Çorum'un Nabzı
--° -- --/--°
Yerel KÖŞE YAZISI 16.07.2026 16:10 127 okunma

Nöbetçi Noter Devri Kapandı mı? AYM'den Şok Karar: Uygulamaya Veto!

Anayasa Mahkemesi, noterlerin tatil günlerinde çalışmasına olanak tanıyan yasal düzenlemeyi Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti. Bu karar, nöbetçi noter uygulamasının geleceğini belirsizliğe sürükledi.

Nöbetçi Noter Devri Kapandı mı? AYM'den Şok Karar: Uygulamaya Veto!

Türkiye'de uzun yıllardır süregelen ve vatandaşların hafta sonları ile resmi tatillerde resmi işlemlerini yürütebilmelerini sağlayan nöbetçi noter uygulaması, Anayasa Mahkemesi'nin aldığı kritik bir kararla sarsıldı. Anayasa Mahkemesi (AYM), noterlerin tatil gün ve saatlerinde çalışmasının yönetmelikle düzenlenmesine ilişkin yasal dayanağı, Anayasa'nın temel ilkelerine aykırı bularak oy birliğiyle iptal etti. Bu gelişme, noterlik hizmetlerinin işleyişinde ve vatandaşların erişiminde köklü değişikliklere yol açma potansiyeli taşıyor.

Uygulamanın Anayasal Dayanağı Çöktü

Daha önce Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'na bağlı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) gibi bazı kurumların yürüttüğü nöbetçi uygulama modeli, artık noterlikler için geçerliliğini yitirmiş durumda. AYM'nin iptal kararı, bu hizmetin dayandırıldığı yasal zemini ortadan kaldırdı. Kararın gerekçesinde, noterlik mesleğinin niteliği ve çalışma saatlerinin belirlenmesinde daha sıkı yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulduğu vurgulandı. Mahkeme, kanunla düzenlenmesi gereken bir konunun alt düzenleyici işlemlere bırakılmasının anayasal güvenceye aykırı olduğuna hükmetti.

Vatandaşların İşlemlerinde Belirsizlik Başladı

Bu ani karar, özellikle acil resmi işlemlerini hafta sonuna veya tatil günlerine denk getiren vatandaşlar için önemli bir belirsizlik yaratmış durumda. Tatil günlerinde noterlerde işlem yapabilme imkanının ortadan kalkması, özellikle acil tapu işlemleri, vekaletnameler, sözleşmeler veya miras belgeleri gibi yoğunluk yaşanan alanlarda mağduriyetlere yol açabilir. Vatandaşlar, bu tür işlemleri hafta içi mesai saatleri içerisinde tamamlamak zorunda kalacaklar. Bu durum, hafta içi çalışma temposu yoğun olan bireyler için ciddi bir zaman yönetimi sorunu ortaya çıkarabilir.

Yargıdan Gelen Sinyal: Kanun Yapma Zamanı

Anayasa Mahkemesi'nin bu kararı, aynı zamanda Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni (TBMM) de harekete geçirecek bir uyarı niteliği taşıyor. Mahkeme, noterlerin çalışma düzeninin artık kanunla düzenlenmesi gerektiğini net bir şekilde ortaya koydu. Bu, Adalet Bakanlığı ve ilgili diğer kamu kurumlarının, noterlik hizmetlerinin çalışma gün ve saatlerini belirleyen yeni bir yasal düzenleme üzerinde çalışması gerektiği anlamına geliyor. Önümüzdeki dönemde, bu yeni düzenlemenin nasıl şekilleneceği, nöbetçi noterlik sisteminin tamamen kaldırılacağı mı yoksa belirli şartlar altında farklı bir modelle mi devam edeceği merak konusu.

Olası Yeni Modeller Neler Olabilir?

AYM kararının ardından gözler şimdi Meclis'e çevrildi. Öncelikli senaryo, tatil günlerinde noterlerin çalışmasının tamamen sona ermesi yönünde. Ancak, vatandaşların mağduriyetini önlemek amacıyla, noterlik meslek kuruluşları ve ilgili bakanlıklar tarafından alternatif çözüm önerileri de masada değerlendirilebilir. Bunlar arasında, belirli bölgelerde veya belirli noterliklerde sınırlı süreli ve randevu sistemine dayalı bir nöbetçi hizmeti sunulması, veya sadece acil durumlar için özel prosedürlerin oluşturulması gibi seçenekler bulunabilir. Ancak, bu tür bir çözümün de yine kanuni bir zemine oturtulması şart.

Noterlik Meslek Kuruluşlarından İlk Açıklamalar

Türkiye Noterler Birliği (TNB) ve ilgili noterlik odalarından konuya ilişkin henüz resmi ve detaylı bir açıklama gelmedi. Ancak kulislerde, AYM kararının titizlikle incelendiği ve meslek örgütlerinin avukatlarla birlikte yasal süreci değerlendirdiği belirtiliyor. Önümüzdeki günlerde TNB'nin, vatandaşların bilgilendirilmesi ve olası mağduriyetlerin giderilmesi adına bir açıklama yapması bekleniyor. Bu kararın, noterlik mesleğinin geleceği açısından da önemli bir dönüm noktası olacağı öngörülüyor.

Kemal Demir

Kemal Demir

Gündem & Siyaset Yazarı

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu haber için henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

Yorumlar moderasyonun ardından otomatik olarak yayınlanır.
Yerel 14.10.2026 22:10 64 okunma

Bursa'dan Gelen Acı Haber: Başarılı Öğretmen Hayatını Kaybetti! Çorum Yasıyla S...'...

Bursa'da görev yapan 45 yaşındaki Çorum nüfusuna kayıtlı sınıf öğretmeni Serkan Budak'ın vefatı, sevenlerini yasa boğdu. Ani ölümüyle eğitim camiasında büyük üzüntü yarattı.

Bursa'dan Gelen Acı Haber: Başarılı Öğretmen Hayatını Kaybetti! Çorum Yasıyla S...'...

Eğitim camiasını yasa boğan ani bir gelişmeyle, Bursa'da görev yapan 45 yaşındaki sınıf öğretmeni Serkan Budak, beklenmedik bir şekilde hayatını kaybetti. Aslen Çorumlu olan ve yıllarını öğrencilerine adamış Budak'ın vefatı, ailesi, yakınları ve meslektaşları başta olmak üzere geniş bir çevrede derin üzüntüye neden oldu.

Ankara'dan Gelen Kara Haber: Yürekler Yandı

Türkiye'nin dört bir yanında fedakarca görev yapan öğretmenlerin hikayeleriyle doluyken, bu kez Bursa'dan gelen acı haber yürekleri dağladı. Görevini büyük bir özveriyle sürdüren sınıf öğretmeni Serkan Budak, ani bir rahatsızlık sonucu hayatını kaybetti. Henüz 45 yaşında olması, bu trajik kaybın boyutunu daha da artırdı. Budak'ın öğrencileri, velileri ve meslektaşları, onun ani kaybıyla sarsılırken, eğitim camiası değerli bir hocasını daha kaybetti.

Çorum'u Saran Yas: Toprağı Bol Olsun

Merhum Serkan Budak'ın aslen Çorumlu olması, memleketinde de büyük bir üzüntüye yol açtı. Çorum'un yetiştirdiği bu değerli evladın ani vefatı, hemşerileri tarafından da büyük bir kayıp olarak nitelendiriliyor. Budak'ın ailesi ve yakınları, bu zorlu süreçte ayakta durmaya çalışırken, sevenleri de taziye mesajlarıyla acılarını paylaşıyor. Öğretmenlik mesleğinin kutsallığına inanan ve bu yolda büyük çaba gösteren Budak'ın adı, bıraktığı izlerle anılmaya devam edecek.

Eğitim Dünyasında Yükselen Değerdi

Serkan Budak'ın vefatı, sadece ailesini ve yakın çevresini değil, aynı zamanda görev yaptığı Bursa'daki eğitim camiasını da derinden etkiledi. Mesleğine olan tutkusu, öğrencilerine karşı gösterdiği sevgi ve ilgiyle bilinen Budak'ın, eğitimdeki yenilikçi yaklaşımları ve örnek kişiliğiyle tanındığı belirtiliyor. Kaybı, özellikle onunla birlikte çalışan meslektaşları ve öğrencileri için yeri doldurulamaz bir boşluk yaratacaktır. Eğitim hayatına yaptığı katkılar ve yetiştirdiği nesillerle anılacak olan Budak'ın, ardında bıraktığı değerler gelecek nesillere ışık tutacaktır.

Öğretmenliğin Zorlu Yolu ve Kaybın Acısı

Öğretmenlik, toplumların geleceğini şekillendiren, en kutsal mesleklerden biri olarak kabul edilir. Serkan Budak gibi fedakar öğretmenler, genellikle küçük yaşlarda bile hayallerini süsleyen bu mesleği seçerek, nesiller boyu sürecek bir miras bırakırlar. Ancak bu kutsal görev, çoğu zaman zorlu koşullar ve kişisel fedakarlıklar gerektirebilir. Budak'ın 45 yaşında hayata veda etmesi, mesleğini icra ederken karşılaştığı belki de görünmez zorlukların bir işareti olabilir. Bu acı kayıp, öğretmenlerimizin toplumumuz için ne kadar değerli olduğunu ve onların hayatlarının ne kadar hassas olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Yerel 14.10.2026 20:40 261 okunma

Çorum Semaları Alarm Verdi! Gece Yarısından İtibaren Bu Tehlikeye Dikkat Edin!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden Çorum için kritik uyarı: Kuzey bölgeleri bu gece ve yarın sabaha kadar kuvvetli sağanak ve gök gürültülü yağışın etkisinde kalacak. Acil önlem alınması gereken saatler belirlendi.

Çorum Semaları Alarm Verdi! Gece Yarısından İtibaren Bu Tehlikeye Dikkat Edin!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Türkiye'nin önemli tarım ve sanayi bölgelerinden biri olan Çorum için ani hava durumu değişikliği uyarısında bulundu. Yapılan son değerlendirmelere göre, il genelinde özellikle kuzey kesimleri, bu gece yarısından itibaren başlayacak olan ve 16 Ekim Cuma günü saat 09.00'a kadar sürecek olan yerel kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların etkisi altına girecek.

Ani Sel ve Su Baskınlarına Karşı Tehdit Uyarısı

Uzmanlar, ani gelişen bu meteorolojik olayın, özellikle kırsal bölgelerde ve yerleşim yerlerinin alçak kesimlerinde ani sel ve su baskınları riskini artırdığına dikkat çekiyor. Gök gürültülü sağanakların, kısa sürede yoğunlaşarak yerel ölçekte önemli miktarda yağış bırakabileceği tahmin ediliyor. Bu durum, özellikle tarım arazilerinin zarar görmesi, ulaşımda aksamalar yaşanması ve altyapı sistemlerinin zorlanması gibi olumsuz sonuçlara yol açabilir. Yetkililer, vatandaşların zorunlu olmadıkça bu saatlerde dışarıda bulunmamaları ve ani hava değişimlerine karşı hazırlıklı olmaları konusunda uyarılarda bulundu.

Tarım Sektörü ve Günlük Hayat İçin Kritik Saatler

Çorum ve çevresindeki çiftçiler için bu uyarı özel bir önem taşıyor. Kuvvetli yağışın, ekili alanlara ve hasat hazırlıklarına zarar verme potansiyeli bulunuyor. Bu nedenle, tarımla uğraşanların olumsuz etkileri en aza indirmek için gerekli tedbirleri alması büyük önem arz ediyor. Aynı zamanda, gece saatlerinde yola çıkacak sürücülerin de dikkatli olmaları, özellikle dere yatakları ve su birikintisi oluşabilecek bölgelerden uzak durmaları tavsiye ediliyor. Meteoroloji yetkilileri, hava durumunu anbean takip ettiklerini ve gelişmelere göre ek uyarılar yapabileceklerini belirttiler.

Gök Gürültülü Sağanakların Etkisi ve Beklenen Sonuçlar

Meteoroloji'nin son raporlarına göre, Çorum'un kuzeyinde beklenen gök gürültülü sağanaklar, kısa süreli ama şiddetli yağışlara neden olacak. Bu tür sağanaklar, atmosferdeki ani basınç değişimleri ve nemlilik artışı ile tetikleniyor. Kuvvetli rüzgar eşlik etme ihtimali de bulunan bu doğa olayları, özellikle açık alanlarda yıldırım düşme riskini de beraberinde getiriyor. Vatandaşların, bu saatlerde çatı tamiratı, elektrikle ilgili işlemler gibi riskli faaliyetlerden kaçınmaları ve yetkililerin uyarılarını dikkate almaları hayati önem taşıyor. Bölge halkının, olası risklere karşı tetikte olması ve önlemleri elden bırakmaması gerektiği vurgulanıyor.

Yerel 14.10.2026 20:10 222 okunma

Halk TV'ye Kayyum Şoku! Çorum'da Siyasi Tepkiler Yükseldi: Özgür Basın Direniyor Mu?

Çorum'da Halk TV'ye kayyum atanması, Yeni Parti ve Emek ve Demokrasi Platformu'ndan sert tepkiyle karşılandı. Siyasi parti temsilcileri, basın özgürlüğüne yönelik bu adımı kınayarak, gerçeğin baskıya boyun eğmeyeceğini vurguladı.

Halk TV'ye Kayyum Şoku! Çorum'da Siyasi Tepkiler Yükseldi: Özgür Basın Direniyor Mu?

Çorum'da yaşanan son gelişmeler, medya özgürlüğü ve siyasi duruşlar açısından önemli tartışmaları beraberinde getirdi. Halk TV'ye atanan kayyum kararı, kentte siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının sert tepkisine neden oldu. Yeni Parti'nin öncülük ettiği basın açıklaması, bu duruma karşı birleşen farklı kesimlerin sesini duyurmak için önemli bir platform haline geldi.

Basın Özgürlüğüne Darbe Mi?

Yeni Parti İl Başkanı Dinçer Solmaz, Özdoğanlar Kavşağı'nda toplanan kalabalığa hitaben yaptığı konuşmada, kararın ifade özgürlüğü üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Kalabalık, sloganlar eşliğinde Kadeş Barış Meydanı'na yürüyerek tepkilerini gösterdi. Solmaz, “Özgür basın sansüre boyun eğmez, gerçekler haykırmaya devam edecek” diyerek, kayyum kararını eleştirdi ve bu tür müdahalelerin demokrasinin temel taşlarından biri olan basını susturma amacı taşıdığını belirtti. Basın açıklamasına, Çorum Emek ve Demokrasi Platformu ile Eğitim-İş sendikasının da destek vermesi, olayın geniş bir toplumsal yankı uyandırdığını gösterdi.

Siyasi Partilerden Ortak Tepki

Bu gelişme üzerine, daha önce de benzer baskılara karşı çıkan siyasi oluşumlar ve sivil toplum örgütleri, bir araya gelerek ortak bir duruş sergiledi. Yeni Parti'nin çağrısıyla düzenlenen eylemde, kayyum ataması gibi uygulamaların demokrasilerde yeri olmadığını ve basının bağımsızlığının korunması gerektiğini savundular. Konuşmacılar, bu tür kararların toplumsal kutuplaşmayı artırdığını ve halkın doğru bilgiye ulaşma hakkını kısıtladığını vurguladı. “Gerçeğin ışığı hiçbir zaman sönmeyecek” sloganı, eyleme katılanlar tarafından sıkça dile getirildi.

Halkın Haber Alma Hakkı Tehlikede Mi?

Halk TV'ye yönelik bu adım, Türkiye'de medya üzerindeki baskıların arttığı yönündeki endişeleri yeniden alevlendirdi. Özellikle muhalif olarak bilinen yayın kuruluşlarına yönelik alınan idari kararlar, gazeteciler ve medya kuruluşları arasında tedirginliğe yol açıyor. Bu durum, basının demokratik denetim görevini yerine getirmesini zorlaştırdığı ve halkın çeşitli kaynaklardan bilgi alma imkanını kısıtladığı şeklinde yorumlanıyor. Uzmanlar, medya üzerindeki siyasi baskının, kamuoyunun bilgilendirilmesi ve farklı görüşlerin dile getirilmesi açısından ciddi riskler taşıdığına dikkat çekiyor.

Kayyum Politikaları ve Medya Etiği

Medya organlarına kayyum atanması, Türkiye'de son yıllarda sıkça karşılaşılan bir durum haline geldi. Hukukçular ve gazetecilik etiği savunucuları, bu tür uygulamaların uluslararası standartlara uymadığını ve ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini savunuyor. Bir medya kuruluşunun hukuki veya mali gerekçelerle yönetimine el konulması, o kuruluşun yayın politikalarını ve içeriğini doğrudan etkileyebiliyor. Bu da, kamuoyunun objektif bilgilendirilmesi ilkesini zedeliyor. Çorum'da yaşanan bu olay, bu tartışmaları bir kez daha gündeme taşıyarak, medya özgürlüğünün korunması gerektiği yönündeki çağrıları güçlendirdi. Yerel ve ulusal düzeyde yapılan açıklamalar, demokrasinin olmazsa olmazlarından olan özgür basının önemini bir kez daha gözler önüne serdi.

Yeni Parti ve destek veren kuruluşlar, bu kararın geri alınması için hukuki ve siyasi süreçleri takip edeceklerini belirttiler. Basın açıklamasına katılanlar, Türkiye'de gazetecilik faaliyetlerinin daha özgür ve güvenceli bir ortamda sürdürülebilmesi için ortak mücadelenin önemine vurgu yaptılar. Eylemler, barışçıl yollarla seslerini duyurarak, bu tür müdahalelerin demokrasilerde kabul edilemez olduğunu kamuoyuna göstermeyi amaçladı.

Yerel 14.10.2026 18:40 118 okunma

7 Aydır Kırık Elektrik Panosu Mahalleliyi Tehdit Ediyor: Görmezden Gelinen Tehlike Büyük Paniğe Yol Açtı!

Çorum'un Buharaevler Mahallesi'nde 7 aydır onarılmayan kırık elektrik panosu, mahalle sakinlerini canından bezdirdi. Olası facialara davetiye çıkaran durumun bir an önce çözülmesi bekleniyor.

7 Aydır Kırık Elektrik Panosu Mahalleliyi Tehdit Ediyor: Görmezden Gelinen Tehlike Büyük Paniğe Yol Açtı!

Çorum'un gözde yerleşim bölgelerinden Buharaevler Mahallesi, Dr. Sadık Ahmet Caddesi üzerinde tehlike çanları çalıyor. Yıllardır süregelen ve yaklaşık 6-7 aydır gözle görülür şekilde devam eden bir sorun, mahalle sakinlerinin can güvenliğini tehdit eder hale geldi. Cadde üzerindeki bir elektrik panosunun uzun süredir kırık olması, hem görsel kirlilik yaratıyor hem de ciddi bir kaza riski barındırıyor.

Aylardır Süren İhmal: Tehlike Kapıda Bekliyor

Mahalle sakinleri, yaşadıkları bu durumdan duydukları rahatsızlığı dile getirerek, ilgili kurumların bir an önce harekete geçmesini talep ediyor. Yedinci ayına giren mağduriyetin hala giderilememiş olması, vatandaşlarda büyük bir hayal kırıklığı ve öfke yaratmış durumda. Kırık panonun etrafındaki güvenlik önlemlerinin yetersizliği, özellikle çocukların ve yaşlıların bulunduğu bir mahallede daha da büyük endişe kaynağı oluşturuyor. Olası bir yıldırım düşmesi, suya temas veya yetkisiz kişilerin müdahalesi gibi senaryolar, büyük felaketlere yol açabilir. Elektrik panoları, temel altyapı unsurları olup, en ufak bir arızada bile ciddi güvenlik riskleri taşır. Mevsim koşullarının değişmesiyle birlikte (yağmur, kar, aşırı sıcaklar), bu riskin daha da artacağı öngörülüyor.

Vatandaş Tepkisi Büyüyor: "Sesimizi Kim Duyacak?"

Konuyla ilgili gazetemize ulaşan mahalle sakinleri, defalarca ilgili birimlere başvurduklarını ancak sonuç alamadıklarını belirtiyor. Bir mahalle sakini, "Burada yaşayan bizleriz. Sürekli tehlike içinde yaşamak istemiyoruz. Birisi ölünce mi harekete geçecekler? Bu kadar ihmal kabul edilemez. Sadece bir pano için 7 ay beklemek zorunda mıyız? Görmezden geliniyoruz," diyerek tepkisini dile getirdi. Bir başka vatandaş ise, "Hava şartları kötüleştiğinde, çocuklar panoya yaklaşırsa veya bir hayvan temas ederse ne olacak? Sorumlular kim olacak? Bizler vergimizi zamanında öderken, temel güvenlik hizmetlerinden mahrum bırakılıyoruz," şeklinde konuştu. Mahalle sakinleri, yetkililerin bu sorunu bir öncelik haline getirmesini ve en kısa sürede kalıcı bir çözüm üretmesini bekliyor. Elektrik dağıtım şirketi veya belediye yetkililerinden konuya dair acil bir açıklama ve somut adım atılması bekleniyor.

Uzmanlar Uyarıyor: Elektrik Panolarındaki Tehlike Göz Ardı Edilmemeli

Konuya ilişkin görüşlerine başvurduğumuz enerji güvenliği uzmanları, elektrik panolarının kırık veya hasarlı olmasının son derece tehlikeli olduğunu vurguluyor. Uzmanlar, bu tür durumların hem can hem de mal güvenliği açısından büyük risk taşıdığını belirterek, "Elektrik panoları, yeraltı ve yerüstü enerji dağıtım ağının kritik bir parçasıdır. İçerisinde yüksek voltajlı akım taşıyan bu cihazların hasar görmesi, hem elektrik çarpması hem de yangın riskini artırır. Özellikle halka açık alanlarda bulunan hasarlı panolar, yetkisiz kişilerin müdahalesine olanak tanıyarak durumu daha da vahim hale getirebilir. Bir an önce tamir edilip güvenli hale getirilmesi, olası bir felaketi önlemenin tek yoludur. Bu tür basit görünen ancak hayati önem taşıyan sorunların uzun süre ihmal edilmesi, sorumluluk anlayışının sorgulanmasına neden olur," şeklinde değerlendirmede bulundular. Bu durum, hem ilgili kurumların hem de mahalle sakinlerinin ortak dikkatini gerektiriyor.