Çorum'un Nabzı
--° -- --/--°
Ekonomi KÖŞE YAZISI 28.07.2026 19:40 287 okunma

Milyonlarca Emekliyi Sevindirecek Dev Anlaşma: SGK ve Türkiye Sigorta'dan Kaçırılmayacak Fırsatlar Geliyor!

SGK ve Türkiye Sigorta güçlerini birleştirdi. Emeklilere özel tamamlayıcı sağlık, konut, kasko ve trafik sigortalarında sunulacak ödeme kolaylıkları ve %30'a varan indirimler milyonlarca emeklinin yüzünü güldürecek.

Milyonlarca Emekliyi Sevindirecek Dev Anlaşma: SGK ve Türkiye Sigorta'dan Kaçırılmayacak Fırsatlar Geliyor!

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile Türkiye Sigorta arasında, milyonlarca emeklinin yaşamını kolaylaştıracak büyük bir işbirliği protokolü imzalandı. Bu stratejik anlaşma kapsamında, SGK bünyesindeki emeklilere yönelik tamamlayıcı sağlık sigortası, konut sigortası, kasko ve trafik sigortası poliçelerinde önemli avantajlar ve dikkat çekici indirimler sunulacak.

Emeklilere Yönelik Özel Avantajlar ve İndirimler

Yapılan protokol, emeklilerin sosyal güvencelerinin yanı sıra ekonomik olarak da desteklenmesi hedefini taşıyor. Türkiye Sigorta, SGK emeklilerine özel olarak hazırlanan sigorta ürünlerinde %30'a varan indirimler uygulayacak. Bu indirimler, emeklilerin yıl boyunca maruz kalabileceği çeşitli risklere karşı kendilerini daha güvende hissetmelerini sağlarken, bütçelerine de önemli bir katkı sunacak. Özellikle tamamlayıcı sağlık sigortası, emeklilerin sağlık harcamalarının karşılanmasında büyük bir rahatlama sağlayacak. Konut sigortası ile evlerini güvence altına alırken, kasko ve trafik sigortası ile de araçlarını koruma altına alabilecekler. Bu avantajlar, emekliliğin keyfini çıkarmak isteyen vatandaşlar için önemli birer destek niteliği taşıyor.

Ödeme Kolaylıkları ve Detaylar

Sadece indirimlerle sınırlı kalmayan işbirliği, aynı zamanda özel ödeme kolaylıklarını da beraberinde getiriyor. Emekliler, sigorta primlerini daha rahat ödeyebilmek adına çeşitli taksitlendirme seçeneklerinden ve esnek ödeme planlarından yararlanabilecek. Bu durum, özellikle sabit gelire sahip emekliler için büyük bir kolaylık anlamına geliyor. SGK ve Türkiye Sigorta yetkilileri, protokolün detaylarının önümüzdeki günlerde kamuoyu ile paylaşılacağını ve emeklilerin bu avantajlardan nasıl yararlanabileceğine dair bilgilendirmelerin yapılacağını belirtti. Bu anlaşmanın, Türkiye'de sosyal güvenlik ve özel sigortacılık alanında atılmış önemli bir adım olarak değerlendirildiği kaydedildi.

Geniş Kapsamlı Sigorta Ürünleri

Anlaşma kapsamında sunulacak sigorta ürünlerinin çeşitliliği dikkat çekiyor. Tamamlayıcı sağlık sigortası, SGK kapsamı dışında kalan tedavi giderlerini karşılarken, özel hastanelerde de hizmet alma imkanı sunuyor. Konut sigortası, yangın, deprem, su baskını gibi olası hasarlara karşı ev sahiplerini koruyor. Kasko ve trafik sigortası ise araç sahiplerini hem yasal zorunlulukları yerine getirme hem de beklenmedik kazalara karşı maddi güvence altına alma fırsatı veriyor. Bu geniş yelpaze, emeklilerin ihtiyaç duyabileceği tüm temel sigorta poliçelerini tek bir çatı altında toplama potansiyeli taşıyor. Türkiye Sigorta'nın yaygın acente ağı ve dijital platformları sayesinde, emekliler bu hizmetlere kolayca ulaşabilecek.

Sosyal Güvenlik ve Ekonomik Refahın Buluşması

SGK'nın geniş emekli kitlesi ile Türkiye Sigorta'nın sektörel deneyiminin bir araya gelmesi, toplumun ekonomik refahına katkı sağlayacak bir model sunuyor. Bu tür işbirlikleri, sosyal devlet anlayışının bir gereği olarak görülebilirken, aynı zamanda özel sektörün de toplumsal sorumluluklarını yerine getirmesine olanak tanıyor. Yapılan bu anlaşma, emeklilerin sadece sosyal güvenliklerini değil, aynı zamanda ekonomik güvenliklerini de güçlendirmeyi amaçlıyor. Önümüzdeki dönemde bu işbirliğinin yeni fırsatları da beraberinde getirmesi bekleniyor.

Ayşe Yıldız

Ayşe Yıldız

Ekonomi & Finans Analisti

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu haber için henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

Yorumlar moderasyonun ardından otomatik olarak yayınlanır.
Ekonomi 11.09.2026 19:40 248 okunma

Yatırımcılar Dikkat: Altın Düşüşe Geçerken Borsada Yüzde 3'ü Aşan Kazanç! Hangi Araçlar Öne Çıktı?

Bu hafta yatırım araçlarının performansları merak uyandırıyor. Borsa İstanbul'daki hisse senetleri ortalama %3,25 yükselirken, döviz kurları hafif artış gösterdi. Ancak altının gramı beklenmedik bir düşüşle yatırımcıları şaşırttı.

Yatırımcılar Dikkat: Altın Düşüşe Geçerken Borsada Yüzde 3'ü Aşan Kazanç! Hangi Araçlar Öne Çıktı?

Finansal piyasalarda bu hafta yaşanan hareketlilik, yatırımcıların gözlerini önemli performans değişimlerine çevirmesine neden oldu. Borsa İstanbul'da işlem gören hisse senetleri, haftalık bazda yatırımcısına ortalama yüzde 3,25'lik kayda değer bir kazanç sağladı. Bu yükseliş, genel piyasa beklentilerini aşarak dikkatleri borsa yönüne çekti.

Döviz Kurlarında Hafif Yükseliş: Ne Kadar Kazandırdı?

Yatırımcıların yakından takip ettiği döviz kurlarında ise daha sakin bir seyir izlendi. Amerikan Doları'nın Türk Lirası karşısındaki değeri bu hafta yüzde 0,34'lük bir artış kaydederken, Avrupa para birimi Euro'nun Türk Lirası karşısındaki yükselişi yüzde 0,38 olarak gerçekleşti. Bu oranlar, döviz yatırımlarının getirisinin borsadaki hisse senedi performansının oldukça altında kaldığını gösteriyor. Uzmanlar, bu durumun küresel ekonomik gelişmelere ve merkez bankalarının politikalarına bağlı olarak şekillendiğini belirtiyor.

Altın Yatırımcılarını Üzdü: Gram Fiyatında Şaşırtan Düşüş

Geleneksel güvenli liman olarak bilinen altının performansı ise haftanın en dikkat çekici ve yatırımcıları şaşırtan gelişmesi oldu. Ons altındaki küresel dalgalanmalara paralel olarak, Türkiye'de altının gram fiyatı haftalık bazda yüzde 0,87'lik bir değer kaybı yaşadı. Bu düşüş, özellikle kısa vadeli alım yapan yatırımcılar için beklenmedik bir sonuç yaratırken, uzun vadeli altın yatırımcılarının portföylerinde ise sınırlı bir etki yarattı. Altın fiyatlarındaki bu gerilemenin arkasında yatan nedenler arasında, küresel enflasyon beklentilerindeki değişimler ve merkez bankalarının faiz politikalarına ilişkin sinyaller öne çıkıyor. Bazı analistler, altının ons fiyatındaki son dönemdeki hareketliliğin, teknolojik gelişmeler ve dijital varlıkların yükselişiyle de bir miktar ilişkilendirilebileceğini ifade ediyor.

Piyasalarda Önümüzdeki Dönem Beklentileri Neler?

Bu haftanın verileri, yatırımcıları önümüzdeki dönemde stratejilerini yeniden gözden geçirmeye itebilir. Borsa İstanbul'daki güçlü performansın devam edip etmeyeceği, döviz kurlarındaki seyrin nasıl şekilleneceği ve altının tekrar yükselişe geçip geçmeyeceği gibi sorular, finans piyasalarını yakından izleyen herkesin gündeminde yer alıyor. Enflasyonist baskılar, jeopolitik riskler ve küresel ekonomik büyüme tahminleri, bu yatırım araçlarının gelecekteki performanslarını doğrudan etkileyecek ana faktörler olarak öne çıkıyor. Yatırımcıların, risk iştahlarına ve piyasa analizlerine göre portföy çeşitlendirmesi yapmaları, olası dalgalanmalara karşı korunma sağlayabilir.

Ekonomi 11.09.2026 15:40 242 okunma

ABD Enflasyonunda Kritik Veri Açıklandı: Beklentiler Gerçekleşti mi, Piyasalar Ne Tepki Verdi?

ABD'de Ağustos ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verileri açıklandı. Aylık %0,4, yıllık ise %3,4 olarak kaydedilen artışlar beklentilere paralel gelirken, piyasalardaki ilk tepkiler ve uzman yorumları merak konusu oldu.

ABD Enflasyonunda Kritik Veri Açıklandı: Beklentiler Gerçekleşti mi, Piyasalar Ne Tepki Verdi?

Amerika Birleşik Devletleri'nde merakla beklenen Ağustos ayı enflasyon rakamları, finans piyasalarındaki son gelişmeleri yakından takip edenler için kritik bir öneme sahipti. Ulusal İstatistik Bürosu tarafından açıklanan verilere göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), ağustos ayında bir önceki aya göre %0,4 artış gösterdi. Yıllık bazda ise enflasyon oranı %3,4'e ulaştı. Bu rakamlar, ekonomistlerin ve analistlerin beklentileriyle büyük ölçüde uyumlu olarak kaydedildi.

Enflasyon Beklentileri Karşıladı: Piyasalarda İlk Etkiler Neler Oldu?

Ağustos ayı enflasyon verilerinin beklentilere paralel gelmesi, küresel finans piyasalarında anlık olarak belirsizlikleri bir miktar azalttı. Ancak, enflasyonun hala hedeflenen seviyenin üzerinde seyrediyor olması, Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikalarına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Özellikle faiz indirim beklentileri, bu veriler ışığında yeniden değerlendirilecek. Uzmanlar, enflasyonun düşüş trendine girip girmediği konusundaki net bir sinyal için daha fazla veriye ihtiyaç duyulduğunu belirtiyorlar. Bu durumun, özellikle döviz kurları, emtia fiyatları ve borsalar üzerindeki etkileri yakından izleniyor.

Peki, Bu Rakamlar Ne Anlama Geliyor? Sıkı Para Politikasının Sürdürüleceği Mesajı mı?

Ağustos ayı TÜFE verileri, Fed'in enflasyonla mücadelesinde henüz tam bir zafer ilan edilemediğini gösteriyor. Aylık bazda %0,4'lük artış, enflasyonda görülen yavaşlamanın ivme kazanmadığına işaret edebilir. Yıllık %3,4'lük oran ise, Fed'in %2'lik hedefinin oldukça üzerinde kalmaya devam ediyor. Bu bağlamda, Fed'in faiz oranlarını mevcut seviyelerde daha uzun süre tutabileceği yönündeki beklentiler güçleniyor. Özellikle son dönemde piyasalarda dillendirilen faiz indirim senaryolarının bu açıklama ile birlikte daha uzak bir ihtimal haline gelmesi söz konusu. Merkez bankası yetkililerinin yapacağı açıklamalar ve ekim ayında açıklanacak bir sonraki enflasyon verisi, faiz politikası üzerindeki belirsizliği gidermede kilit rol oynayacak.

Enflasyonun Seyri ve Tüketici Üzerindeki Etkileri

Enflasyonun yüksek seyretmesi, Amerikalı tüketicilerin alım gücünü olumsuz etkilemeye devam ediyor. Gıda, barınma, enerji ve ulaşım gibi temel ihtiyaç kalemlerindeki fiyat artışları, hane halkı bütçeleri üzerinde baskı oluşturuyor. Enflasyonun beklenenin üzerinde gerçekleşmesi veya düşüş trendinin yavaşlaması, tüketicilerin harcama eğilimlerini etkileyebilir ve ekonomik büyümeyi olumsuz yönde etkileyebilir. Öte yandan, enflasyonist baskının kontrol altına alınamaması, gelecekteki potansiyel resesyon endişelerini de beraberinde getirebilir. Bu nedenle, önümüzdeki dönemde açıklanacak ekonomik veriler ve Fed'in atacağı adımlar, hem ABD ekonomisi hem de küresel ekonomi için büyük önem taşıyor.

Uzmanlardan İlk Değerlendirmeler: Gelecek Beklentileri Neler?

Finans analistleri, açıklanan verileri değerlendirirken, enflasyonun seyrinde istikrarın henüz sağlanamadığı konusunda hemfikir. Bazı analistler, ekonomik aktivitenin gücünü koruması ve işgücü piyasasındaki sıkılığın devam etmesi nedeniyle enflasyonun bir süre daha Fed'in hedefinin üzerinde kalabileceğini öngörüyor. Diğer yandan, küresel tedarik zincirlerindeki normalleşme ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların enflasyon üzerindeki etkisinin zamanla azalacağı beklentisi de mevcut. Ancak genel kanı, Fed'in enflasyonun kalıcı olarak hedefe doğru ilerlediğine dair daha sağlam kanıtlar görene kadar sıkı para politikasından taviz vermeyeceği yönünde. Bu durum, özellikle teknoloji hisseleri gibi faize duyarlı sektörler için bir miktar baskı oluşturmaya devam edebilir.

Ekonomi 11.09.2026 11:40 144 okunma

Petrol Piyasası Şokta: Küresel Arzda Devasa Düşüş! Neler Oluyor?

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, Hürmüz ve Kızıldeniz'deki gerilimler küresel petrol arzını Ağustos ayında günde 1.6 milyon varil azalttı. Piyasalarda tansiyon yükseliyor.

Petrol Piyasası Şokta: Küresel Arzda Devasa Düşüş! Neler Oluyor?

Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) son raporu, küresel petrol piyasalarında son dönemin en dikkat çekici gelişmelerinden birini gözler önüne serdi. Ağustos ayında, önceki aya kıyasla günlük 1 milyon 600 bin varil gibi devasa bir düşüşle küresel petrol arzı 100 milyon 100 bin varile geriledi. Bu keskin düşüşün ardında yatan temel nedenler ise son dönemde artan jeopolitik riskler ve stratejik su yollarındaki güvenlik endişeleri olarak öne çıkıyor.

Jeopolitik Gerilimler Arzı Vurdu: Hürmüz ve Kızıldeniz Hattındaki Tehlike

Raporda özellikle Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz gibi küresel petrol taşımacılığının kilit noktalarında yaşanan ve tankerler ile enerji altyapısını hedef alan saldırıların, arz üzerindeki olumsuz etkisine dikkat çekiliyor. Bu kritik bölgelerdeki güvenlik açıklarının ve artan saldırı risklerinin, petrol şirketlerini operasyonlarını yeniden değerlendirmeye zorladığı ve bu durumun da toplam arzda bu denli belirgin bir düşüşe yol açtığı belirtiliyor. Analistler, bu coğrafyalardaki istikrarsızlığın sürmesi halinde, petrol fiyatlarında daha ciddi dalgalanmaların yaşanabileceği konusunda uyarıyor.

IEA Raporu Ne Anlama Geliyor? Arz Güvenliği Endişeleri Artıyor

IEA'nın ağustos ayı verileri, küresel enerji piyasalarının ne kadar hassas dengeler üzerine kurulu olduğunu bir kez daha gösterdi. Günlük 1.6 milyon varillik bir arz kaybı, dünya ekonomisinin enerji ihtiyacını karşılamada ciddi bir aksaklık potansiyeli taşıyor. Bu durum, özellikle enerji ithalatına bağımlı ülkeler için büyük bir endişe kaynağı. Uzmanlar, bu arz kesintisinin yalnızca fiziksel bir düşüş olmadığını, aynı zamanda piyasalarda bir güvenlik endişesi dalgası yarattığını vurguluyor. Yatırımcılar ve politika yapıcılar, gelecekte benzer aksaklıkların yaşanmaması için alternatif tedarik yollarını ve stratejik rezervlerin önemini yeniden gözden geçirmek durumunda kalabilir.

Alternatif Yollar ve Kriz Yönetimi Stratejileri

Küresel petrol arzındaki bu dramatik düşüş, enerji güvenliği konusunda yeni stratejilerin geliştirilmesini zorunlu kılıyor. Hürmüz ve Kızıldeniz gibi kritik bölgelerdeki risklerin azaltılması için uluslararası işbirliğinin artırılması gerektiği belirtilirken, petrol şirketlerinin de alternatif rotalar ve depolama çözümleri üzerinde daha fazla durması bekleniyor. Ayrıca, yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişin hızlandırılması gibi uzun vadeli stratejilerin de bu tür krizlere karşı dayanıklılığı artırabileceği ifade ediliyor. Bu gelişme, petrol bağımlılığını azaltma ve enerji portföyünü çeşitlendirme çabalarını da yeniden gündeme taşıdı.

Piyasalarda Tansiyon Yüksek: Fiyatlar Nasıl Etkilenecek?

Günlük arzda yaşanan bu büyük düşüşün petrol fiyatları üzerindeki etkisi şimdiden hissedilmeye başlandı. Jeopolitik risklerin artması ve arz güvenliğine dair endişeler, piyasalarda dalgalanmayı körükleyebilir. İlerleyen dönemlerde, petrol fiyatlarının bu arz kısıtlamasına ne kadar tepki vereceği ve küresel ekonominin bu duruma nasıl adapte olacağı yakından takip edilecek. Özellikle kış aylarının yaklaşmasıyla enerji talebinde yaşanabilecek artışlar göz önüne alındığında, bu arz düşüşünün etkileri daha da belirginleşebilir. Piyasalar, önümüzdeki günlerde yaşanacak gelişmelere kilitlenmiş durumda.

Ekonomi 11.09.2026 07:40 248 okunma

Türkiye ve Çin'den Gümrük Güvenliği İçin Dev Adım! Anlaşma Yolda Mı?

Türkiye ile Çin arasında gümrük işbirliğini derinleştirmeye yönelik önemli bir adım atıldı. Ticaret Bakan Yardımcısı Sezai Uçarmak ve Çin Gümrükler Genel İdaresi Başkanı Zhang Geping'in görüşmesi, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin geleceği için kritik önem taşıyor.

Türkiye ve Çin'den Gümrük Güvenliği İçin Dev Adım! Anlaşma Yolda Mı?

Türkiye ve Çin, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkileri daha da güçlendirmek amacıyla gümrük alanındaki işbirliğini artırma konusunda güçlü bir irade sergiledi. Ticaret Bakan Yardımcısı Sezai Uçarmak ve Çin Gümrükler Genel İdaresi Denetim ve İç Denetim Dairesi Başkanı Zhang Geping'in ev sahipliğinde gerçekleşen üst düzey görüşme, iki ülkenin de gümrük süreçlerindeki mevcut işleyişi iyileştirme ve geleceğe yönelik stratejik adımlar atma konusundaki kararlılığını ortaya koydu.

Gümrük İşbirliği Neden Önemli?

Küresel ticaretin dinamikleştiği ve tedarik zincirlerinin giderek daha karmaşık hale geldiği günümüzde, ülkeler arasındaki gümrük işbirliği büyük önem taşıyor. Bu işbirliği, hem sınır güvenliğini sağlamak hem de yasal ticaretin hızlanmasını ve kolaylaşmasını mümkün kılıyor. Türkiye ve Çin gibi iki dev ekonomi arasındaki güçlü bir gümrük işbirliği, potansiyel kaçakçılık faaliyetlerinin önlenmesinden, sahte ürünlerin piyasaya sürülmesinin engellenmesine kadar geniş bir yelpazede fayda sağlayacaktır. Aynı zamanda, uluslararası ticaretin önündeki bürokratik engellerin kaldırılması, firmaların maliyetlerini düşürerek rekabet güçlerini artıracaktır.

Ankara ve Pekin'den Ortak Mesaj: İrade Teyit Edildi

Gerçekleşen görüşmede, Ticaret Bakan Yardımcısı Sezai Uçarmak ve Çin Gümrükler Genel İdaresi Başkanı Zhang Geping, mevcut gümrük işbirliği mekanizmalarını değerlendirerek, bu alandaki ilişkileri daha da derinleştirmenin yollarını masaya yatırdılar. İki taraf da, gümrük süreçlerinde şeffaflık, verimlilik ve güvenlik odaklı ortak politikalar geliştirme konusunda hemfikir olduklarını belirttiler. Bu görüşme, sadece mevcut durumu değerlendirmekle kalmayıp, aynı zamanda geleceğe yönelik stratejik hedeflerin belirlenmesi açısından da bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Tarafların ortak iradesi, karşılıklı ticaret hacminin artırılması ve yatırım ortamının iyileştirilmesi için de önemli bir zemin hazırlıyor.

Dijitalleşme ve Teknoloji Vurgusu

Görüşmelerde öne çıkan başlıklardan biri de gümrük süreçlerinin dijitalleştirilmesi ve teknolojik altyapının güçlendirilmesi oldu. Yapay zeka, veri analitiği ve blok zinciri gibi ileri teknolojilerin gümrük süreçlerine entegrasyonu, hem riski azaltma hem de işlem sürelerini kısaltma potansiyeli taşıyor. Türkiye ve Çin, bu alanlarda bilgi ve tecrübe paylaşımının önemine de dikkat çekti. Gelişmiş teknolojik çözümler sayesinde, gümrüklerdeki denetimlerin daha etkin hale getirilmesi ve uluslararası standartlara uyumun artırılması hedefleniyor. Bu kapsamda, ortak eğitim programları ve teknoloji transferi gibi konuların da ilerleyen dönemlerde gündeme gelmesi bekleniyor.

Ticari İlişkiler İçin Yeni Ufuklar

Türkiye ve Çin arasındaki ticaret hacmi, son yıllarda önemli bir artış göstermiş olsa da, potansiyelin tamamına henüz ulaşılamadığı düşünülüyor. Güçlendirilen gümrük işbirliği, bu potansiyelin daha etkin bir şekilde hayata geçirilmesine olanak tanıyacak. Daha hızlı ve güvenli gümrük geçişleri, Türk üreticilerinin Çin pazarına erişimini kolaylaştırırken, Çinli firmaların da Türkiye üzerinden Avrupa ve Orta Doğu pazarlarına ulaşımını hızlandıracaktır. Bu durum, her iki ülkenin de ekonomik büyümesine ve küresel ticaretteki konumunu güçlendirmesine katkı sağlayacaktır. Gümrüklerde yaşanan kolaylıklar, doğrudan yatırımları da teşvik edebilir.

Gelecek Adımlar ve Beklentiler

Ticaret Bakan Yardımcısı Uçarmak ve Çinli mevkidaşı Zhang Geping arasındaki bu önemli görüşmenin ardından, önümüzdeki dönemde atılacak somut adımlar merakla bekleniyor. Muhtemel bir ortak çalışma grubunun kurulması veya mevcut mekanizmaların daha da etkin hale getirilmesi gibi gelişmeler, iki ülke arasındaki gümrük işbirliğinin somut sonuçlar doğurmasını sağlayacaktır. Bu işbirliğinin, yalnızca ticaretin kolaylaştırılmasıyla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda bölgesel ve küresel güvenlik açısından da olumlu yansımaları olması öngörülüyor. Türkiye ve Çin'in bu alandaki öncü rolü, diğer ülkeler için de örnek teşkil edebilir.