Çorum'un Nabzı
--° -- --/--°
Yerel KÖŞE YAZISI 01.09.2026 14:40 228 okunma

Metrelerce Sürüklenen Motosikletli: Kan Donduran Kaza Anı Kamerada! Yürekler Ağızlara Geldi

İstanbul'da yaşanan dehşet verici trafik kazasında motosikletli sürücü metrelerce sürüklendi. Kaza anı saniye saniye güvenlik kameralarına yansıdı.

Metrelerce Sürüklenen Motosikletli: Kan Donduran Kaza Anı Kamerada! Yürekler Ağızlara Geldi

İstanbul'un hareketli caddelerinden birinde kaydedilen ve tüm şehri dehşete düşüren bir trafik kazası, bir kez daha şehir içi ulaşımında yaşanan tehlikelere dikkat çekti. Güvenlik kameralarına saniye saniye yansıyan olayda, bir otomobil ile çarpışan motosiklet sürücüsü, adeta ölümle dans etti.

Kaza Anı ve Sonrası: Saniyelerle Gelen Dehşet

Edinilen bilgilere göre, kaza sabahın erken saatlerinde D-100 Karayolu Kadıköy mevkiinde meydana geldi. İddialara göre, seyir halindeki bir otomobil sürücüsünün ani bir manevrası sonucu, arkadan gelen ve hızla ilerleyen motosiklet ile çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle motosiklet adeta havada taklalar atarak metrelerce sürüklendi. Olayın tanıkları, korku dolu anlar yaşadıklarını belirtti.

Kaza sonrası olay yerine derhal polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan motosiklet sürücüsü, ilk müdahalesinin ardından ambulansla en yakın hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazanın şiddeti, güvenlik kamerası kayıtlarında saniye saniye gözler önüne serildi. Görüntülerde, otomobilin seyir halindeyken aniden şerit değiştirmesi ve motosikletin kaçmaya fırsat bulamadan aracın altına girerek sürüklenmesi açıkça görülüyor.

Trafikte Alınması Gereken Önlemler ve Sürücü Davranışları

Bu dehşet verici kaza, trafik kurallarına uyulmasının ve sürücülerin birbirlerine karşı daha dikkatli olmasının ne kadar hayati önem taşıdığını bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, özellikle motosiklet kullanıcılarının trafikte daha görünür olmaları ve diğer sürücülerin kendilerini fark etmeleri için gerekli ekipmanları kullanmaları gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, otomobil sürücülerinin de şerit değiştirirken veya ani manevralar yaparken kör noktaları kontrol etmeleri ve motosiklet gibi daha küçük araçlara karşı ekstra özen göstermeleri büyük önem taşıyor.

Motosiklet Güvenliği İçin Kritik İpuçları

  • Her zaman kask takmak zorunludur.
  • Motosikletin ışıklarını ve sinyallerini aktif kullanmak.
  • Diğer sürücüler tarafından kolayca fark edilebilir renklerde giysiler tercih etmek.
  • Araçların kör noktalarından kaçınmak.
  • Trafik kurallarına eksiksiz uymak ve hız limitlerini aşmamak.

Trafik Güvenliğinin Önemi ve Toplumsal Sorumluluk

Yaşanan bu talihsiz kaza, trafik güvenliği konusunda toplumsal bir farkındalığın artırılması gerektiğini gösteriyor. Her sürücünün, kendi can ve mal güvenliğinin yanı sıra, trafikteki diğer tüm bireylerin güvenliğinden de sorumlu olduğunu unutmaması gerekiyor. İstanbul gibi büyük metropollerde artan araç yoğunluğu göz önüne alındığında, bu tür kazaların önlenmesi için hem bireysel hem de kurumsal düzeyde daha fazla çaba sarf edilmesi şart.

Yetkililer, benzer olayların yaşanmaması adına trafik denetimlerinin artırılacağını ve sürücülere yönelik bilinçlendirme çalışmalarının devam edeceğini belirtti. Ancak en büyük sorumluluğun yine her bir sürücünün kendi elinde olduğu unutulmamalıdır. Bu tür kan donduran kazaların bir daha yaşanmaması dileğiyle, tüm trafik kullanıcılarına emniyetli yolculuklar dileriz.

Kemal Demir

Kemal Demir

Gündem & Siyaset Yazarı

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu haber için henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

Yorumlar moderasyonun ardından otomatik olarak yayınlanır.
Yerel 16.10.2026 16:40 80 okunma

Çorum'da Dev Hamle: Belediyeden 130 Milyonluk Fabrika, Artık Her Şeyi Kendi Üretecek!

Çorum Belediyesi, altyapı yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Beton boru ve menfez üretimi için 130 milyon liralık dev tesisin temeli atıldı. Yerli ve milli üretimle maliyetler düşecek, hizmet kalitesi artacak.

Çorum'da Dev Hamle: Belediyeden 130 Milyonluk Fabrika, Artık Her Şeyi Kendi Üretecek!

Çorum Belediyesi, kent altyapısını güçlendirecek devasa bir projeye imza atıyor. Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın'ın ev sahipliğinde gerçekleşen temel atma töreniyle, 130 milyon liralık yatırım bedeliyle hayata geçirilecek olan beton boru ve betonarme kutu menfez üretim tesisi için ilk adım atıldı. Bu stratejik hamle, Çorum'un altyapı projelerinde dışa bağımlılığını azaltırken, yerel kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlayacak.

Yenilikçi Yaklaşım: Belediyeden Kendi Üretim Tesisine

Uzun yıllardır altyapı çalışmaları kapsamında ihtiyaç duyulan beton boru ve menfez gibi temel yapı elemanları, Çorum Belediyesi tarafından yerinde ve kendi bünyesinde üretilecek. Bugüne dek farklı firmalardan temin edilen bu malzemeler, yeni tesisin devreye girmesiyle birlikte belediyenin kendi atölyelerinde üretilecek. Bu durum, hem maliyetlerde önemli bir düşüş sağlayacak hem de üretim süreçlerinin daha hızlı ve kontrol edilebilir olmasına olanak tanıyacak. Belediye Başkanı Aşgın, temel atma töreninde yaptığı konuşmada projenin önemine dikkat çekerek, "Bu tesis, Çorum'un geleceğine yapılan en değerli yatırımlardan biri olacak. Kendi enerjimizi, kendi gücümüzü kullanarak hemşehrilerimize daha iyi hizmet götürme hedefindeyiz," ifadelerini kullandı.

Maliyet Avantajı ve Kalite Kontrolü Ön Planda

Projenin en önemli çıktıları arasında yer alan maliyet optimizasyonu, belediye bütçesi üzerinde olumlu bir etki yaratacak. Dışarıdan alım yapmanın getirdiği kar marjları ortadan kalkarken, hammadde maliyetlerinin de optimize edilmesiyle birlikte, aynı bütçeyle daha fazla altyapı projesinin hayata geçirilmesi mümkün olacak. Ayrıca, üretim sürecinin belediyenin kontrolünde olması, ürün kalitesinin en üst düzeyde tutulmasını sağlayacak. Kalite standartlarından ödün vermeden, yerel ihtiyaçlara uygun çözümler üretilmesi hedefleniyor. Bu durum, hemşehrilerin daha uzun ömürlü ve güvenilir altyapı hizmetlerine kavuşmasını garanti edecek.

Sürdürülebilirlik ve Çevre Dostu Üretim

Yeni üretim tesisi, sadece ekonomik faydalar sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda sürdürülebilirlik ilkesi çerçevesinde çevreye duyarlı üretim tekniklerini de benimseyecek. Enerji verimliliği yüksek makinelerin kullanılacağı tesiste, atık yönetimi ve geri dönüşüm konularında da modern yaklaşımlar sergilenecek. Bu sayede, hem doğal kaynakların korunması hem de çevresel etkinin minimize edilmesi amaçlanıyor. Çevreye saygılı bir üretim anlayışı ile Çorum'un yeşil bir geleceğe adım atması hedefleniyor.

Yerel İstihdama Katkı ve Bölgesel Ekonomiye Etki

Dev tesisin faaliyete geçmesiyle birlikte, bölgede yeni istihdam alanları da açılacak. Üretim, bakım, yönetim ve lojistik gibi çeşitli departmanlarda nitelikli ve vasıflı personele ihtiyaç duyulacak olması, yerel halk için önemli bir iş kapısı aralayacak. Bu durum, Çorum ekonomisinin canlanmasına ve bölgesel kalkınmaya da önemli bir katkı sağlayacak. Kendi kendine yeterli bir üretim modeline geçişin, şehrin ekonomik bağımsızlığını güçlendireceği de öngörülüyor.

Geleceğe Yatırım: Altyapı Devrimi Kapıda

Çorum Belediyesi'nin bu vizyoner projesi, şehrin mevcut ve gelecekteki altyapı ihtiyaçlarını karşılamak adına stratejik bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Yüksek kaliteli beton borular ve menfezler, sadece yol yapımında değil, aynı zamanda su ve atık su hatları, drenaj sistemleri gibi pek çok altyapı uygulamasında kullanılacak. Bu sayede, kent genelindeki altyapı kalitesinde köklü bir iyileşme yaşanması bekleniyor. Temeli atılan tesisin kısa süre içinde tamamlanarak hizmete girmesiyle birlikte, Çorum'un altyapı devriminin fiilen başlaması öngörülüyor.

Yerel 16.10.2026 16:10 91 okunma

Türkiye'nin Altın Kalbi Atıyor: Ahlatcı Holding, Devler Liginde!

Fortune 500 Türkiye 2025 listesinde büyük sürpriz! Ahlatcı Holding, Türkiye'nin en büyük altıncı şirketi olarak listeye damgasını vurdu. Bu başarı, şirketin büyüme potansiyelini ve sektördeki gücünü gözler önüne seriyor.

Türkiye'nin Altın Kalbi Atıyor: Ahlatcı Holding, Devler Liginde!

Türkiye ekonomisinin nabzını tutan Fortune 500 Türkiye-2025 Araştırması'nın sonuçları açıklandı. Her yıl merakla beklenen ve ülke ekonomisinin devler ligini belirleyen bu önemli listede, bu yılın şampiyonları belli oldu. Ancak listenin en dikkat çekici ve büyük sürprizlerinden biri hiç şüphesiz Ahlatcı Holding'in sergilediği muazzam yükseliş oldu. Bir önceki yıla göre önemli bir sıçrayış kaydeden holding, Türkiye'nin en büyük altıncı şirketi unvanını kazanarak adından söz ettirmeyi başardı.

Ahlatcı'dan Sektöre Damga Vuran Yükseliş

Türkiye'nin en büyük 500 şirketinin sıralandığı bu prestijli listede, Ahlatcı Holding'in altıncı sıraya yerleşmesi, şirketin sadece finansal değil, aynı zamanda stratejik ve operasyonel gücünün de bir göstergesi. Bilindiği üzere bu liste, şirketlerin yıllık ciroları, kârlılıkları, istihdam oranları ve piyasa değerleri gibi birçok kritik verinin titizlikle incelenmesiyle oluşturuluyor. Ahlatcı Holding'in bu denli yüksek bir konuma ulaşması, özellikle altının işlenmesi ve ticareti alanındaki liderliğinin yanı sıra, diğer yatırım alanlarındaki başarılı performansının da bir sonucu olarak yorumlanıyor. Şirketin bu başarısı, yerel ve uluslararası yatırımcılar nezdinde de büyük bir ilgi uyandıracağa benziyor.

Fortune 500'de Yeni Dengeler ve Ekonomik Göstergeler

Fortune 500 Türkiye-2025 listesi, sadece şirketlerin sıralamasını belirlemekle kalmıyor, aynı zamanda Türkiye ekonomisinin genel durumu hakkında da önemli ipuçları veriyor. Bu yılki listede dikkat çeken bir diğer nokta ise, teknoloji, savunma sanayi ve enerji gibi alanlarda faaliyet gösteren şirketlerin de önemli başarılar elde etmesi. Ancak, geleneksel olarak güçlü olan üretim ve sanayi sektörlerinin yanı sıra, Ahlatcı Holding gibi finans ve değerli madenler alanında uzmanlaşmış şirketlerin de zirvede yer alması, ekonomik çeşitliliğin altını çiziyor. Ahlatcı Holding'in bu olağanüstü başarısı, özellikle enflasyonist ortamda, değerli madenlerin stratejik önemini bir kez daha ortaya koydu. Holdingin, sürdürülebilir büyüme stratejileri ve yenilikçi iş modelleriyle önümüzdeki yıllarda da zirvedeki yerini koruması ve hatta daha da yukarılara tırmanması bekleniyor.

Geleceğe Yönelik Beklentiler ve Ahlatcı'nın Rolü

Ahlatcı Holding'in Fortune 500 listesindeki bu etkileyici konumu, şirketin gelecek vizyonu ve büyüme potansiyeli hakkında da önemli veriler sunuyor. Uluslararası pazarlardaki güçlü varlığı ve yaptığı stratejik yatırımlarla tanınan holdingin, bu başarısını daha da pekiştirmesi öngörülüyor. Özellikle, döviz kurlarındaki dalgalanmaların ve küresel ekonomik belirsizliklerin yaşandığı bu dönemde, altın ve değerli madenlere olan ilginin artması, Ahlatcı Holding gibi şirketler için önemli bir avantaj sağlıyor. Holdingin, bu konjonktürü akıllıca kullanarak, hem Türkiye ekonomisine katkıda bulunması hem de küresel ölçekte bir oyuncu haline gelmesi hedefleniyor. Bu başarı, aynı zamanda genç girişimciler ve yeni yatırımcılar için de ilham kaynağı olmayı sürdürecektir.

Yerel 16.10.2026 14:40 132 okunma

Uzman Uyardı: Gıda Güvenliği Tehlikede mi? Dünya Gıda Günü'nde Kritik Açıklamalar Geldi!

Ziraat Mühendisleri Odası İl Temsilcisi Necati Gül, Dünya Gıda Günü vesilesiyle yaptığı açıklamada, sürdürülebilir tarımsal üretim ve gıda güvenliğinin hayati önemine dikkat çekti. Gül, sağlıklı gıdaya erişimin önündeki engelleri ve çözüm önerilerini masaya yatırdı.

Uzman Uyardı: Gıda Güvenliği Tehlikede mi? Dünya Gıda Günü'nde Kritik Açıklamalar Geldi!

Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) İl Temsilcisi Necati Gül, 16 Ekim Dünya Gıda Günü'nün anlamına binaen, toplumun en temel haklarından biri olan sağlıklı ve yeterli gıdaya erişim konusundaki kritik değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştı. Gül, küresel ve yerel ölçekte giderek daha fazla önem kazanan gıda güvenliği kavramının, sadece bireylerin değil, aynı zamanda bir ülkenin istikrarı ve geleceği açısından da taşıdığı hayati rolü vurguladı.

Tarımsal Üretimin Sürdürülebilirliği Tehlikede mi?

Necati Gül, yaptığı açıklamada, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin gıda güvenliğinin temel taşı olduğunu belirtti. İklim değişikliği, artan nüfus baskısı, su kaynaklarının tükenmesi ve pestisit kullanımının çevresel etkileri gibi faktörlerin, geleneksel tarım yöntemlerini tehdit ettiğini ifade eden Gül, “Günümüzde karşı karşıya kaldığımız en büyük zorluklardan biri, gelecek nesillerin de ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir üretim modeli benimsemek. Bu, sadece verimliliği artırmakla kalmayıp, aynı zamanda çevreye duyarlı ve kaynakları verimli kullanan bir yaklaşım gerektiriyor” dedi.

Gül, modern tarımın karşılaştığı zorluklara değinirken, özellikle küçük çiftçilerin maliyet artışları, pazar erişim sorunları ve tarımsal politikalardaki belirsizlikler gibi konularda ciddi sıkıntılar yaşadığını dile getirdi. Bu durumun, tarımsal üretimin potansiyelini tam olarak ortaya koymasını engellediğini ve gıda arz güvenliğini riske attığını sözlerine ekledi. Özellikle mevsimsel ürünlerde yaşanan dalgalanmaların ve bazı temel gıda maddelerindeki tedarik zinciri sorunlarının, tüketicinin sofrasına doğrudan yansıdığına dikkat çekti.

Sağlıklı Gıdaya Erişimde Eşitsizlikler Derinleşiyor

Dünya Gıda Günü'nün, aynı zamanda gıda adaletsizliği ve beslenme eşitsizliklerine dikkat çekmek için de önemli bir fırsat olduğunu belirten ZMO İl Temsilcisi Gül, “Herkesin sağlıklı ve yeterli beslenme hakkı temel bir insan hakkıdır. Ancak günümüz dünyasında, gelir düzeyi farklılıkları, coğrafi engeller ve artan gıda fiyatları nedeniyle bu hakka erişimde büyük eşitsizlikler yaşanmaktadır” diye konuştu.

Gül, özellikle şehirlerde yaşayan düşük gelirli grupların, taze ve besleyici gıdalara ulaşmakta daha fazla zorlandığını, bunun da uzun vadede obezite, diyabet gibi kronik hastalıkların yaygınlaşmasına zemin hazırladığını vurguladı. Ayrıca, gıda israfının önlenmesi ve gıdanın doğru koşullarda saklanıp tüketilmesinin sağlanması gerektiğine işaret eden Gül, “Tarladan sofraya giden yolda kayıpları en aza indirmek ve tüketicinin bilinçlendirilmesi büyük önem taşıyor” değerlendirmesini yaptı.

Çözüm Önerileri ve Gelecek Perspektifi

Necati Gül, gıda güvenliğini sağlamak ve sağlıklı beslenmeyi yaygınlaştırmak için atılması gereken adımlara da değindi. Tarımsal üretimde modern teknolojilerin (organik tarım, iyi tarım uygulamaları, dikey tarım gibi) desteklenmesi, çiftçilere mali ve teknik desteklerin artırılması gerektiğini vurgulayan Gül, “Ülkemizin tarımsal potansiyelini tam olarak kullanabilmesi için stratejik planlamaya ve tutarlı politikalara ihtiyacımız var. Gıda politikalarımızın, çiftçiyi, üreticiyi ve tüketiciyi kapsayıcı bir şekilde ele alması şart” dedi.

Ayrıca, yerel ve bölgesel kalkınmayı destekleyen, kısa tedarik zincirlerini teşvik eden projelerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Gül, “Yerel üreticilerin desteklenmesi, hem toplumsal dayanışmayı güçlendirecek hem de gıda arz güvenliğini artıracaktır. Bu konuda devletin, sivil toplum kuruluşlarının ve özel sektörün iş birliği içinde çalışması gerekmektedir” şeklinde konuştu. Dünya Gıda Günü'nün, bu sorunları hatırlamak ve çözümler üretmek için bir başlangıç noktası olması temennisinde bulundu.

Yerel 16.10.2026 14:10 67 okunma

Çorum'da Gizli Potansiyel Açığa Çıkıyor: Kenevir Yetiştiriciliği İçin Devrim Niteliğinde Adımlar Atıldı!

Çorum İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, kenevirin endüstriyel potansiyelini değerlendirmek ve alternatif tarım ürünlerini desteklemek amacıyla kapsamlı bir eğitim programı başlattı. Bu yenilikçi adım, bölge tarımına yeni bir soluk getirme potansiyeli taşıyor.

Çorum'da Gizli Potansiyel Açığa Çıkıyor: Kenevir Yetiştiriciliği İçin Devrim Niteliğinde Adımlar Atıldı!

Çorum, tarımsal ürün çeşitliliğini artırma ve ülkenin endüstriyel bitki potansiyelini harekete geçirme hedefiyle önemli bir adım attı. Çorum İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, son yıllarda artan ilgiyle birlikte endüstriyel kenevir yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılması ve bu alandaki bilgi birikiminin artırılması amacıyla kapsamlı bir çalışma başlattı. Müdürlük tarafından düzenlenen “Kenevirin Kullanım Alanları ve Yetiştiriciliği” konulu teorik ve uygulamalı eğitim programı, bölgedeki çiftçiler ve tarım profesyonelleri tarafından büyük ilgi gördü.