Şam Üniversitesi'nde Vicdan Ayakta: Kayıp Doktor Raniya el-Abbasi Anıldı, Adalet Talebi Yükseldi
Suriye'nin başkenti Şam'daki üniversite öğrencileri, devrik Beşşar Esed rejimi döneminde zorla kaybedilen doktor Raniya el-Abbasi ve ailesini anmak için kampüste bir araya gelerek, geçmişteki insanlık suçlarına karşı sessiz kalmayacaklarını gösterdi.
Suriye'nin başkenti Şam, yakın zamanda tarihinin en önemli dönemeçlerinden birini yaşarken, üniversite kampüslerinden yükselen vicdan sesleri, geçmişin karanlık sayfalarıyla yüzleşme arayışını gözler önüne seriyor. Şam Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi öğrencileri, devrilen Beşşar Esed rejimi döneminde alıkonularak zorla kaybedilen Doktor Raniya el-Abbasi ve ailesini anmak üzere kampüste toplanarak anlamlı bir saygı duruşunda bulundu. Bu eylem, sadece bir anma olmanın ötesinde, yıllardır süregelen insan hakları ihlallerine ve on binlerce kayıp cana karşı yükselen bir adalet feryadı olarak yankı buldu.
Anma Töreni: Bir Halkın Belleği ve Direnişi
Üniversite kampüsünde gerçekleşen bu saygı duruşu, sadece kaybettiği evlatlarını, annelerini, babalarını arayan ailelerin değil, aynı zamanda yeni bir sayfa açmaya çalışan Suriye toplumunun da hafızasını temsil ediyor. Öğrencilerin bu cesur adımı, Esed rejiminin devrilmesinin ardından filizlenen ifade özgürlüğü ve adalet beklentisinin somut bir göstergesi. Yıllarca korku ve baskı altında tutulan Suriye halkı için, böylesi bir anma töreni düzenlemek, geçmişin acılarına rağmen geleceğe dair umudu yeşerten güçlü bir semboldür. Kampüste bir araya gelen gençler, Dr. Raniya el-Abbasi'nin şahsında, Suriye'de "kayıp" olarak nitelendirilen tüm insanları yeniden gündeme taşıyarak, unutulmadıklarını ve unutulmayacaklarını tüm dünyaya haykırdı.
Bu tür toplumsal anma eylemleri, bir yandan mağdurların ailelerine destek olurken, diğer yandan da gelecekte benzer acıların yaşanmaması için bir uyarı niteliği taşıyor. Şam Üniversitesi'nden yükselen bu ses, sadece bölgesel değil, uluslararası kamuoyunun da Suriye'deki insanlık suçlarına yönelik dikkatini yeniden çekmeyi hedefliyor. Ajans19 olarak, bu onurlu duruşun, Suriye'nin geleceğinde adalet ve barışın tesisi için ne denli önemli olduğunu vurgulamak isteriz.
Dr. Raniya el-Abbasi ve Zorla Kaybetmelerin Gölgesi
Peki, kimdi Dr. Raniya el-Abbasi? O, Beşşar Esed rejiminin baskıcı politikalarının kurbanı olan binlerce Suriyeliden sadece biriydi. Bir diş hekimi olarak toplumda sevilen ve saygı duyulan bir isimdi. Ancak rejimin muhalif sesleri susturma çabaları onu da hedef aldı. Dr. Raniya el-Abbasi, ailesinin birçok ferdiyle birlikte zorla alıkonuldu ve kendisinden bir daha haber alınamadı. Bu durum, "zorla kaybetme" denilen, uluslararası hukuka göre insanlığa karşı suç teşkil eden trajik bir uygulamanın tipik örneklerinden biriydi.
Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR) gibi kuruluşların raporlarına göre, Esed rejimi döneminde on binlerce kişi zorla kaybedildi. Bu kişiler genellikle gece yarısı evlerinden alınıyor, aileleriyle tüm iletişimleri kesiliyor ve akıbetleri hakkında hiçbir bilgi verilmiyordu. Bu durum, sadece kaybedilen kişinin hayatını çalmakla kalmıyor, aynı zamanda ailelerini yıllarca süren belirsizlik, acı ve umutsuzluk girdabına sürüklüyordu. Dr. Raniya el-Abbasi ve ailesinin hikayesi, bu derin insani dramın acı bir temsilcisidir. Onların anılması, tüm bu mağduriyetlerin görünür kılınması ve adaletin tecelli etmesi için atılmış kritik bir adımdır.
Yeni Suriye'de Adalet ve Hesap Verebilirlik Arayışı
Beşşar Esed rejiminin devrilmesiyle birlikte, Suriye'de yıllardır bastırılan adalet talepleri yeniden güç kazandı. On binlerce zorla kaybedilen kişinin akıbetinin araştırılması ve sorumluların hesap vermesi, ülkenin yeniden inşası ve toplumsal barışın tesisi için hayati önem taşıyor. Uluslararası insan hakları örgütleri, yıllardır Suriye'deki zorla kaybetme vakalarını belgelemeye ve uluslararası mahkemelere taşımaya çalışıyordu. Şimdi, rejimin devrilmesiyle birlikte, bu çabaların daha somut sonuçlar doğurması için yeni bir umut ışığı doğdu.
Şam Üniversitesi öğrencilerinin bu anma eylemi, yeni Suriye'de genç nesillerin geçmişle yüzleşme ve geleceği inşa etme konusundaki kararlılığını gösteriyor. Toplumun her kesiminin, özellikle de akademik çevrelerin ve gençlerin bu sürece aktif katılımı, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin yerleşmesi için kritik önem taşıyor. Zorla kaybedilenlerin ailelerinin yıllardır sürdürdüğü çığlıklar, artık üniversite kampüslerinde ve Suriye'nin sokaklarında daha yüksek sesle yankılanıyor. Bu anma, gelecekteki adalet süreçleri için bir başlangıç noktası olabilir ve Suriye'nin, geçmişin karanlık gölgelerinden kurtularak aydınlık bir geleceğe adım atmasına zemin hazırlayabilir. Ajans19 olarak, tüm bu kayıplar için adalet arayışının ve anıların yaşatılmasının önemini bir kez daha vurgularız.
Hakan Yılmaz
Gündem & Siyaset Yazarı
Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.