Çorum'un Nabzı
--° -- --/--°
Yerel KÖŞE YAZISI 18.07.2026 14:40 238 okunma

Muharrem Ayı'nda Arasta Esnafına Sıcak Dokunuş: Geleneksel Tat Tatlı Sohbetlere Vesile Oldu!

Muharrem Ayı'nın manevi atmosferinde, Dikiciler ve Kunduracılar Odası Ayakkabıcılar Arastası esnafına yönelik anlamlı bir aşure ikramı etkinliği düzenledi. Geleneksel lezzet, esnaf arasındaki birlik ve beraberliği pekiştirdi.

Muharrem Ayı'nda Arasta Esnafına Sıcak Dokunuş: Geleneksel Tat Tatlı Sohbetlere Vesile Oldu!

Geleneklerin ve maneviyatın öne çıktığı Muharrem Ayı'nda, Ankara'nın tarihi dokusuyla bütünleşen Ayakkabıcılar Arastası'nda anlamlı bir buluşma gerçekleşti. Ankara Dikiciler ve Kunduracılar Odası tarafından organize edilen etkinlik, bölge esnafına yönelik sıcak bir jest olarak hayata geçirildi. Odalarından geleneksel lezzet aşure ikramı, esnaf arasında büyük memnuniyetle karşılandı.

Geleneksel Lezzet, Kardeşlik Bağlarını Güçlendirdi

Muharrem Ayı'nın simgelerinden biri olan aşure, bu kez Ayakkabıcılar Arastası'nın neşesi oldu. Dikiciler ve Kunduracılar Odası'nın özenle hazırlattığı aşureler, sabahın erken saatlerinden itibaren esnafa dağıtıldı. Bu anlamlı ikram, sadece bir lezzet paylaşımı olmanın ötesine geçerek, esnaf arasındaki iletişimi ve dayanışmayı güçlendirme amacı taşıdı. Tarihi arastanın kalabalık ve hareketli atmosferinde, esnaf bir araya gelerek günün telaşını bir kenara bıraktı ve samimi sohbetler gerçekleştirdi.

Etkinliğe katılan esnaf, oda yönetiminin bu düşünceli jestinden dolayı duydukları memnuniyeti dile getirdi. Yıllardır aynı sokakta ekmek parası kazanan esnaf, bu tür etkinliklerin kendilerini yalnız hissetmediklerini ve topluluk bağlarının güçlendiğini vurguladı. Bir esnaf, “Bu zorlu ekonomik şartlarda, böyle ince düşünülmüş bir ikram hepimizi çok mutlu etti. Hem Muharrem Ayı'nın ruhuna uygun bir davranış hem de bizlere verilen değerin bir göstergesi,” şeklinde konuştu.

Arastanın Ruhuna Uygun, Anlamlı Bir Organizasyon

Ayakkabıcılar Arastası, yüzyıllardır el emeği göz nuru ürünlerin sergilendiği, adeta yaşayan bir tarih abidesi. Bu tarihi dokunun korunması ve yaşatılması adına odaların attığı adımlar büyük önem taşıyor. Dikiciler ve Kunduracılar Odası Başkanı Ahmet Yılmaz, yaptığı kısa açıklamada, “Bu ay, birlik ve beraberliğin, paylaşımın simgesidir. Biz de odamız olarak, bu güzel geleneği yaşatmak ve arastamızdaki değerli esnaf kardeşlerimizle bir araya gelmek istedik. Aşure, aynı zamanda birçok farklı malzemenin bir araya gelerek eşsiz bir tat oluşturmasıdır; tıpkı bizim toplumumuzun farklılıklarıyla zenginleşmesi gibi,” ifadelerini kullandı. Yılmaz, önümüzdeki dönemlerde de benzer etkinliklerle esnafın yanında olmaya devam edeceklerini belirtti.

Etkinlik boyunca arastada dolaşan oda görevlileri, esnafla tek tek ilgilenerek sohbet etti. Sıcak aşureler eşliğinde keyifli anlar yaşayan esnaf, bu geleneksel lezzetin kendilerine sunduğu huzuru ve dayanışma duygusunu paylaştı. Bu tür organizasyonlar, sadece güncel bir olayı duyurmakla kalmayıp, aynı zamanda kültürel mirasın ve toplumsal bağların canlı tutulmasına da önemli katkılar sağlıyor. Ankara'nın kalbindeki bu tarihi çarşıda yaşanan bu güzel anlar, geleneklerin ne kadar değerli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Geleneksel Lezzetlerin Geleceği ve Ekonomik Etkileri

Aşure, Türk mutfağının en köklü tatlarından biri olarak kabul ediliyor. İçeriğindeki çeşitli tahıllar, bakliyatlar, meyveler ve kuru yemişlerle tam bir sağlık deposu olmasının yanı sıra, yapımındaki zahmet ve paylaşılmasındaki bereket ile de ayrı bir anlam taşıyor. Bu tür etkinlikler, özellikle genç nesillerin geleneksel lezzetlerle tanışması ve bu kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması açısından da büyük önem arz ediyor. Ekonomik açıdan bakıldığında ise, bu tür etkinlikler yerel üreticilerden temin edilen malzemelerle hem tarımsal üretime destek oluyor hem de yerel ekonomiyi canlandırıyor.

Ayakkabıcılar Arastası esnafı için bu tür organizasyonlar, sadece manevi bir tatmin sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda günün stresini azaltarak motivasyonlarını da artırıyor. Bir esnafın belirttiği gibi, “Bizim işimiz zanaat, zanaat sabır ve sevgi ister. Oda başkanımızın ve yönetiminin bu sevgi dolu jesti, bize de işimize daha sıkı sarılma gücü veriyor.” Bu tür pozitif etkileşimler, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde olumlu yankılar uyandırmaya devam edecek.

Kemal Demir

Kemal Demir

Gündem & Siyaset Yazarı

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu haber için henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

Yorumlar moderasyonun ardından otomatik olarak yayınlanır.
Yerel 01.09.2026 18:10 97 okunma

Çorum'da bir çiftin nikahı teknede kıyıldı

Çorum'da 2024 yılında 19 yaşında muhtar seçilen Hasan Hüseyin Eğri ile Zeynep Topal'ın nikahı, Obruk Barajı'nda teknede kıyıldı....

Çorum'da bir çiftin nikahı teknede kıyıldı

Çorum'da 2024 yılında 19 yaşında muhtar seçilen Hasan Hüseyin Eğri ile Zeynep Topal'ın nikahı, Obruk Barajı'nda teknede kıyıldı.

Yerel 01.09.2026 16:40 301 okunma

Genç Muhtarın Aşkı Baraj Sularında Alevlendi: Nikah Tekneyle Sona Erdi!

Çorum'da 2024'ün en genç muhtarı Hasan Hüseyin Eğri, hayatını Zeynep Topal ile Obruk Barajı'nda teknede kıyılan nikahla birleştirdi. Bu sıra dışı tören, evlilik kararlılığının en romantik ve yaratıcı yollarından birini gözler önüne serdi.

Genç Muhtarın Aşkı Baraj Sularında Alevlendi: Nikah Tekneyle Sona Erdi!

Çorum'da genç yaşta muhtarlık koltuğuna oturan Hasan Hüseyin Eğri, hayatının en özel anlarından birini unutulmaz bir şekilde kutladı. 2024 yılında 19 yaşında muhtar seçilerek büyük bir başarıya imza atan Eğri, bu mutluluğunu nişanlısı Zeynep Topal ile paylaştı. Çiftin nikah töreni ise sıradanlıktan uzak, adeta bir masaldan fırlamış gibiydi.

Barajın Ortasında Romantik Bir 'Evet'

Obruk Barajı'nın sakin sularında, teknenin güvertesinde kıyılan nikah, çiftin aşkına şahitlik edenlerin hafızalarına kazındı. Zeynep Topal ile hayatını birleştiren genç muhtar Eğri, bu özel an için neden böyle bir tercih yaptıklarını anlattı. Eğri, “Herkesin nikahı klasik salonlarda olur. Bizim için anlamlı olan, hayatımızın yeni başlangıcını yapacağımız bu özel anı, farklı ve unutulmaz kılmaktı. Obruk Barajı, bizim için özel bir yer ve bu güzelliğin ortasında ‘evet’ demek istedik,” dedi. Davetliler de bu romantik ve yaratıcı fikre büyük ilgi gösterdi.

Genç Muhtarın Siyasi Başarısı ve Özel Hayatı

Hasan Hüseyin Eğri'nin muhtar seçilmesi, Çorum'da ve hatta Türkiye genelinde gençlerin siyasetteki yerini ve potansiyelini bir kez daha gündeme getirmişti. 19 yaşında muhtar olmanın getirdiği sorumlulukların yanı sıra, özel hayatındaki bu anlamlı adımı atmış olması, onun enerjik ve yenilikçi karakterini pekiştirdi. Eğri, “Gençlerin siyasete katılımı ne kadar önemliyse, hayatımızdaki temel taşları da doğru zamanda ve doğru şekilde atmak o kadar önemli. Zeynep ile bu yola çıkmak, en büyük mutluluğum,” ifadelerini kullandı.

Geleneksel Nikahlardan Farklı Bir Yaklaşım

Geleneksel nikah törenlerinin yerini alan bu teknede nikah konsepti, çiftin özgünlüğünü ve yaratıcılığını ön plana çıkardı. Damadın yakın arkadaşları ve ailesinin de hazır bulunduğu törende, barajın doğal güzelliği ve denizin dinginliği, nikaha bambaşka bir atmosfer kattı. Çift, “evet” dedikten sonra davul zurna eşliğinde oyunlar oynayıp, gölün ortasında unutulmaz bir kutlama yaşadı. Bu sıra dışı nikah, sosyal medyada da kısa sürede büyük yankı uyandırdı.

Geleceğe Dair Umut Dolu Adımlar

Bu evlilik, Hasan Hüseyin Eğri için hem kişisel hem de kamusal hayatta yeni bir dönemin başlangıcı anlamına geliyor. Genç muhtar, bundan sonra hem köyüne hizmet etme hem de eşiyle birlikte yeni bir hayat kurma sorumluluğunu üstlenecek. Çiftin mutluluğu ve bu yaratıcı nikah törenleri, pek çok kişiye ilham kaynağı oldu. Obruk Barajı’nın mavi sularında atılan bu ilk ‘evet’, adeta bir ömür boyu sürecek sevgi ve bağlılığın sembolü haline geldi.

Yerel 01.09.2026 16:10 157 okunma

Patates Tarlalarından Market Raflarına: Çorum'da Hasat Sezonu Fiyatları Nasıl Şekillendirdi?

TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar, Ağustos ayında Çorum'da gerçekleşen patates hasadının üretici ve market fiyatları üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Kapsamlı analiz, çiftçiden tüketiciye uzanan fiyat değişimlerini mercek altına alıyor.

Patates Tarlalarından Market Raflarına: Çorum'da Hasat Sezonu Fiyatları Nasıl Şekillendirdi?

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarımsal üretim ve piyasa dinamikleri açısından kritik öneme sahip olan ürünlerin fiyat gelişimlerine dair güncel verileri kamuoyuyla paylaştı. Özellikle yaz sezonunun sonlarına doğru tamamlanan hasat süreçlerinin, tüketici fiyatlarına olan yansıması merak konusu olurken, Bayraktar'ın açıklamaları Çorum özelinde patates piyasasına ışık tuttu.

Hasadın Bolluğu Fiyatları Baskıladı mı?

Ağustos ayı boyunca Türkiye genelinde ve özellikle tarımsal potansiyeli yüksek bölgelerde yoğunlaşan patates hasadı, beklentilerin üzerinde bir verim sundu. Bu bolluk havası, doğrudan üretici fiyatlarına yansıyarak, çiftçinin maliyetlerini karşılama ve bir nebze de olsa kar elde etme potansiyelini etkiledi. Bayraktar'ın belirttiğine göre, Çorum ve çevresindeki üreticiler, hasat döneminde rekabetçi fiyatlarla ürünlerini pazarlamak durumunda kaldılar. Bu durum, yerel ekonomiler ve çiftçinin geçim kaynakları açısından önemli bir gösterge olarak kabul ediliyor.

Üretici Fiyatlarındaki Değişim Dinamikleri

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ağustos ayında üretici tarafından elden çıkarılan patatesin fiyat seviyelerinin, önceki aylara kıyasla daha makul düzeylerde seyrettiğini vurguladı. Yüksek rekoltenin, arzın artmasına ve dolayısıyla fiyatların aşağı yönlü bir ivme kazanmasına neden olduğunu ifade eden Bayraktar, “Üreticilerimizin emeğinin karşılığını alırken, piyasanın da talebi karşılayacak düzeyde ürüne ulaşması hedeflenir. Çorum'daki patates hasadının bereketi, bu dengenin kurulmasına katkı sağladı,” şeklinde konuştu. Ancak bu durumun, çiftçinin gelecek sezona yönelik yatırım kararlarını ve üretim planlarını nasıl etkileyeceği sorusu da önem kazanıyor.

Market Raflarındaki Yansıma: Tüketici Ne Kadar Kazançlı Çıktı?

Hasat dönemindeki düşük üretici fiyatları, doğal olarak market raflarına da yansımaya başladı. Ancak Bayraktar'ın analizleri, bu yansımanın her zaman birebir orantılı olmadığını da ortaya koyuyor. Üreticiden alınan ürünün, tüketicinin eline ulaşana kadar geçtiği süreçte oluşan nakliye, depolama, ambalajlama ve perakende kar marjları gibi ek maliyetler, nihai satış fiyatını belirlemede önemli rol oynuyor. TZOB Başkanı, ağustos ayında marketlerdeki patates fiyatlarında da üretici fiyatlarındaki düşüşe paralel olarak bir gerileme gözlemlendiğini ancak bu indirimin, üreticinin lehine olan oranda hissedilmeyebileceğini belirtti. Bu durum, “ Aracılar mı kazanıyor?” sorusunu akıllara getiriyor.

Tüketici Fiyat Endeksine Etkisi

Patates, Türkiye'de temel gıda maddelerinden biri olması sebebiyle, enflasyon ve tüketici fiyat endeksi üzerinde doğrudan bir etkiye sahip. Hasat dönemindeki verimliliğin ve buna bağlı fiyat düşüşlerinin, genel enflasyonist baskıyı bir miktar hafifletmesi bekleniyor. Bayraktar, “Ağustos ayı verileri, patates özelinde fiyat istikrarının sağlandığına işaret ediyor. Ancak küresel gelişmeler, girdi maliyetlerindeki artışlar ve olası iklimsel riskler gibi faktörler, gelecekteki fiyat seyrini etkileyebilir,” uyarısında bulundu. Bu çerçevede, Çorum'daki patates hasadının, yalnızca yerel ekonomiyi değil, makroekonomik göstergeleri de dolaylı yoldan etkilediği söylenebilir.

Geleceğe Yönelik Beklentiler ve Tarım Politikaları

Şemsi Bayraktar, bu tür analizlerin, tarım politikalarının oluşturulmasında ve çiftçiye verilecek desteklerin belirlenmesinde önemli bir veri tabanı oluşturduğunu ifade etti. Üretimin sürdürülebilirliği, gıda arz güvenliği ve çiftçinin refahı gibi konuların, stratejik tarım planlaması ile güvence altına alınabileceğini belirtti. Çorum'da yaşanan patates hasadı ve fiyat gelişmeleri, bu genel stratejik yaklaşımın somut bir örneği olarak değerlendiriliyor. Gelecek hasat dönemlerinde de benzer verimliliğin ve istikrarlı fiyat yapısının korunması, hem üretici hem de tüketici açısından büyük önem taşıyor.

Bayraktar, açıklamasını, “Tarımsal piyasaların şeffaflığı ve çiftçilerimizin korunması adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Üreticilerimizin her zaman yanında olmaya devam edeceğiz,” sözleriyle tamamladı.

Yerel 01.09.2026 14:40 219 okunma

Metrelerce Sürüklenen Motosikletli: Kan Donduran Kaza Anı Kamerada! Yürekler Ağızlara Geldi

İstanbul'da yaşanan dehşet verici trafik kazasında motosikletli sürücü metrelerce sürüklendi. Kaza anı saniye saniye güvenlik kameralarına yansıdı.

Metrelerce Sürüklenen Motosikletli: Kan Donduran Kaza Anı Kamerada! Yürekler Ağızlara Geldi

İstanbul'un hareketli caddelerinden birinde kaydedilen ve tüm şehri dehşete düşüren bir trafik kazası, bir kez daha şehir içi ulaşımında yaşanan tehlikelere dikkat çekti. Güvenlik kameralarına saniye saniye yansıyan olayda, bir otomobil ile çarpışan motosiklet sürücüsü, adeta ölümle dans etti.

Kaza Anı ve Sonrası: Saniyelerle Gelen Dehşet

Edinilen bilgilere göre, kaza sabahın erken saatlerinde D-100 Karayolu Kadıköy mevkiinde meydana geldi. İddialara göre, seyir halindeki bir otomobil sürücüsünün ani bir manevrası sonucu, arkadan gelen ve hızla ilerleyen motosiklet ile çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle motosiklet adeta havada taklalar atarak metrelerce sürüklendi. Olayın tanıkları, korku dolu anlar yaşadıklarını belirtti.

Kaza sonrası olay yerine derhal polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan motosiklet sürücüsü, ilk müdahalesinin ardından ambulansla en yakın hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazanın şiddeti, güvenlik kamerası kayıtlarında saniye saniye gözler önüne serildi. Görüntülerde, otomobilin seyir halindeyken aniden şerit değiştirmesi ve motosikletin kaçmaya fırsat bulamadan aracın altına girerek sürüklenmesi açıkça görülüyor.

Trafikte Alınması Gereken Önlemler ve Sürücü Davranışları

Bu dehşet verici kaza, trafik kurallarına uyulmasının ve sürücülerin birbirlerine karşı daha dikkatli olmasının ne kadar hayati önem taşıdığını bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, özellikle motosiklet kullanıcılarının trafikte daha görünür olmaları ve diğer sürücülerin kendilerini fark etmeleri için gerekli ekipmanları kullanmaları gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, otomobil sürücülerinin de şerit değiştirirken veya ani manevralar yaparken kör noktaları kontrol etmeleri ve motosiklet gibi daha küçük araçlara karşı ekstra özen göstermeleri büyük önem taşıyor.

Motosiklet Güvenliği İçin Kritik İpuçları

  • Her zaman kask takmak zorunludur.
  • Motosikletin ışıklarını ve sinyallerini aktif kullanmak.
  • Diğer sürücüler tarafından kolayca fark edilebilir renklerde giysiler tercih etmek.
  • Araçların kör noktalarından kaçınmak.
  • Trafik kurallarına eksiksiz uymak ve hız limitlerini aşmamak.

Trafik Güvenliğinin Önemi ve Toplumsal Sorumluluk

Yaşanan bu talihsiz kaza, trafik güvenliği konusunda toplumsal bir farkındalığın artırılması gerektiğini gösteriyor. Her sürücünün, kendi can ve mal güvenliğinin yanı sıra, trafikteki diğer tüm bireylerin güvenliğinden de sorumlu olduğunu unutmaması gerekiyor. İstanbul gibi büyük metropollerde artan araç yoğunluğu göz önüne alındığında, bu tür kazaların önlenmesi için hem bireysel hem de kurumsal düzeyde daha fazla çaba sarf edilmesi şart.

Yetkililer, benzer olayların yaşanmaması adına trafik denetimlerinin artırılacağını ve sürücülere yönelik bilinçlendirme çalışmalarının devam edeceğini belirtti. Ancak en büyük sorumluluğun yine her bir sürücünün kendi elinde olduğu unutulmamalıdır. Bu tür kan donduran kazaların bir daha yaşanmaması dileğiyle, tüm trafik kullanıcılarına emniyetli yolculuklar dileriz.