut kredisi sistemlerinden tamamen farklılaşan, ekonomik ve erişilebilir bir çözüm olarak öne çıkıyor.

Emlak Konut Güvencesi ve DAP Vizyonunun Buluşması

Ataşehir 173 projesi, sadece finansman modeliyle değil, aynı zamanda barındırdığı güven ve kalite unsurlarıyla da dikkat çekiyor. Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı'nın sağladığı güçlü güvence, projenin finansal sağlamlığını ve teslimat garantisini pekiştiriyor. DAP Yapı'nın ise yenilikçi mimari anlayışı ve kaliteli yaşam alanları yaratma vizyonu, Ataşehir 173'ü sadece bir konut projesi olmaktan çıkarıp, adeta bir yaşam kültürüne dönüştürüyor. Projede sunulan bu finansman modeli, DAP Yapı'nın sektöre olan katkısının sadece fiziki yapılarla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda finansal çözümlerle de zenginleştiğini gösteriyor.

Avantajlı Finansman Seçenekleri ve Geleceğe Yatırım

DAP Yapı'nın Ataşehir 173 projesinde sunduğu faizsiz ve kefilsiz finansman seçenekleri, yatırımcılar için kaçırılmayacak bir fırsat anlamına geliyor. 30 ve 60 aylık sözleşmelerle sunulan bu model, peşinat biriktirme veya yüksek faiz yükü altına girme endişesi taşıyanlar için ideal bir alternatif sunuyor. Bu modelin, Türkiye'de gayrimenkul finansmanı konusunda yeni bir standart belirlemesi bekleniyor. Sektör analistleri, bu tür yenilikçi yaklaşımların, konut sahibi olma oranlarını artırabileceğini ve gayrimenkul piyasasında yeni bir hareketlilik başlatabileceğini öngörüyor. Ataşehir'in merkezi konumuyla birleşen bu avantajlı finansman koşulları, Ataşehir 173'ü sadece bir konut projesi değil, aynı zamanda geleceğe yapılan akıllı bir yatırım olarak da konumlandırıyor.

Kimler Faydalanabilir?

Bu yenilikçi finansman modelinden, ilk evini almak isteyenler, faiz maliyetinden kaçınmak isteyenler, birikimlerini gayrimenkule yatırmak isteyenler ve güvenilir bir finansal altyapı ile ev sahibi olmak isteyen herkesin faydalanabileceği belirtiliyor. DAP Yapı'nın bu hamlesi, emlak sektöründe finansal erişilebilirliği artırma yolunda atılmış önemli bir adım olarak görülüyor.

Ekonomi 23.07.2026 11:40 110 okunma

AVM'lerde İlk Yarıda Rekor Kırdıran Sektörler Belli Oldu: Kozmetik mi, Teknoloji mi Zirvede?

Alışveriş merkezlerinde yılın ilk yarısının en gözde kategorileri açıklandı. AYD Başkanı Nuri Şapkacı, kişisel bakım ve kozmetik ile teknoloji ürünlerinin AVM ziyaretçilerinden büyük ilgi gördüğünü belirtti.

AVM'lerde İlk Yarıda Rekor Kırdıran Sektörler Belli Oldu: Kozmetik mi, Teknoloji mi Zirvede?

Alışveriş merkezleri (AVM), 2024 yılının ilk altı aylık döneminde ziyaretçi ve ciro potansiyelini en üst düzeyde değerlendirmeyi başardı. Sektörün nabzını tutan Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği (AYD), ilk yarının öne çıkan trendlerini ve en çok ilgi gören kategorileri kamuoyuyla paylaştı. AYD Başkanı Nuri Şapkacı'nın açıklamalarına göre, tüketicinin AVM'lerdeki alışveriş harcamalarında kişisel bakım ve kozmetik ürünleri ile teknoloji ürünleri başı çekti.

Tüketici Tercihlerinde Şaşırtan Zirve

AYD Başkanı Nuri Şapkacı, yılın ilk yarısına ilişkin değerlendirmelerinde, AVM'lerdeki gözle görülür hareketliliğin altında yatan temel dinamiklere ışık tuttu. Şapkacı, özellikle iki ana kategorinin tüketicinin radarına girdiğini vurgulayarak, şunları söyledi: "Yılın ilk yarısında AVM'lerimizdeki en dikkat çekici eğilim, tüketicinin kozmetik ve kişisel bakım ürünlerine gösterdiği yoğun ilgiydi. Bunun yanı sıra, dijitalleşen dünyamızın bir yansıması olarak teknoloji ürünleri de en çok talep gören kategoriler arasında yer aldı." Bu durum, hem kişisel görünümüne özen gösteren hem de teknolojik gelişmeleri yakından takip eden geniş bir kitleye işaret ediyor.

Sektörlerin Gizli Kahramanları: Kişisel Bakım ve Teknoloji

Peki, neden bu iki kategori öne çıktı? Uzmanlar, kozmetik ve kişisel bakım ürünlerine olan talebin artmasında, insanların pandemi sonrası dönemde kendilerine daha fazla zaman ayırma eğiliminin ve sosyal etkileşimlerin yeniden canlanmasının rol oynadığını belirtiyor. Estetik kaygılar, sağlıklı yaşam trendleri ve kendini iyi hissetme dürtüsü, bu sektördeki satışları yukarı yönlü ivmelendirdi. Diğer yandan, teknoloji ürünlerindeki talep artışının altında ise akıllı cihazların hayatımızdaki yeri, uzaktan çalışma ve eğitimin yaygınlaşması, ayrıca yeni nesil iletişim araçlarına duyulan ihtiyaç yatıyor. Akıllı telefonlardan giyilebilir teknolojilere, ev otomasyon sistemlerinden bilgisayarlara kadar geniş bir yelpazede gerçekleşen satışlar, teknolojiye olan bağımlılığımızın ve bu alandaki yeniliklere olan ilgimizin bir göstergesi.

AVM'ler Neden Hala Gözde?

AYD Başkanı Şapkacı'nın açıklamaları, AVM'lerin sadece alışveriş yapılan yerler olmanın ötesine geçtiğini de bir kez daha ortaya koyuyor. Günümüzde AVM'ler, sosyal yaşamın bir parçası haline gelmiş durumda. Çeşitli mağazaların yanı sıra, yeme-içme alanları, eğlence merkezleri ve kültürel etkinlikler, AVM'leri cazibe merkezi haline getiriyor. Bu bütünsel deneyim, tüketicilerin AVM'leri tercih etmesinde önemli bir etken. Özellikle hafta sonları ve tatil günlerinde, ailelerin ve arkadaş gruplarının buluşma noktası olan AVM'ler, sundukları çeşitli imkanlarla sosyal yaşamın kalbinin attığı yerler olmaya devam ediyor. İlk yarıdaki bu başarı, AVM sektörünün dinamizmini ve değişen tüketici beklentilerine adapte olma yeteneğini de gözler önüne seriyor.

Gelecek Beklentileri ve Sektörel Analizler

Nuri Şapkacı'nın vurguladığı bu eğilimlerin yılın ikinci yarısında da devam etmesi bekleniyor. Sektör analistleri, özellikle kişisel bakım ve kozmetik alanındaki yenilikçi ürün lansmanlarının ve teknoloji şirketlerinin yeni modellerini piyasaya sürmesinin, talebi canlı tutacağını öngörüyor. AVM yönetimleri de bu trendlere paralel olarak mağaza karmalarını güncelleyerek, hedef kitlelerine daha çekici teklifler sunmayı planlıyor. Gıda, giyim ve çocuk ürünleri gibi diğer kategorilerde de belirli bir hareketlilik olsa da, ilk sırayı paylaşan iki ana sektörün, yılın genel gidişatını belirlemede kritik rol oynaması muhtemel görünüyor. Bu veriler, AVM'lerin yalnızca ekonomik birer platform olmadığını, aynı zamanda tüketici davranışlarını ve toplumsal eğilimleri yansıtan önemli göstergeler olduğunu da kanıtlar nitelikte.

Ekonomi 23.07.2026 07:40 130 okunma

22 Temmuz 2026 Ekonomisi Nefes Kesti: Halkbank'tan Dev Hamleler mi Geliyor? Günün Nabzı Tutuldu!

22 Temmuz 2026 sabahı piyasalar hareketlendi. Halkbank'ın sürpriz hamleleri ve günün öne çıkan ekonomik gelişmeleri, yatırımcıların ve vatandaşların gözünü kulağını borsaya çevirdi. İşte o kritik anlar...

22 Temmuz 2026 Ekonomisi Nefes Kesti: Halkbank'tan Dev Hamleler mi Geliyor? Günün Nabzı Tutuldu!

22 Temmuz 2026 Salı güne başlarken, Türkiye ekonomisi yine hareketli bir tablo sergiledi. Piyasalarda günün ilk ışıklarıyla birlikte yaşanan gelişmeler, yatırımcıların ve ekonomi gündemini yakından takip edenlerin dikkatini çekti. Özellikle Halkbank'ın adı, günün öne çıkan başlıklarında yer alırken, bankanın olası stratejik hamlelerine dair beklentiler de arttı. Gün boyu süren ekonomik gelişmeler, adeta 60 saniyede bir ekonomi özetiyle takip edildi.

Ekonomi 23.07.2026 03:40 300 okunma

Bakan Bolat: 'Türkiye Yüzyılı' hedeflerimiz doğrultusunda kamu-özel sektör işbirliğini kararlılıkla destekliyoruz

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren ve beraberindeki heyetle Bakanlık'ta b...

Bakan Bolat: 'Türkiye Yüzyılı' hedeflerimiz doğrultusunda kamu-özel sektör işbirliğini kararlılıkla destekliyoruz

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren ve beraberindeki heyetle Bakanlık'ta bir araya geldi.