Çorum'un Nabzı
--° -- --/--°
Ekonomi KÖŞE YAZISI 15.05.2026 00:37 46 okunma

TÜBİSAD BİT 2025 Raporunu yayınladı

Türkiye’nin bilişim sektöründeki en kapsamlı referans çalışması olan TÜBİSAD BİT 2025 Raporu&...

TÜBİSAD BİT 2025 Raporunu yayınladı

Türkiye’nin bilişim sektöründeki en kapsamlı referans çalışması olan TÜBİSAD BİT 2025 Raporu’nu yayınladı. Yapı Kredi Gene Müdürlük binasında gerçekleştirilen basın lansmanı ile tanıtılan raporda, sektörün 2025 performansını detaylı verilerle gözler önüne serdi. Küresel BİT pazarının 5,563 trilyon USD’ye yükseldiği bir dönemde Türkiye, hem iç pazarda hem ihracatta dikkat çekici bir büyüme kaydetti. Rapor, yazılım odaklı dönüşümün hız kazandığını ve yapay zekanın sektörün geleceğini şekillendirdiğini vurguluyor. KÜRESEL BİT PAZARI VE TÜRKİYE’NİN YERİ 2025 yılında küresel BİT pazarı %10,5 büyüyerek 5,563 trilyon USD seviyesine ulaştı. Bilgi Teknolojileri (BT) %13,3’lük artışla öncülük ederken, İletişim Teknolojileri (İT) %5,1 büyüme gösterdi. Türkiye’nin küresel BİT pazarındaki payı %0,97’ye yükselirken, sektörün GSYH içindeki payı da %3,38’e çıktı. Bu oranlar, Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğundaki ilerlemesini net biçimde ortaya koyuyor. TÜRKİYE REKOR BÜYÜMEYE İMZA ATTI Türkiye BİT pazarı 2025’te 2 trilyon 129,3 milyar TL’ye (53,8 milyar USD) ulaşarak tarihi bir eşik aştı. Karşılaştırılabilir bazda %77’lik TL büyümesiyle sektör, enflasyondan arındırılmış reel büyümesini de korudu. 2021-2025 döneminde TL bazında yıllık ortalama %68, dolar bazında ise %16’lık bileşik büyüme kaydedildi.Bilgi Teknolojileri 1 trilyon 261,5 milyar TL ile liderliğini sürdürürken, İletişim Teknolojileri 867,6 milyar TL oldu. Sektör kompozisyonunda yazılımın payı belirgin şekilde artarak yüksek katma değerli dönüşümü destekliyor. YAZILIM VE HİZMETLER BÜYÜMENİN ANA MOTORU Bilgi Teknolojileri segmentinde:Yazılım: 760,9 milyar TL’ye ulaşarak %124’lük karşılaştırılabilir büyüme gösterdi. Hizmet: 207,6 milyar TL Donanım: 293 milyar TL Yazılımın BT içindeki payı %60’a yükselerek son beş yılın en yüksek seviyesine çıktı. Yapay zekâ, bulut bilişim ve siber güvenlik gibi alanlara yönelik güçlü talep, bu büyümeyi tetikleyen başlıca faktörler arasında yer alıyor. Türkiye, uluslararası karşılaştırmalarda da yazılım yoğunlaşmasıyla öne çıkıyor. İHRACAT 195,8 MİLYAR TL’YE YÜKSELDİ Sektörün toplam ihracatı 195,8 milyar TL (4,95 milyar USD) seviyesine çıkarak son beş yılda yaklaşık 2,5 kat artış gösterdi. Karşılaştırılabilir büyüme oranı %76 oldu. Yazılım ihracatı öncü rol oynarken, donanım ve hizmet ihracatında da önemli yükselişler kaydedildi. Teknokentlerde faaliyet gösteren şirketlerin katkısı, ihracat performansını güçlendiren kritik unsurlardan biriydi. İSTİHDAM 289 BİNE ÇIKTI, NİTELİKLİ İŞ GÜCÜ GÜÇLENDİ Sektör istihdamı %17 artarak 289 bin kişiye ulaştı. Bilgi Teknolojileri %80, İletişim Teknolojileri ise %20 pay aldı. Kadın çalışan oranı %33, üniversite mezunu oranı %58, AR-GE personeli oranı %58 seviyesinde gerçekleşti. Kadın yönetici oranı da %37’ye yükseldi. Bu veriler, sektörün nitelikli ve çeşitli insan kaynağına verdiği önemi gösteriyor. YAPAY ZEKA DÖNÜŞÜMÜ HIZLANDIRIYOR Raporun öne çıkan bölümlerinden biri yapay zekâ yatırımları oldu. Şirketlerin %90’ı yapay zekâyı iş süreçlerinde aktif olarak kullanıyor veya değerlendirme aşamasında. Ortalama YZ harcamalarında uygulama ve geliştirme kalemleri ön plana çıkarken, operasyonel verimlilik ve inovasyon en yüksek katma değeri yaratan alanlar olarak belirlendi. Ancak yatırımların finansal geri dönüşü konusunda henüz olgunlaşma potansiyeli bulunduğu da raporda yer alıyor. TEKNOKENTLER EKOSİSTEMİ GÜÇLENİYOR Teknokent sayısı 114’e, şirket sayısı 12 bin 996’ya, çalışan sayısı ise 130 bin 490’a yükseldi. Teknokent cirosu 738 milyar TL’ye ulaşırken ihracat katkısı da belirgin oranda arttı. Bu ekosistem, Türkiye’nin teknoloji üretme ve küresel rekabette güçlenme kapasitesini önemli ölçüde destekliyor. Rapor, insan kaynağına yönelik yatırımlar, inovasyon teşvikleri ve paydaşlar arası iş birliğinin kritik önemine dikkat çekiyor. TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Tombalak’ın vurguladığı “Teknolojiyle Güçlenen Türkiye” vizyonu, güçlü bir ekosistemle hayata geçirilecek. Regülasyonlar ve sürdürülebilirlik de önümüzdeki dönemin odak alanları arasında. TÜBİSAD BİT 2025 Raporu, Türkiye’nin teknoloji sektöründeki olgunlaşmayı ve yüksek katma değerli büyüme potansiyelini bir kez daha net biçimde ortaya koyuyor. TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Tombalak, “2025 yılı verileri, Türkiye teknoloji sektörünün ölçek, yetkinlik ve küresel rekabet gücü açısından önemli bir eşiği geride bıraktığını gösteriyor. Bilgi ve İletişim Teknolojileri sektörümüz 2,1 trilyon TL büyüklüğe ulaşırken, ekonomimiz içindeki payını yüzde 3,38 seviyesine yükseltti. Son beş yılda yaklaşık 2,5 kat artan ihracatımız 5 milyar dolar seviyesine yaklaşırken, teknokent şirketlerimizin dolar bazında yüzde 65 büyümesi ve yazılımın sektör içindeki payının yüzde 60 a ulaşması, Türkiye nin yüksek katma değerli teknoloji üretiminde yeni bir döneme girdiğini ortaya koyuyor. Bugün artık yalnızca teknolojiyi kullanan değil; geliştiren, ihraç eden ve küresel ölçekte rekabet eden bir Türkiye den söz ediyoruz. Türkiye nin küresel BİT pazarından aldığı payın yüzde 0,97 seviyesine yükselmesi ve 53,8 milyar dolarlık pazar büyüklüğünün bölgesel ekonomik ağırlığımızla uyumlu bir görünüm sergilemesi, ülkemizin teknoloji ekosisteminin ulaştığı ölçeği ve olgunluğu ortaya koymaktadır. Türkiye nin geleceği için teknoloji, teknolojinin geleceği için ise güçlü bir ekosistem gereklidir. Güçlü insan kaynağımız, girişimcilik kapasitemiz ve gelişen teknoloji ekosistemimizle Türkiye nin bölgesinin en güvenli, en yetkin ve en ölçekli teknoloji merkezi olduğuna inanıyoruz. Kamu, özel sektör, girişimler ve akademinin birlikte değer ürettiği ekosistem ekonomisi, Teknolojiyle Güçlenen Türkiye vizyonunun temelini oluşturmaktadır. Odaklandığımız, birleştiğimiz ve birlikte etki yarattığımız ölçüde ülkemizin teknoloji alanındaki küresel konumunu daha da güçlendireceğimize inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Ayşe Yıldız

Ayşe Yıldız

Ekonomi & Finans Analisti

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu haber için henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

Yorumlar moderasyonun ardından otomatik olarak yayınlanır.
Ekonomi 25.10.2026 23:40 221 okunma

Bişkek'ten Yükselen Çağrı: Türk Makineleri Kırgızistan Tarımını Yeniden Şekillendiriyor!

Kırgızistan'ın kalbi Bişkek, dev bir tarım fuarına ev sahipliği yaptı. Türk iş makineleri ve ekipmanları, bölgenin tarımsal potansiyelini artırmak için sergilendi.

Bişkek'ten Yükselen Çağrı: Türk Makineleri Kırgızistan Tarımını Yeniden Şekillendiriyor!

Kırgızistan'ın dinamik başkenti Bişkek, tarım sektörünün geleceğine ışık tutan dev bir organizasyona sahne oldu. Bu yıl ikincisi düzenlenen Uluslararası Tarım Ürünleri ve Makineleri Sergisi (AGROEXPO-2026), aynı zamanda geleneksel 'Altın Sonbahar' Fuarı ile birleşerek katılımcılara ve ziyaretçilere unutulmaz bir deneyim sundu. Fuar, bölge ülkelerinin tarımsal potansiyelini en üst düzeye çıkarmayı hedefleyen yenilikçi çözümleri bir araya getirdi.

Türk İhracatçısından Kırgızistan'a Güçlü Mesaj

Fuarda en çok ilgi gören stantlar arasında, Türk iş makineleri ve ekipmanlarını tanıtan firmaların yer aldığı görüldü. Türkiye'nin tarım teknolojileri alanındaki gücünü ve yenilikçi ürünlerini sergileyen Türk firmaları, Kırgızistanlı çiftçiler ve tarım profesyonelleri tarafından büyük bir ilgiyle karşılandı. Modern tarım tekniklerini benimsemeye hazır olan Kırgızistan, bu fuarda Türk mühendisliğinin sunduğu çözümlerle buluştu. Özellikle verimliliği artıran otomasyon sistemleri, çevre dostu üretim teknolojileri ve dayanıklı tarım aletleri, ziyaretçilerin büyük beğenisini topladı. Türk firmaları, sadece ürünlerini tanıtmakla kalmayıp, aynı zamanda Kırgızistan'ın tarımsal kalkınmasına nasıl katkı sağlayabileceklerine dair stratejik işbirliği önerilerinde bulundular.

AGROEXPO-2026: Bölgesel İşbirliğinin Merkezi Oldu

AGROEXPO-2026, Kırgızistan'ın tarım sektöründeki büyüme potansiyelini gözler önüne sererken, aynı zamanda uluslararası işbirliği için de önemli bir platform oluşturdu. Fuar boyunca gerçekleştirilen paneller ve seminerlerde, sürdürülebilir tarım uygulamaları, gıda güvenliği ve teknolojik gelişmeler gibi kritik konular masaya yatırıldı. Türk firmalarının sergilediği ürünler, Kırgızistan'ın iklim ve coğrafi koşullarına uygunluğuyla öne çıktı. Bu durum, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin derinleşmesi adına önemli bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Fuara katılan Kırgızistan Tarım Bakanlığı yetkilileri, Türk teknolojilerine duydukları ilgiyi dile getirerek, gelecekteki olası projelerde Türk firmalarıyla birlikte çalışmaktan memnuniyet duyacaklarını belirttiler.

'Altın Sonbahar'ın Bereketli Gelenekleri ve Modern Dokunuşlar

Fuarın diğer önemli bir ayağı olan 'Altın Sonbahar' Fuarı ise, Kırgızistan'ın zengin tarımsal ürünlerini ve geleneksel tarım yöntemlerini sergileme fırsatı buldu. Yerel üreticilerin en taze ürünlerinin yanı sıra, el sanatları ve yöresel lezzetlerin de tanıtıldığı fuarda, Kırgızistan'ın kültürel mirası da ön plana çıktı. Ancak bu geleneksel atmosfer, modern tarım makineleriyle harmanlanarak geleceğe yönelik vizyon daha da belirgin hale getirildi. Ziyaretçiler, hem köklerine bağlı kalan hem de yeniliklere açık bir tarım anlayışının sergilendiği bu eşsiz organizasyonu tam not verdi. Özellikle toprak analiz cihazları ve verimli sulama sistemleri gibi yenilikçi çözümler, geleneksel tarım uygulamalarıyla entegre edilerek daha da etkili sonuçlar alınabileceği gösterildi.

Gelecek Vizyonu: Türk Makineleriyle Kırgızistan'da Tarımsal Devrim

AGROEXPO-2026 ve 'Altın Sonbahar' Fuarı'nın Bişkek'te düzenlenmesi, Kırgızistan'ın tarım sektöründe çağ atlama isteğinin bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Türk iş makinelerinin sunduğu ileri teknoloji ve yüksek verimlilik, Kırgız çiftçiler için büyük bir dönüşümün kapısını aralayabilir. Bu tür fuarlar, sadece ticari bağlantılar kurmakla kalmayıp, aynı zamanda bilgi ve deneyim paylaşımı için de eşsiz bir zemin hazırlıyor. Kırgızistan'ın tarımsal potansiyelini maksimize etme yolunda, Türk mühendisliğinin sunduğu çözümlerin kilit rol oynaması bekleniyor. Gelecek yıllarda bu işbirliğinin daha da güçlenerek, bölgede örnek bir tarımsal kalkınma modeli oluşturacağına inanılıyor.

Ekonomi 25.10.2026 19:40 155 okunma

Küresel Enerji Devrimi Kapıda: COP31'de Şaşırtıcı Hedef Açıklandı!

Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol'dan kritik açıklama: COP31'de elektrik tüketiminde iddialı bir hedef belirlendi. Detaylar haberimizde.

Küresel Enerji Devrimi Kapıda: COP31'de Şaşırtıcı Hedef Açıklandı!

Geleceğin enerji politikalarına yön verecek önemli bir gelişme yaşanıyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, küresel iklim zirvelerinden en önemlilerinden biri olarak kabul edilen COP31'de belirlenecek hedeflere dair çarpıcı bir detayı paylaştı. Birol'un açıklamalarına göre, zirvede alınacak kararlar arasında, küresel enerji tüketiminde elektriğin payını yüzde 35'e çıkarma hedefi öne çıkıyor. Bu hedef, enerji sektöründe köklü değişimlerin habercisi olarak yorumlanıyor.

Enerji Dönüşümünde Yeni Bir Sayfa Açılıyor

Elektriğin, fosil yakıtlara dayalı geleneksel enerji kaynaklarına göre çok daha temiz ve sürdürülebilir bir alternatif olması, bu hedefin arkasındaki temel motivasyonu oluşturuyor. IEA Başkanı Fatih Birol, yaptığı değerlendirmede, küresel enerji sisteminin karbonsuzlaştırılması yolunda elektriğin kritik bir rol oynayacağını vurguladı. Mevcut durumda küresel enerji tüketiminde elektriğin payının henüz istenilen seviyelerde olmadığını belirten Birol, COP31'de bu oranı anlamlı bir şekilde yükseltmenin masaya yatırılacağını ifade etti. Bu durum, yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen elektriğin payının artırılması, enerji verimliliğinin sağlanması ve elektrikli ulaşım ile sanayileşme gibi alanlarda büyük atılımlar yapılması gerekliliğini de beraberinde getiriyor.

COP31 Neden Önemli? Hedefler ve Beklentiler

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin (UNFCCC) taraflarının bir araya geldiği COP (Conference of the Parties) zirveleri, küresel iklim kriziyle mücadelede atılacak adımların belirlendiği en üst düzey platformlar olarak biliniyor. COP31'de alınacak kararlar, önümüzdeki yıllarda enerji politikalarını şekillendirecek ve ülkelerin emisyon azaltım taahhütlerini güncellemelerine zemin hazırlayacak. Elektriğin küresel enerji tüketimindeki payını %35'e çıkarma hedefi, enerji üretim ve tüketim alışkanlıklarında kapsamlı bir dönüşüm gerektirecek. Bu dönüşüm, sadece büyük sanayi ülkeleri için değil, aynı zamanda gelişmekte olan ülkeler için de yeni yatırım fırsatları ve teknolojik iş birlikleri anlamına gelebilir. Ancak bu hedefin başarısı, ülkelerin politik iradesine, teknolojik gelişmelere ve finansal destek mekanizmalarının etkinliğine bağlı olacak.

Teknoloji ve Yatırımın Rolü

Bu iddialı hedefe ulaşılması için yenilenebilir enerji teknolojilerindeki ilerlemeler ve bu alanlara yapılacak yatırımlar hayati önem taşıyor. Güneş ve rüzgar enerjisi başta olmak üzere, gelişmiş batarya depolama sistemleri ve akıllı şebekeler, elektriğin daha yaygın ve güvenilir bir şekilde kullanılmasını sağlayacak. IEA, bu süreçte ülkelerin enerji altyapılarını modernize etmeleri ve fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltmaları yönünde teşvik edici politikalar izlenmesi gerektiğini savunuyor. Fatih Birol, COP31'de bu hedefin somut adımlarla destekleneceğine dair inancını dile getirerek, küresel iş birliğinin önemine dikkat çekti.

Geleceğin Enerji Haritası Şekilleniyor

IEA Başkanı Fatih Birol'un bu açıklaması, enerji sektöründe yaşanan değişimin hızını ve kapsamını bir kez daha gözler önüne seriyor. Elektriğin küresel enerji portföyündeki ağırlığını artırma hedefi, temiz enerjiye geçişi hızlandırma stratejisinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu hedefin hayata geçirilmesiyle birlikte, hava kirliliğinin azaltılması, iklim değişikliğiyle mücadelede önemli mesafeler kat edilmesi ve uzun vadede enerji güvenliğinin artırılması gibi pek çok olumlu gelişmenin yaşanması bekleniyor. Ancak bu büyük dönüşümün sosyal ve ekonomik etkilerinin de dikkatle yönetilmesi, adil bir geçiş sürecinin sağlanması gerekecek.

Ekonomi 25.10.2026 15:40 103 okunma

İstanbul Ev Sahipliği Yaptı: Geleceğin Teknolojisi ve Yatırım Dünyası GO! GLOBAL Zirvesi'nde Buluştu!

Türkiye'nin teknoloji ve yatırım potansiyelini dünyaya tanıtan GO! GLOBAL Türkiye Zirvesi, küresel devleri ve yerli girişimcileri İstanbul'da bir araya getirerek başarıyla tamamlandı. Zirve, yapay zeka odaklı yeniliklere sahne oldu.

İstanbul Ev Sahipliği Yaptı: Geleceğin Teknolojisi ve Yatırım Dünyası GO! GLOBAL Zirvesi'nde Buluştu!

İstanbul, küresel teknoloji ve yatırım dünyasının nabzını tutan prestijli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Yapay zeka (AI) ve yenilikçi teknolojilerin geleceğine ışık tutan GO! GLOBAL Türkiye Zirvesi, başarıyla sona erdi. Bu önemli buluşma, uluslararası arenada tanınan teknoloji liderleri ile Türkiye'nin öncü girişimcilerini ve alanında uzmanlaşmış AI yeteneklerini tek bir çatı altında topladı.

Ekonomi 25.10.2026 11:40 227 okunma

Arnavutluk'ta Türk Damgası: Yatırımlar 3.5 Milyar Doları Aştı! Yaklaşık 800 Şirket Ekonomiye Hayat Veriyor

Türk iş dünyası, Arnavutluk ekonomisindeki varlığını güçlendirerek yatırım miktarını 3.5 milyar dolara taşıdı. Ülkede faaliyet gösteren yaklaşık 800 Türk şirketi, iki ülke arasındaki ekonomik köprüleri sağlamlaştırıyor.

Arnavutluk'ta Türk Damgası: Yatırımlar 3.5 Milyar Doları Aştı! Yaklaşık 800 Şirket Ekonomiye Hayat Veriyor

Türk iş dünyasının Balkanlar'daki stratejik partneri Arnavutluk'ta yatırımları 3.5 milyar dolara ulaşarak rekor kırdı. Bu rakam, Türkiye'nin bölgedeki ekonomik gücünün ve Arnavutluk'un yatırım cazibesinin önemli bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Arnavutluk İş Konseyi Başkanı Kısakürek, yaptığı açıklamada, Türk girişimcilerin Arnavutluk ekonomisinin can damarlarından biri haline geldiğini belirtti. Kısakürek, Türkiye'den yaklaşık 800 şirketin Arnavutluk'ta aktif olarak faaliyet gösterdiğini vurgulayarak, bu durumun iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin ne denli derinleştiğini gözler önüne serdi.

Arnavutluk'ta Türk Yatırımlarının Yükselişi: Neden Bu Kadar Önemli?

Türk iş dünyasının Arnavutluk'a olan ilgisinin ardında yatan pek çok sebep bulunuyor. Coğrafi yakınlık, kültürel bağlar ve Arnavutluk hükümetinin yabancı yatırımları teşvik eden politikaları, Türk girişimciler için önemli fırsatlar sunuyor. Özellikle inşaat, turizm, tekstil, enerji ve finans sektörlerinde Türk firmaları, Arnavutluk'un kalkınmasına önemli katkılar sağlıyor. Bu yatırımlar, sadece sermaye akışı sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda yerel istihdamı artırarak ve teknoloji transferini sağlayarak Arnavutluk ekonomisinin çeşitlenmesine ve büyümesine de yardımcı oluyor.

İki Ülke Arasındaki Ekonomik Köprü Güçleniyor

DEİK Türkiye-Arnavutluk İş Konseyi Başkanı Kısakürek'in ifadelerine göre, Türk şirketlerinin Arnavutluk'taki varlığı, iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin ne denli stratejik bir boyuta ulaştığını simgeliyor. Kısakürek, Türk iş dünyasının Arnavutluk ekonomisinin önemli yatırımcılarından biri olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bu başarının tesadüf olmadığını belirtti. Yapılan yatırımlar, sadece ekonomik verimlilik açısından değil, aynı zamanda siyasi ve sosyal ilişkilerin pekiştirilmesi açısından da büyük önem taşıyor. Türk şirketlerinin yerel ekonomiye entegrasyonu ve toplumsal projelere verdikleri destek, karşılıklı güveni ve iş birliği ruhunu daha da ileriye taşıyor.

Geleceğe Yönelik Beklentiler ve Yeni Fırsatlar

Arnavutluk'un Avrupa Birliği'ne üyelik sürecinde attığı adımlar ve sürdürdüğü reformlar, ülkenin yatırım ortamını daha da cazip hale getiriyor. Bu durum, Türk iş dünyası için gelecekteki potansiyel fırsatların da habercisi niteliğinde. Kısakürek, gelecekteki yatırımların daha da artacağına dair iyimser bir tablo çizdi. Özellikle yenilenebilir enerji, dijitalleşme ve altyapı projeleri gibi alanlarda yeni iş birliği olanaklarının doğabileceği öngörülüyor. Türkiye ve Arnavutluk arasındaki bu güçlü ekonomik bağın, gelecekte bölge ekonomileri için de örnek bir model teşkil etmesi bekleniyor.

Yaklaşık 800 Türk şirketinin faaliyette bulunduğu Arnavutluk, Türk girişimciler için sadece bir yatırım ülkesi olmanın ötesinde, stratejik bir bölgesel merkez konumunda. Bu denli büyük bir yatırım hacminin ve şirket sayısının, iki ülkenin ekonomik geleceği için ne kadar umut verici olduğu açıkça görülüyor.