Birleşik Kamu-İş'ten ekonomiye sert eleştiri: Hükümetin enflasyonla mücadele politikaları sınıfta kaldı. Ekim ayı verileri, 'masal' denilen düşüş beklentisini çürüttü.
Birleşik Kamu-İş Sendikası'nın Çorum İl Temsilcisi Tuba Demirel, son açıklanan Ekim ayı enflasyon rakamları üzerinden hükümetin ekonomi politikalarına sert tepki gösterdi. Demirel, enflasyonun düşeceğine dair yapılan 'masalların' artık rakamlarla ortadan kalktığını belirterek, dar gelirli vatandaşların içinde bulunduğu vahim tabloyu gözler önüne serdi.
Enflasyon Cephesinde Beklenen Çöküş Gerçekleşmedi
Hükümetin ekonomi yönetimi tarafından sıklıkla dile getirilen ve enflasyonun kontrol altına alınacağına dair iyimser açıklamaların, Ekim ayı enflasyon rakamlarıyla birlikte havada kaldığı ortaya çıktı. Birleşik Kamu-İş Çorum İl Temsilcisi Tuba Demirel, yaptığı değerlendirmede, bu rakamların uzun süredir vatandaşların cebinden çıkan parayla doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı. Demirel, enflasyonla mücadele adı altında atılan adımların yeterli olmadığını ve bu durumun, dar gelirli kesimler başta olmak üzere tüm toplumu derinden etkilediğini ifade etti. Özellikle ücretli çalışanlar, emekliler ve alım gücü düşen vatandaşların her geçen gün daha da zorlu bir yaşam mücadelesi verdiğine dikkat çekildi.
'Masal' Bitti, Gerçekler Kapıda!
Tuba Demirel, açıklamasında şu çarpıcı ifadeleri kullandı: “Ekim ayı enflasyon rakamları, hükümetin enflasyon düşecek şeklindeki propagandasının ne kadar temelsiz olduğunu bir kez daha kanıtladı. Bu, bir masal anlatısı gibiydi ve artık bu masalın sonuna gelindiğini görüyoruz. Vatandaşlar, her gün market raflarındaki zamlarla, artan faturalarla ve yaşam maliyetindeki fırlamayla bu gerçeği iliklerine kadar yaşıyor. Yetkililerin ‘enflasyonu indireceğiz’ söylemleri, hayat pahalılığı karşısında bir anlam ifade etmiyor.”
Vatandaşın Cebindeki Erime Devam Ediyor
Demirel, özellikle gıda fiyatlarındaki artışın endişe verici boyutlara ulaştığını belirtti. Temel ihtiyaç maddelerine yapılan zamların, vatandaşların bütçesini altüst ettiğini söyledi. “Kış ayları yaklaşırken, ısınma ve enerji maliyetlerindeki artışlar da eklenince, dar gelirli ailelerin durumu daha da kötüleşecek” diyen Demirel, hükümetin bu konularda acil ve somut adımlar atması gerektiğini vurguladı. Kendi iktidarları döneminde de benzer ekonomik zorlukların yaşandığını ancak bu denli kontrolsüz bir fiyat artışı ve alım gücü kaybının daha önce görülmediğini ekledi. Bu durumun, sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir krizi de tetikleme potansiyeli taşıdığını söyledi.
Alternatif Ekonomi Politikaları Neden Göz Ardı Ediliyor?
Demirel, mevcut ekonomi politikalarının istikrarsız olduğunu ve kalıcı çözümler üretmekten uzak olduğunu savundu. Hükümetin uyguladığı politikaların, kısa vadeli göstergeleri iyileştirmeye çalışırken, uzun vadede daha büyük sorunlara yol açtığına işaret etti. “Bizim önerdiğimiz, üretim odaklı, adil gelir dağılımını gözeten ve istikrarlı bir mali disiplini esas alan politikalar, maalesef dikkate alınmıyor. Sadece faiz oranlarına odaklanmak veya döviz kurunu kontrol altında tutmaya çalışmak, enflasyonun temel nedenlerini ortadan kaldırmıyor.” diye konuştu. Demirel, sendika olarak emekçinin alın terinin ve toplumun refahının her zaman öncelikleri olacağını ve bu yöndeki mücadelelerinin devam edeceğini sözlerine ekledi. Bu durumun, önümüzdeki dönemde siyasi ve sosyal alanda da yeni tartışmaları alevlendireceği bekleniyor.