Çorum'un Nabzı
--° -- --/--°
Yerel KÖŞE YAZISI 12.06.2026 10:40 165 okunma

LGS Stresi Zirvede! Çağlar'dan Öğrencilere Umut Veren Başarı Tüyoları: Son Dakikalar Kritik!

Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavına sayılı günler kala, eğitim camiasının önde gelen isimlerinden Prof. Dr. Vural Çağlar, sınava girecek öğrencilere yönelik motivasyon ve başarı odaklı önemli mesajlar verdi. Çağlar, öğrencilerin sınav stresini yönetme ve potansiyellerini en üst düzeyde kullanma konusunda kritik tavsiyelerde bulundu.

LGS Stresi Zirvede! Çağlar'dan Öğrencilere Umut Veren Başarı Tüyoları: Son Dakikalar Kritik!

Milyonlarca öğrencinin hayallerindeki liselere adım atabilmek için ter dökeceği Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavı kapıya dayandı. Sınavın yaklaştığı bu kritik dönemde, öğrencilerin hem akademik hem de psikolojik olarak en iyi durumda olmaları büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda, eğitim alanında yaptığı çalışmaları ve öğrencilere yönelik desteğiyle tanınan Prof. Dr. Vural Çağlar, geleceğimizin teminatı olan gençlere seslendi. Çağlar'ın mesajları, sınav öncesi yaşanan yoğun stresi azaltmayı ve öğrencilere özgüven aşılamayı hedefliyor.

LGS Öncesi Zihinsel Hazırlık: Stres Yönetimi Sanatı

LGS gibi yoğun rekabetin yaşandığı sınavlarda, öğrencilerin en büyük mücadelesi genellikle akademik başarıdan çok, sınav kaygısıyla başa çıkmak oluyor. Prof. Dr. Vural Çağlar, bu konuda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Çağlar'a göre, sınav öncesi en önemli adım, zihinsel sağlığı korumak ve kaygıyı yönetebilmektir. Bunun için öğrencilere önerdiği ilk şey, düzenli bir uyku programı oluşturmak ve sağlıklı beslenmeye özen göstermek. 'Vücut ve zihin bir bütündür; biri iyi çalıştığında diğerini de olumlu etkiler' diyen Çağlar, öğrencilerin sınav yaklaştıkça sosyal aktivitelerden tamamen kopmaması gerektiğini de vurguladı. Kısa molalar ve hobilerle zihni dinlendirmek, odaklanmayı güçlendirir. Ayrıca, olumlu iç konuşma tekniklerinin stresi yenmede kilit rol oynadığını belirtti. Kendine 'Yapabilirim', 'Başarılı olacağım' gibi telkinlerde bulunmak, özgüveni artırır ve sınav anında daha sakin kalmayı sağlar.

Çağlar'dan Sınav Stratejileri: Bilgi Kadar Yöntem de Önemli

Akademik bilginin sınav başarısındaki rolü yadsınamaz bir gerçek olsa da, Prof. Dr. Vural Çağlar, doğru stratejileri belirlemenin de en az bilgi kadar önemli olduğunu vurguladı. Sınavda zaman yönetimi, soru tiplerine aşinalık ve sınav anında panik yapmama gibi faktörler, doğru stratejilerle önemli ölçüde iyileştirilebilir. Çağlar, öğrencilere son haftalarda bol bol deneme sınavı çözmelerini tavsiye etti. Deneme sınavları, hem bilgi eksiklerini tespit etmek hem de sınav süresini verimli kullanma becerisini geliştirmek açısından paha biçilmezdir. Özellikle, yanlış yapılan soruların analiz edilmesi ve bu konularda ek çalışma yapılması, netlerin artmasını sağlayacaktır. Prof. Dr. Çağlar, öğrencilerin sadece doğru cevapları değil, neden yanlış yaptıklarını da anlamaları gerektiğini söyledi. Bu, öğrenme sürecini derinleştirir ve sınavda benzer hataları yapma olasılığını azaltır.

Öğrenci Velilerine Önemli Uyarılar

Sınav sürecinde en büyük destekçilerden olan velilere de seslenen Prof. Dr. Vural Çağlar, ailelerin çocukları üzerindeki baskıyı minimumda tutmaları gerektiğini belirtti. Velilerin, çocuklarının çabalarını takdir etmelerinin ve onları koşulsuz sevmelerinin, motivasyonlarını artıracağını ifade etti. 'Sınav sonucu ne olursa olsun, bizim için değerlisiniz' mesajının verilmesi, öğrencilerin üzerindeki psikolojik yükü hafifletecektir. Çağlar, velilerin sınav öncesi çocuklarıyla kaliteli zaman geçirmelerini ve onların kaygılarını dinlemelerini önerdi. Unutulmamalıdır ki, bu bir maraton ve doğru destekle her öğrenci potansiyelinin en iyisini sergileyebilir. LGS, hayatın bir parçasıdır; ancak hayatın tamamı değildir. Bu anlayışla hareket etmek, hem öğrenci hem de veliler için süreci daha sağlıklı kılacaktır.

Prof. Dr. Çağlar'ın bu değerli mesajları, LGS'ye hazırlanan binlerce öğrenci ve aileleri için bir yol haritası niteliği taşıyor. Sınavın sonucundan bağımsız olarak, bu süreçte öğrenilenler ve kazanılan olgunluk, öğrencilerin gelecekteki eğitim ve yaşam yolculuklarında onlara ışık tutacaktır. Tüm öğrencilere başarılar dileyen Çağlar, azim ve disiplinle çalışan her gencin hedeflerine ulaşacağına inancının tam olduğunu sözlerine ekledi.

Kemal Demir

Kemal Demir

Gündem & Siyaset Yazarı

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu haber için henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

Yorumlar moderasyonun ardından otomatik olarak yayınlanır.
Yerel 10.09.2026 18:40 152 okunma

Çorum'un Değerli İsmi Yüksel Aydemir Yüreğinden Vuruldu: Eşinin Vefasıyla Yıkıldı!

Çorum'un eğitim camiasında derin izler bırakan emekli Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Yüksel Aydemir, hayatının en acı kaybıyla sarsıldı. Emekli öğretmen eşi Hülya Aydemir, uzun süren tedavi sürecinin ardından hayata gözlerini yumdu.

Çorum'un Değerli İsmi Yüksel Aydemir Yüreğinden Vuruldu: Eşinin Vefasıyla Yıkıldı!

Çorum'un yakından tanıdığı ve sevilen isimlerinden, emekli Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Yüksel Aydemir, büyük bir acıyla sarsıldı. Yüksel Aydemir’in uzun yıllardır hayat arkadaşı olan, aynı zamanda kendisi de eğitim camiasının değerli bir üyesi, emekli öğretmen Hülya Aydemir’in vefat haberi, kentte derin üzüntüye neden oldu.

Eğitim Camiasının Acı Kaybı: Hülya Aydemir Son Yolculuğuna Uğurlanıyor

Yaklaşık 40 gün süren zorlu bir tedavi sürecinin ardından, Hülya Aydemir maalesef hayatını kaybetti. Saat 14.00 sularında Çorum Özel Hastanesi'nde yaşam mücadelesini kaybeden Aydemir, geride sevenlerini yasta bıraktı. Aydemir'in cenazesinin, aile tarafından alınan kararlar doğrultusunda defnedileceği ve defin yeri ile saati konusunda yakınlarına bilgi verildiği öğrenildi. Bu ani vefat, özellikle Aydemir ailesinin yakın çevresinde ve Çorum'un eğitim çevrelerinde büyük bir üzüntü dalgası yarattı.

Yüksel Aydemir Yalnız Kaldı: Bir Ömrün Ardından Veda

Emekli Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Yüksel Aydemir, 40 gündür hastanede süren tedavi sürecinde eşinin yanında büyük bir sabır ve sevgiyle bekliyordu. Ancak kaderin cilvesi, bu büyük aşkın mutluluğunu buruk bir vedayla taçlandırdı. Yüksel Aydemir’in bu zor gününde, ailesi ve yakın dostlarının yanı sıra, yıllarca birlikte çalıştığı meslektaşları ve eğitim camiasının önde gelen isimleri de taziye ziyaretlerinde bulunarak desteklerini esirgemediler. Hülya Aydemir’in vefatı, yalnızca bir aile için değil, aynı zamanda onunla yolu kesişmiş herkes için de önemli bir kayıp olarak nitelendiriliyor.

Aydemir Ailesinin Acı Günü

Bu acı günün ardından Aydemir ailesi, yakınları ve sevenleri büyük bir yas içerisinde. Hülya Aydemir’in cenaze namazının kılınacağı yer ve zaman hakkında bilgiler paylaşılırken, tüm sevenlerinin bu zor zamanlarında aileye destek olmaları bekleniyor. Cenaze töreninin, halk sağlığı kurallarına uygun bir şekilde gerçekleştirileceği belirtildi. Yüksel Aydemir ve çocukları Onur Aydemir ile Oz…’un bu zorlu süreçte birbirlerine destek olmaları, acılarını hafifletme gayreti içinde oldukları gözlemleniyor. Hülya Aydemir’in adı, her zaman sevgi dolu bir eş, fedakâr bir öğretmen ve değerli bir insan olarak anılacaktır.

Hülya Aydemir'in Ardından Kalanlar

Emekli öğretmen Hülya Aydemir, sadece ailesi için değil, yetiştirdiği öğrenciler ve birlikte çalıştığı meslektaşları için de unutulmaz bir isim olarak hafızalarda yer edecek. Yıllarca genç nesilleri aydınlatma yolunda büyük bir özveriyle çalışan Aydemir, eğitim alanında bıraktığı izlerle yaşayacak. Yüksel Aydemir'in uzun yıllar boyunca birlikte yürüdüğü hayat arkadaşını kaybetmesi, sevenleri tarafından büyük bir üzüntüyle karşılanırken, merhume Hülya Aydemir’e Allah’tan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır dilekleri iletiliyor.

Yerel 10.09.2026 18:10 214 okunma

Adalet Bakanı Gürlek'ten Menzil Cemaati İddialarına Net Yanıt: 'Özel Bir Gündemimiz Yok'

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Menzil Cemaati'ne yönelik operasyon söylentilerine açıklık getirdi. Gürlek, 'Dini oluşumlarla özel bir gündemimiz bulunmuyor' diyerek, devlet otoritesini hedef alan yapılara karşı hukukun işleyeceğini belirtti.

Adalet Bakanı Gürlek'ten Menzil Cemaati İddialarına Net Yanıt: 'Özel Bir Gündemimiz Yok'

Son günlerde kamuoyunda geniş yankı uyandıran Menzil Cemaati'ne yönelik olası operasyon iddiaları, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in açıklamalarıyla netlik kazandı. Bir dizi temaslarda bulunmak üzere bölgede bulunan Bakan Gürlek, gazetecilerin yönelttiği soruları yanıtladı. Gürlek, bir cemaate veya dini oluşuma yönelik özel bir gündemlerinin bulunmadığını vurgulayarak, bu tür söylentilerin gerçeği yansıtmadığını ifade etti.

Spekülasyonlara Karşı Hukukun Üstünlüğü Vurgusu

Menzil Cemaati etrafında dönen operasyon söylentileri, özellikle sosyal medya platformlarında ve bazı haber kaynaklarında yer bulmuştu. Bu iddiaların ardından gözler Adalet Bakanlığı'na çevrilmişti. Bakan Gürlek, yaptığı açıklamada, herhangi bir cemaat, dini oluşum veya sivil toplum kuruluşu ile ilgili özel bir gündemlerinin olmadığını kesin bir dille belirtti. Gürlek, “Söylediğiniz anlamda şu anda yürütülen özel bir çalışma yok” diyerek iddiaları yalanladı. Bu açıklama, spekülasyonlara son verirken, hukukun üstünlüğüne olan inancı pekiştirdi.

Devlet Otoritesini Hedef Alan Yapılara Karşı Sert Mesaj

Bakan Gürlek, açıklamasının devamında, devlet otoritesini hedef alan veya suç teşkil eden faaliyetlerde bulunan yapılara karşı atılacak adımlara da değindi. Gürlek, “Bir yapı, din kisvesi altında devleti ele geçirmeye yönelik faaliyet yürütürse veya suç teşkil eden yöntemlerle maddi menfaat sağlarsa yetkili savcılıklar deliller çerçevesinde hukuken gerekeni yapar” şeklinde konuştu. Bu ifadeler, ne tür oluşumların hukukun hedefi haline gelebileceğine dair net bir çerçeve çizdi. Bakan Gürlek’in bu vurgusu, devletin egemenliğine ve kamu düzenine yönelik herhangi bir tehdide karşı sıfır tolerans politikasının bir göstergesi olarak yorumlandı.

Sivil Toplum ve Dini Gruplar İçin Şeffaflık Çağrısı

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in açıklamaları, genel olarak sivil toplum kuruluşları ve dini gruplar arasındaki ilişkilere dair önemli mesajlar içeriyor. Bakanlık olarak, yasal çerçevede faaliyet gösteren tüm oluşumlara saygı duyulduğunu ancak yasa dışı yollara sapan veya devletin temellerini sarsmaya çalışan yapılanmalara karşı sessiz kalınmayacağını belirtti. Gürlek'in ifadeleri, hem kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi hem de ilgili kurumların yetki ve sorumluluklarının altının çizilmesi açısından büyük önem taşıyor. Bu tür açıklamalar, şeffaflığı teşvik ederken, yasalara uygunluğun önemini de vurguluyor. Önümüzdeki dönemde, devletin tüm kurumlarıyla birlikte, hukukun üstünlüğünü koruma konusundaki kararlılığının devam edeceği öngörülüyor.

Hukuki Süreçler ve Delillerin Önceliği

Bakan Gürlek’in açıklamalarında özellikle “deliller çerçevesinde hukuken gerekeni yapar” ifadesi dikkat çekti. Bu durum, her türlü adli işlemin keyfi değil, somut delillere dayandırılarak yürütüleceğinin altını çiziyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin adalet sistemi, kanıt temelli soruşturmalar yürüterek, masumiyet karinesini koruyarak hareket etmektedir. Dolayısıyla, herhangi bir yapılanmaya karşı atılacak adımların da bu prensipler doğrultusunda şekilleneceği anlaşılıyor. Bu hassasiyet, hem vatandaşların hukuki güvencelerini sağlamakta hem de adalet sistemine olan güveni pekiştirmektedir.

Yerel 10.09.2026 16:40 232 okunma

Ulaştırma Bakanı Uraloğlu Duyurdu: Çorum'u Karadeniz'e Bağlayacak Kilit Hatlarda İhale Tamamlandı! Yeni Güzergahlar Açılıyor Mu?

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara-Kırıkkale-Çorum-Samsun Hızlı Demiryolu Projesi kapsamında kritik öneme sahip Çorum-Merzifon ve Merzifon-Havza demiryolu hatları için ihalelerin yapıldığını duyurdu. Bu gelişmelerle bölge ekonomisi ve ulaşım ağına büyük ivme kazandırılması bekleniyor.

Ulaştırma Bakanı Uraloğlu Duyurdu: Çorum'u Karadeniz'e Bağlayacak Kilit Hatlarda İhale Tamamlandı! Yeni Güzergahlar Açılıyor Mu?

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye'nin ulaşım ağını kökten değiştirecek dev projelerle ilgili sevindirici haberleri paylaştı. Özellikle Ankara-Kırıkkale-Çorum-Samsun Hızlı Demiryolu Projesi'nin ilerlemesiyle gözler, Çorum'un Karadeniz'e bağlanacak olan kritik demiryolu hatlarına çevrilmişti. Bakan Uraloğlu'nun son açıklamaları bu beklentileri somutlaştırdı. Çorum-Merzifon ve Merzifon-Havza arasındaki demiryolu hatları için ihale süreçlerinin tamamlandığını duyuran Uraloğlu, bu adımların bölgenin ulaşım ve ticaret potansiyelini artıracağına dikkat çekti.

Bölgesel Bağlantı Ağları Güçleniyor: Çorum'dan Karadeniz'e Kesintisiz Erişim Yolda

Ankara-Kırıkkale-Çorum-Samsun hattı, Türkiye'nin iç bölgelerini Karadeniz kıyısına bağlayarak hem lojistik hem de yolcu taşımacılığında önemli bir köprü görevi görecek. Bu projenin en can alıcı noktalarından biri de, Çorum'dan Samsun'a uzanacak demiryolu bağlantısının tamamlanması. İhaleleri gerçekleştirilen Çorum-Merzifon ve Merzifon-Havza kesimleri, bu büyük tablonun en önemli parçalarını oluşturuyor. Bu hatların tamamlanmasıyla birlikte, Çorum ve çevresindeki iller, Karadeniz limanlarına daha hızlı ve etkin bir erişim imkanına kavuşacak. Bu durum, bölgesel ticaretin canlanması, sanayi yatırımlarının artması ve istihdam olanaklarının genişlemesi açısından büyük bir fırsat olarak değerlendiriliyor.

Samsun-Trabzon Hattında Seyahat Süresi Yarı Yarıya İnecek!

Bakan Uraloğlu, müjdelediği bir diğer önemli gelişmeyle de Karadeniz Bölgesi'nin ulaşımına dev bir katkı sağlayacak. Samsun-Trabzon-Sarp hızlı tren projesinin hayata geçirilmesiyle, mevcut ulaşım sürelerinde radikal bir düşüş yaşanacak. Özellikle Trabzon-Samsun arasındaki seyahat süresinin yaklaşık olarak 2 saate ineceğini belirten Bakan Uraloğlu, bu gelişmenin bölge turizmi ve ekonomik entegrasyonu üzerinde de pozitif etkiler yaratacağını vurguladı. Bu hat üzerindeki çalışmaların da hızla devam ettiği bilgisi paylaşıldı. Projenin tamamlanmasıyla birlikte, Karadeniz'in iki önemli şehri arasındaki bağlantı çok daha konforlu ve hızlı hale gelecek.

Demiryolu Ağının Geleceği ve Ekonomik Etkileri

Türkiye'nin demiryolu ağını modernleştirme ve genişletme politikası kapsamında atılan bu adımlar, ülkenin genel ulaşım stratejisinin bir parçası. Hızlı tren hatları ve modern demiryolu bağlantıları, sadece yolcu taşımacılığını iyileştirmekle kalmıyor, aynı zamanda yük taşımacılığında da önemli verimlilik artışları sağlıyor. Çorum-Merzifon ve Merzifon-Havza hatlarındaki ihale süreçlerinin tamamlanması, bölge halkı ve iş dünyası tarafından büyük bir memnuniyetle karşılandı. Bu tür altyapı yatırımları, uzun vadede bölgesel kalkınmaya ivme kazandırırken, Türkiye'nin küresel lojistik ağındaki konumunu da güçlendiriyor. Hükümetin ulaşım ve altyapı alanındaki bu kararlı adımları, geleceğe yönelik umut verici sinyaller taşıyor.

Yerel 10.09.2026 16:10 239 okunma

İtalya'dan Uluslararası Ödülle Dönen Öğretmen, Vali Ali Çalgan'ı Ziyaret Etti: "Fırtına Tanrısı'nın Çocukları" Dünyayı Salladı!

Çorum Mevlana İlkokulu sınıf öğretmeni Mehmet Öztürk, 'Fırtına Tanrısı'nın Çocukları-Hitit Destanı' adlı eseriyle İtalya'da 10. Uluslararası Seneca Edebiyat Ödülü'nü kazanarak büyük bir gurur yaşattı. Ödüllü öğretmen, Vali Ali Çalgan'ı makamında ziyaret ederek başarısını paylaştı.

İtalya'dan Uluslararası Ödülle Dönen Öğretmen, Vali Ali Çalgan'ı Ziyaret Etti: "Fırtına Tanrısı'nın Çocukları" Dünyayı Salladı!

Edebiyat dünyasında yankı uyandıran bir başarıya imza atan Çorum Mevlana İlkokulu sınıf öğretmeni Mehmet Öztürk, uluslararası alanda takdir topladı. Öztürk'ün kaleme aldığı ve büyük ilgi gören "Fırtına Tanrısı'nın Çocukları-Hitit Destanı" adlı eseri, İtalya'da düzenlenen prestijli 10. Uluslararası Seneca Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü. Bu önemli ödül, hem Öztürk'ün sanatsal yeteneğini taçlandırdı hem de Çorum'a uluslararası bir gurur yaşattı.

Hititlerin Gizemli Dünyası Edebiyat Sahnesinde

Mehmet Öztürk'ün ödül kazanan kitabı, Anadolu'nun kadim medeniyetlerinden Hititlerin mistik ve epik dünyasına bir yolculuk sunuyor. "Fırtına Tanrısı'nın Çocukları-Hitit Destanı", yalnızca edebi bir metin olmanın ötesinde, tarihin derinliklerinden günümüze ulaşan kültürel mirasımızın zenginliğini ve hikaye anlatımındaki gücünü gözler önüne seriyor. Öztürk'ün ustaca kurguladığı karakterler ve sürükleyici anlatımı, okuyucuları binlerce yıl öncesine götürerek o dönemin atmosferini canlı bir şekilde hissettirmeyi başarıyor. Eserin uluslararası platformda bu denli ilgi görmesi, Anadolu mitolojisinin ve Hititlerin evrensel çekiciliğinin bir kanıtı olarak değerlendiriliyor.

Ödüllü Öğretmen Vali Çalgan'ı Ziyaret Etti

Uluslararası başarı elde eden sınıf öğretmeni Mehmet Öztürk, bu büyük gururu Çorum Valisi Ali Çalgan ile paylaştı. Vali Çalgan, makamında kabul ettiği Öztürk'ü tebrik ederek, başarısından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ziyarette, Öztürk'ün eserinin Türkiye'nin kültürel tanıtımına yaptığı katkı ve eğitim camiası için bir ilham kaynağı olması üzerine sohbet edildi. Vali Çalgan, Mehmet Öztürk'ü bir kez daha kutlayarak, başarılarının devamını diledi ve bu türden ulusal ve uluslararası başarıların Çorum için büyük bir onur kaynağı olduğunu vurguladı. Öztürk ise nazik kabulü ve desteği için Vali Çalgan'a teşekkürlerini iletti.

Eğitimcinin Sanatsal Başarısı ve Gelecek Projeleri

Sınıf öğretmeni kimliğiyle öğrencilerine bilgi aktarırken, aynı zamanda edebiyat alanındaki yeteneğiyle de dikkatleri üzerine çeken Mehmet Öztürk, bu başarısıyla meslektaşlarına da örnek oluyor. Öztürk'ün, eğitim ve sanat alanındaki bu çift yönlü başarısı, Çorum'da eğitim kalitesinin yükseltilmesine yönelik motivasyonu artırıyor. Kitabının aldığı ödülle birlikte, Hitit mitolojisi ve tarihi üzerine daha fazla çalışma yapma yönünde motivasyon kazanan Öztürk'ün, gelecekteki edebi projeleri de şimdiden merak konusu oldu. Bu uluslararası ödül, sadece Öztürk'ün değil, aynı zamanda Türkiye'nin edebi potansiyelinin de bir göstergesi olarak kabul ediliyor.

Uluslararası Seneca Edebiyat Ödülü, edebiyat dünyasında önemli bir yere sahip ve her yıl farklı ülkelerden yazarların eserlerini ödüllendiriyor. Bu yılın kazananları arasında yer alan Mehmet Öztürk, ödülünü alırken yaptığı konuşmada, Hitit medeniyetinin büyüleyici hikayelerini günümüz okuyucusuyla buluşturmanın kendisi için büyük bir onur olduğunu belirtti. Öztürk'ün bu başarısı, Türk edebiyatının uluslararası alanda daha fazla tanınması ve takdir görmesi adına atılmış önemli bir adım olarak kayıtlara geçti.